Almanya'da "başörtüsü" bir hukuk mücadelesinden daha zaferle çıktı. Köln Heilig-Geist Hastanesinde hemşire olarak görev yapan Ayla A. hakkında alınan kararla, Almanya tarihinde ilk defa Kiliseye ait bir kurum müslüman bir elemanını yeniden işe almaya mecbur bırakıldı. Dört çocuk annesi hemşire eski iş yerinde başörtüsüyle çalışmaya devam edebilecek.
Paraya ihtiyacım var ama inancım paradan daha önemli
Ayla A. kararla ilgili duygularını, "Böyle olduğu için çok üzgünüm. Bu karar mutlu olmam için bir neden değil, cünkü olayların nasıl gelişeceğini hala bilmiyorum. Başörtümden dolayı iş yerinde sorunlarla karşılaşmak istemiyorum" sözleriyle dile getirdi. Olaylar yüzünden çok bunalımlar yaşadığını belirten Türk asıllı bayan, "paraya ihtiyacım var ancak inancımdan dolayı örtümden de vazgeçmek istemiyorum. Bunu Allah için yapıyorum ve bu benim için paradan çok daha önemli" dedi. Yerel bir Köln gazetesine yaptığı açıklamada, inançları gereği 18 yıl önce iş yeri olarak Heilig-Geist hastanesini bilinçli olarak seçtiğini anlatan Ayla A., "Hıristiyan Hastanesinde Tanrı inancıyla hareket edileceği için hastalara karşı daha şefkatle muamele edileceğini düşünmüş ve bu yüzden burayı seçmiştim" dedi.
Uyarı dahi yapmadan işten çıkardılar
Başarılı çalışmalarından dolayı Hastane yönetiminin takdirlerini kazanan ve çok temiz bir sicile sahip olan hemşirenin iş hayatındaki olumlu atmosfer başörtüsü takmak istemesiyle birlikte değişmiş. Üçüncü çocuğunu dünyaya getirdikten sonra dinle ilgilenmeye başladığını ve başörtüsü takmaya karar verdiğini anlatan tesettür mağduru bayanın anlattığına göre Hastane yönetimi kendisini başörtüsüyle Hastaneye geldiği ilk gün geri çevirmiş. Ayla A. 'nın önerdiği bazı modern baş bağlama tekniklerini de kabul etmeyen yönetim, uyarma ihtiyacı duymadan, bir mektupla çıkışını bildirmiş.
Hastane kapıları yeniden açıldı
Müvekkiline gönderilen mektupta işten çıkarılış nedeni olarak gösterilen, "Başörtüsünün Katolik inançlarla ve geleneklerle uyumlu olmadığı " yolundaki iddianın geçersiz olduğunu belirten avukat Abdullah Emili, salt başörtüsü taşımanın Katolik geleneklere aykırı bir davranış olmayacağını belirtti. Katolikliğin ve İslam'ın Vatikan konsulü kararlarınca birbirlerini tanıdıklarının altını çizen Avukat, Kilise yönetiminin müvekkiliyle yaptığı iş anlaşmasında giyim kuşamla ilgili bir şart ileri sürmediğini hatırlattı. Avukatın savunması üzerine söz alan hakim, Ayla A.'nın haklılığına kanaat getirerek Hastane yönetiminden hemşirenin yeniden işe alınmasını talep etti.
Temyize gitmeyecekler
Temyize gitmeyeceklerini belirten Hastane müdürü Georg von Mylius, "Ancak temyize gitmememizin diğer Kilise kurumlarında nasıl bir etki doğuracağını inceleyeceğiz. Bu şanssız bir gelişme oldu. Sonuçta Kiliseye ait huzur evlerinde çalışan müslüman bakıcılar var. Bazıları başörtüsü takıyorlar" dedi.
Başörtüsü yasakları artış gösteriyor
Almanya' da 11 Eylül olaylarından sonra hızla gelişen İslam antipatizanlığı keyfi başörtüsü yasaklarına ve başörtülülerin dışlanmalarına neden oluyor. İş bulmakda da büyük güçlükler yaşayan başörtülü müslüman bayanlar hukuki yollarla haklarını aramaya çalışıyorlar.
(Emine K. Arslaner / TIMETURK / Almanya)