AP Ajansı'nın ele geçirdiği yasal belgeler, Pakistan'da yakalanan ve 2002'de Guantanamo'ya götürülen Ahmed Zaid Salem Zuheyr adlı tutukluyla ilgili ayrıntılı bilgileri ortaya çıkardı.
Zuheyr'i temsil eden yasal grubun üyesi olan Remzi Kassem, bu ay içinde ziyaret ettiği Suudi esirin ''aşırı zayıflamış olduğunu'' belirterek, görünümünü ''kemiklerinin üstünde hiç et yoktu'' diye tarif ediyor.
ABD tarafından ''düşman savaşçı'' olmakla suçlanan Zuheyr ve uzun zamandır açlık grevi yapan diğer tutuklu Abdülrahman Şalabi'nin, 2005 yılında Guantanamo'da başlayan protestoların en inatçı üyeleri oldukları kaydediliyor.
Askeri yetkililer, daha önce 2005 yılı ağustos ayından beri açlık grevini sürdüren 2 tutuklu olduğunu kaydetmiş, ancak kimlik bilgilerini vermemişti. Avukatları, bu kişilerin Zuheyr ve Şalabi olduklarını açıklamıştı.
Grev yapanların sayısının en üst noktada olduğu dönemde 131 kişinin açlık grevinde olduğu, ancak askerlerin ''zorla beslemeye'' başlamalarından sonra bu sayının hızla düştüğü belirtiliyor.
Guantanamo'daki yetkililerin, zorla besleme sırasında tutukluları zaptetmek için özel bir sandalye kullanmaya başlamalarıyla, sayının yavaş yavaş azaldığı, belli bir süreden sonra beslenmeye direnen yalnızca 2 tutuklu kaldığı kaydediliyor.
Belgelere göre, Guantanamo'da haksız yere tutulduğunu ve evine dönmek istediğini belirten Zuheyr, ''Bu adaletsizlik ancak bu adayı terkettiğimde sona erecek. Ancak ondan sonra greve son veririm'' diye konuşuyor.
Yazdığı dilekçede, üçüncü bir ülkeye gönderilmek istemediğini ifade eden Zuheyr, ailesine telefon etmesine izin verilmesini istiyor.
Bu arada Guantanamo'da görevli bir sözcünün, üste şu anda açlık grevi yapan 7 tutuklu olduğu ve hiçbirinin sağlık tehlikesi bulunmadığı bilgisi verdiği belirtiliyor. Sözcü, grevcilerin 6'sının ''dışarıdan beslendiklerini'' kaydediyor. Bu terim, sıvı besinlerin, buruna sokulan esnek borular aracılığıyla mideye gönderilmesi işlemi için kullanılıyor.
Yargı süreci henüz başlanmayan Zuheyr'e, Guantanamo'daki savaş suçları mahkemesi tarafından soruşturmaları yürütülen yaklaşık 80 tutuklu arasında olup olmadığı hakkında da hiçbir bilgi verilmediği kaydedildi. (Zaman)