Hareket, ilk toplantısını 28 Haziran'da Malatya'da gerçekleştirecek. Cumartesi günü Taksim'de gerçekleştirilen "Darbe karşıtı" yürüyüşün ardından, özgürlük ve demokrasi yanlısı 299 sivil toplum örgütü 'Ortak Akıl Hareketi' etrafında, yeni anayasa için harekete geçti.
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), Memur-Sen, Hak-İş, MÜSİAD ve Mazlum-Der gibi kuruluşların destek verdiği Hareket, "Türkiye'nin sorunlarının çözümü, özgürlüklerin genişletilmesi ile, özgürlük demokrasi ile, demokrasi ise yeni bir anayasa ile sağlanabilir" sloganıyla yola çıktı. Hareket, ilk toplantısını 28 Haziran'da Malatya'da yapacak.
Ortak Akıl Hareketi, manifestosunu Topkapı Eresin Otel'de düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Koordinatörlüğünü Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Genel Sekreteri Ayhan Ogan'ın yaptığı hareketin toplantısına, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Engin, TGTV Başkanı Necati Ceylan ve Mazlum-Der Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu katıldı.
DEMOKRASİNİN TEMİNATI HUKUK DEVLETİ
Ortak Akıl Hareketi'nin manifestosunu Ayhan Ogan açıkladı. Türkiye'de yüzyıllardır bir arada yaşayan insanların, temel özgürlükleri edinme ve kullanma noktasında endişe duymaması gerektiğini ifade eden Ogan, "Özgürlüklerin ve demokrasinin teminatı da gerçek bir hukuk devletidir. Yeni demokratik bir anayasa, hem hukuk devletinin gerçekleştirilmesinde, hem de özgürlüklerin ve demokratik işleyişin güçlendirilmesinde en önemli ve acil bir adımdır. Türkiye'nin sorunlarının çözümü, özgürlüklerin genişletilmesi ile, özgürlük demokrasi ile, demokrasi ise yeni bir anayasa ile sağlanabilir" dedi. Ogan, hareket olarak hiç kimseyi karşılarına almadıklarını ve toplumun tüm kesimleri ile diyalog kurmaya çalışacaklarını söyledi.
NASIL DÜŞÜNECEĞİMİZE DEVLET KARAR VEREMEZ
Toplumdaki bütün gruplarla ortak akıl etrafında birleşerek hareket edeceklerini kaydeden Ogan, "Anadilini geliştirme ve ifade özgürlüğü; farklı dini anlayışlara sahip insanların kendi anlayışlarını özgürce yaşayabilmeleri ve çocuklarına aktarabilmeleri; dini anlayışlar konusunda devletin bir taraf olarak müdahil olmaması ve insanların nasıl inanacağını, nasıl düşüneceğini, nasıl yaşayacağını belirleme hakkının devlette ve bürokratlarda bulunmadığının tartışmasız kabulü sağlanmalıdır. Böylece, Türkiye'de yaşayan herkesin kendisini anavatanında ve ülkenin gerçek sahibi, ev sahibi emniyeti içinde hissedebilmesi sağlanmalıdır" şeklinde konuştu.
DEVLETİN RESMİ İDEOLOJİSİ OLMAZ
Özgürlüklerin demokrasiyle beraber genişlediğini ifade eden Ogan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özgürlüklerin zihniyet zemini olarak teminatı tam anlamıyla işleyen bir demokrasidir. Özgürlükler, demokrasiyle birlikte genişler. Demokratik işleyişin daraltıldığı zamanlarda en büyük zarar özgürlükler üzerinde görülür. Özgürlüklere sahip çıkmak demokrasiye sahip çıkmakla eş anlamlıdır. Türkiye'nin gücü birlik ve beraberliğindedir. Ülkemizde çok güçlü tarihi ve sosyal temelleri bulunan birlik ve beraberliğin kısaca ülke bütünlüğünün korunması hürriyetlerin esas, kısıtlamaların istisna olduğu hukukun üstünlüğü temelinde gelişen ve ona dayanan yeni bir anayasadır. Devlet, milletin belirlediği hukuku uygulayan, topluma hizmet eden bir kurumdur. Demokratik devletin resmi ideolojisi olamaz. İnsanlar belirli bir ideolojik kalıba sokulmaya çalışılmamalıdır. Devlet, hukuku kendi düşüncesi ve inancı doğrultusunda kullanmamalıdır. Devlet, düşünceler karşısında eşit mesafede ve tarafsız olmalıdır. Yeni bir Anayasa, bu ilkeler üzerine inşa edilmelidir."
BİRÇOK YAZAR VE AKADEMİSYEN DESTEKLİYOR
Ortak Akıl Hareketi'ne Abdurrahman Dilipak, Mustafa Şentop, İhsan Süreyya Sırma, Yasin Aktay, Ali Adakoğlu, Ahmet Taşgetiren, Ali Bulaç, İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım ve Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne'nin de aralarında bulunduğu birçok gazeteci ve akademisyen destek veriyor. Ortak Akıl Hareketi, manifestosunda "Özgürlüklerin ve demokrasinin teminatı da gerçek bir hukuk devletidir. Yeni demokratik bir anayasa hem hukuk devletinin gerçekleştirilmesinde, hem de özgürlüklerin ve demokratik işleyişin güçlendirilmesinde en önemli ve acil bir adımdır. Türkiye'nin sorunlarının çözümü, özgürlüklerin genişletilmesi ile, özgürlük demokrasi ile, demokrasi ise yeni bir anayasa ile sağlanabilir" mesajı veriyor.
Demokratik devletin resmi ideolojisi olmaz
Ortak Akıl Hareketi'nin yayımladığı 'Demokrasi Manifestosu'nun öne çıkan başlıkları şöyle:
- Herkes ırkına, rengine, cinsiyetine, diline, dinine, siyasal ya da başka inançlarına bakılmaksızın eşit haklara sahiptir.
- Türkiye'de yüzyıllardır bir arada yaşayan insanlar, artık temel özgürlükleri edinme ve kullanma noktasında endişe duymamalıdır. Farklı dinî anlayışlara ve görüşlere sahip insanlar kendi anlayışlarını ve düşüncelerini özgürce yaşayabilmeli, ifade edebilmeli ve çocuklarına aktarabilmeli. Türkiye'de yaşayan herkesin kendini anavatanında ve ülkenin gerçek sahibi hissedebilmeleri sağlanmalı.
- Dinî anlayışlar konusunda devlet bir taraf olarak müdahil olmamalı. İnsanların nasıl inanacağını, nasıl düşüneceğini, nasıl yaşayacağını belirleme hakkının devlette ve bürokratlarda bulunmadığının tartışmasız kabulü sağlanmalı.
- Acil meselemiz, istikrarsızlığın temeli olan zihniyet zeminini değiştirmek. Türkiye'nin sorunlarının çözümü, özgürlüklerin genişletilmesi ile, özgürlük demokrasi ile, demokrasi ise yeni bir anayasa ile sağlanabilir.
- Ülke bütünlüğünün korunması hürriyetlerin esas, kısıtlamaların istisna olduğu hukukun üstünlüğü temelinde gelişen ve ona dayanan yeni bir anayasa yapılmalı.
- Devlet, milletin belirlediği hukuku uygulayan, topluma hizmet eden bir kurumdur. Demokratik devletin resmi ideolojisi olamaz. İnsanlar belirli bir ideolojik kalıba sokulmaya çalışılmamalıdır.
- Devlet, hukuku kendi düşüncesi ve inancı doğrultusunda kullanmamalıdır, düşünceler karşısında eşit mesafede ve tarafsız olmalıdır. Yeni bir anayasa bu ilkeler üzerine inşa edilmelidir.''
Mazlum-Der Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çok darbe gördük; artık yeter
Genelkurmay, kendileriyle ilgili açıklanan belgenin komuta katınca onaylanmadığını söyledi. Ancak biz komuta kademesinin onayladığı çok darbe gördük. Sarıkız ve Ayışığı buna örnek. Artık yeter! Darbe planları yapan Özden Örnek ve Şener Eruygur'un elini kolunu sallayarak gezmesi bugünkü durumu açıklıyor. Türkiye'de insan haklarını engellemek için sorun üreten bir mekanizma kurulduysa bunu çözmek zorundayız. Bu halkın içine çok fitne tohumu atıldı. Ancak bu halk derin muhabbet ve kültürüyle bunları aştı.
TGTV Başkanı Avukat Necati Ceylan: Zapturapt altına alınmak isteniyoruz
367 tezinden sonra özgürlük getiren anayasa değişikliğinin iptal edilmesi ve bundan yola çıkılarak siyasi partilerin kapatılmak istenmesi bizi üzmüştür. Bugünkü ortamın kaosa neden olmasından endişe ediyorum. Ülke istikrarının belirli güçlerin kontrolüne geçmesinin hesapları yapılıyor. Millet iradesi de zapturapta alınmak isteniyor. Hatalara karşı Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın denetleme yetkisi bulunuyor. Ancak bu kurumlar hata yaptığında kim denetleyecek? Bu yetki karmaşasına çözüm bulunmasını istiyoruz.
Ortak Akıl Hareketi Koordinatörü Ayhan Ogan: Anayasa bile ihlal ediliyor, tablo vahim
Bugünkü ortamda mevcut anayasanın bile ihlal edildiğini düşünürsek vahim tablo daha iyi anlaşılır. Biz buna karşı çıkıyoruz. Ortak Akıl'ın bundan sonraki yol haritası, ideolojisi ne olursa olsun darbelere karşı olan herkesle bir kar tanesi gibi büyümektir. Bu hareket, darbeye karşı olanlarla darbecileri daha net ortaya çıkaracak. Bugünkü Türkiye dünkü Türkiye değil. Şimdiden 300'ün üzerinde STK'nın katıldığı hareket, kendi ideolojilerini tehlikede görenleri de kucaklayacak. Çünkü biz sadece özgürlükten yanayız.
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu: Askerî müdahaleler anarşiye yol açıyor
Türkiye, millet iradesinin hiçe sayıldığı bir gündemi yaşıyor. Birileri demokratikleşmenin önüne geçmek için makas değiştirme gayretleri içinde. Millet iradesi 1924 Anayasası'nda 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' anlayışı ile koruma altına alındı. Ancak darbe anayasaları bunu değiştirdi. Ancak artık milli iradeye sahip çıkma zamanımız geldi. e-muhtıralar, demokrasi dışı müdahaleler anarşinin önünü açıyor. Umuyorum ki kendi çocuklarını düşman görmeyen ve sürgün etmeyen bir ülke oluruz.
Hak-İş Başkan Yardımcısı Yusuf Engin: Herkes elini taşın altına koymalı
Milli iradenin tahkir edildiği, milletin üzerine yeni oyunların kurulduğu, anayasanın yargı bağımsızlığı adı altında ihlal edildiği yargıçlar rejimine doğru sürükleniyoruz. Demokratik rejime yapılan saldırılar yapay gerilimlerin önünü açıyor. İstikrarın zedelendiği, Türkiye'nin 3. dünya ülkesi haline getirildiği, yargı kararlarının tartışıldığı, ekonomide kriz beklentilerinin arttığı bir dönemde demokrasiyi yükseltmenin tam zamanıdır. Demokrasinin hak olduğuna inanan, herkes taşın altına elini koymalı.
(Zaman / Vakit)