1. YAZARLAR

  2. Mine Alpay Gün

  3. Subaylar niçin intihar etmekte
Mine Alpay Gün

Mine Alpay Gün

Yazarın Tüm Yazıları >

Subaylar niçin intihar etmekte

A+A-

Garip bir toplumuz. Bir zamanlar Batman'da genç kızlar intihar ediyordu. Sosyoloji kürsüleri harekete geçmiş, öğrencilerine bu intiharları tez konusu olarak vermişti.

Dizilerdeki renkli hayatlar, Batman gerçeği ile örtüşmüyor muydu?

Ya da dağdaki sevdiğinin ayrılığı yüzünden miydi?

Yoksulluk ve töreye isyandan mı, sorularına cevaplar aranmıştı.

Yurtdışından bile araştırmacılar Batman'a sökün etmiş, sorunun kökenine inmek için araştırma ekipleri kurulmuş, gazeteciler Batman köylerini mesken tutmuş canlı hikâyelerle yazılarını renklendirmişlerdi.

Türk subaylarının bu kızlar kadar medyatik değeri yok mu, hiç mi araştırma komisyonları kurulmayacak.

Bu subaylar niçin intihar etmekte.

Ergenekon davası açılalı kısa süre olmasına karşın 9 şüpheli ölüm.

Her gün bir subay intiharı ile sarsılmakta ülke.

Son olarak, Ezine Jandarma komutanı makamında intihar ediyor.

"Çanlar Kimin İçin Çalıyor" da şöyle bir cümle vardı:

"Ölümü aspirin gibi yutmak zorunda kalacaksın"

Sanki aspirin yutar gibi çok kolay ölüme gitmekteler.

Son mektubunda Ali Yarbay, "babamın yanına gömün"diye yazmış.

Hayatının baharında, en verimli çağında, 42 yaşında ölüme yürüyor.

Her türlü güç şartlara karşı, son derece mukavemetli yetiştirilen bu çocuklar, basının dediği gibi, kapıya gelen bir polis yüzünden banyoya koşup canına kıyar mı?

Eğer bir bunalıma girdi iseler, neden tedavileri yapılmadı.

Ya da onları bunalıma sokacak kadar büyük dertleri nelerdi?

Kendileri ile birlikte toprak olmasını istedikleri, o büyük sırları ne idi.

Kolay mı, bir subay ne kadar güç şartlarda yetiştirilmekte.

Aileleri, anne ve eşleri, çocukları, kardeşlerinin yaşadığı dram.

Bir ülkenin ufkunda açtığı yaraları da eklerseniz, meselenin boyutu çok büyük.

Gazetelere yansıyan, intiharı ile ülkenin yüreğinin ağzına geldiği Deniz Yarbay Ali Tatar'ın, arkadaşlarına bıraktığı mektup, büyük sırrı açıklıyor gibi.

"Komutanlarım sahip çıkmadı. Hakkımı helal etmiyorum. Karanlıkları aydınlatmak için kendimi feda ediyorum."

Ali Yarbay'ın hangi karanlığı aydınlatmak için, hangi güçlü odaklara kendini kurban sunduğu bir meçhul.

Ailesini ve eşini, çocuğunu korumak adına mı, bu intihar.

"Ya da zaten ölüsün, biz tetiği çekeceğimize buyur sen hallet" mi dedi, karanlık odaklar bir kez daha.

Hangi korkunç baskılar karşısında yenik düştüğünü, bu millet bilmek istemekte.

Yoksa subay intiharı, genç kız intiharı kadar medyatik değil mi?

Basının yazdığı senaryoyu Emniyet çürütüyor.

Ali Yarbay'ın yakalama emrini tebliğ etmek isteyen polisleri kapıda gördükten sonra intihar ettiği iddiaları, boş çıkıyor.

Emniyet, savcılığın kararını 18 Aralık'ta merkez komutanlığına bildiriyor, lojmana polis gitmiyor.

Bu arada basından haberimiz olduğuna göre yarbayın eşi, evdeki üç tabancayı saklıyor.

Yarbayın olası bir fevri hareketinden çekiniyor belki de.

En ilginci de, ölüm günü, saati, nasıl intihar ettiği konusunda resmi kaynaklar açıklama yapmamakta.

Türkiye kaosun her rengi ile bir başına bırakılmakta.

Soğuk savaş tacirleri işlerini tereyağından kıl çeker gibi halletmekte.

Uğursuz yarasalar, bir kez daha ellerini ovuşturmakta.

Çok zor ama kardeşi kardeşe düşürmekle görevli baykuşlar, bu sefer bari karanlıkta kalmasalar.

MİLLİ GAZETE

YAZIYA YORUM KAT