1. YAZARLAR

  2. M. Ertuğrul Yücel

  3. Soner Yalçın'ın kan diyeti
M. Ertuğrul Yücel

M. Ertuğrul Yücel

Yazarın Tüm Yazıları >

Soner Yalçın'ın kan diyeti

A+A-

Genelkurmay bu yıl ilginç bir kararla dört internet sitesini “akredite” etti. Bunların içinde en dikkat çekici olanı Soner Yalçın’ın sahibi olduğu Odatv.com’du.

Genelkurmay 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu’na –Genelkurmay’ın en prestijli resepsiyonu- Odatv’yi çağırınca burada önemli bir tavır çıkıyor karşımıza.

Çünkü Odatv, Türkiye’nin yeni Aydınlık Dergisi konumunda; Soner Yalçın da yeni Doğu Perinçek’i.

Bütün manipülasyonlar, operasyonlar, yönlendirmeler bu yeni merkez üzerinden yönetiliyor. Aydınlık’ın önce zihinlere kılçık atması sonra Hürriyet’in oradaki stratejiyi okuyup, belleyip topluma genelleştirmesi yöntemi şeklinde uygulanan strateji de artık Aydınlık yok Odatv var..

Ergenekon Operasyonu nedeniyle bu misyonunu kaybeden Aydınlık’ın “görevi” artık Odatv’de. Zaten Ertuğrul Özkök’le Soner Yalçın arasındaki “kuvvetli bağ” da herkesin malumu.

Odatv’nin şuan bir numaralı gündemi: Ergenekon…

Ergenekon Operasyonunu, sulandırmak, zayıflatmak, etkisizleştirmek, saptırmak için her türlü yöntem Odatv tarafından denenmekte ve medyadaki uzantıları üzerinden uygulamaya konmakta.

Org. İlker Başbuğ, Odatv’yi akredite ederek, Ergenekon Operasyonu konusunda bulunduğu tarafı böylelikle bir kere daha teyid etmiş oldu. Bu, Başbuğ hakkında zihinlerin netleşmesi bakımından da hayırlı oldu.

Odatv de hemen beklentilere cevap verdi ve “Pimi Çekilmiş Bombanın Analizi” başlığıyla, Org. İlker Başbuğ’u en sıkıştığı noktadan kurtaracak stratejiyi devreye soktu.

Elazığ’da bir teğmenin pimi çekilmiş el bombasını Mehmetçiğin eline tutuşturması sonucu meydana gelen patlamada şehit olan 4 mehmetçik için “oh oldu hak ettiler” dedirtecek bir analiz yazdı Soner Yalçın.

Efendi Yalçın, uyurken yakalanan askerlere “pimi çekilmiş bomba”yla verilen cezanın yerindeliği üzerinden hareketle, o askerler affedilmez bir hata yaptılar noktasına geliyor. Sonuç olarak da analizi okuyan “bu cezayı ve ölümü hak ettiler” diyor. Daha doğrusu “kamuoyuna bunu dedirtmeliyiz” stratejisini, uzantıları için devreye sokuyor.

Yalçın analizinde, “Nöbette uyurken el bombasını çaldıran askere dünyanın diğer ordularında nasıl bir ceza veriliyor? "Bak bi daha olmasın" mı deniyor. Yoksa devreye hemen hukuk mu giriyor?” diye soruyor ve bunun romantizim olduğunu iddia ediyor. Hayatın gerçekleri farklıymış…

Oysa tam da öyle oluyor dünyada. Hatta Türkiye’de de öyle olmalı. Çünkü askerlikte “görevi başında uyumanın” yasal bir cezası var. Teğmen kafasına göre orman kanunu uygulayamaz; gördüğü suça kafasına göre ceza veremez.

Nöbette uyuyan askerlere verilecek ceza da izlenecek prosedür de bellidir. Askerliğini yapmış her Türk evladı da benzer ceza alan çok sayıda silah arkadaşına tanık olmuştur.

Soner Yalçın, akredite olmanın ilk diyetini, dört Mehmetçiğin canını böylesine hafife alan bir analizle öderken; kendisi için daralmakta olan çemberi biraz daha küçülttü. 

AKTİF HABER

YAZIYA YORUM KAT