Mısır ile Filistin arasında çelik duvar

08.01.2010 22:41

Beşir Musa Nafi

Mısır hükümetinin Gazze Şeridi'yle inşa ettiği duvar Mısır ile Filistin arasındaki duvardır. Gazze sınırları Mısır'ın Filistin sınırlarından geriye kalan parçasıdır. Diğer sınır ise İbrani devleti sınırıdır. İsrail ile Mısır arasında inşa edilen bir duvar bulunmuyor.

Aksine Mısır-İsrail barış ilişkilerinin organize ettiği bir geçiş özgürlüğü var. Dahası bu duvar Mısır ile Filistin Nekba'sından 1967 Haziran'ındaki Arap yenilgisine kadar Mısır'la özel ilişkilere sahip Filistin'in bu parçası (Gazze) arasını ayıran duvardır.

Gazze, 20 yıl boyunca Mısır yönetiminin idaresindeydi. Ortada Mısır'ın kendi güvenliğini korumak için istediğini inşa etme egemenliği ve özgürlüğü olduğu etrafında anlamsız bir tartışma var. Mısır'ın Amerikan ve İsrail baskılarına boyun eğdiği, duvarın esasında bir Amerikan projesi olduğu ve Kahire'nin Gazze'deki Hamas hükümetine tünelleri kapatmak da dahil mümkün olan en sert baskıları yapması gibi varsayımların hepsi, aralarındaki çelişkilere rağmen doğru. Fakat ortada duvarın temsil ettiği endişe verici daha önemli bir nokta var. Mısır acı verici Arap-İsrail savaşında silah gücüyle Gazze'yi boşaltmak zorunda kalmıştı. Bugün duvar inşaatı Mısır'ın nihai olarak Gazze'ye sırtını dönme eğilimini taşıyor. İlk defa bir Arap ülkesi başka bir Arap ülkesiyle arasında çelik duvar inşa ediyor.

Duvar inşaatı büyük bir Arap icraatıdır. Kahire'nin böyle bir karar almasını meşrulaştıran siyasi etkenler ne olursa olsun nihayetinde bu karar, Mısır ile Arap doğusunu manevi ve maddi olarak ayırma kararıdır. Belki hatalı olabilirim ancak bu duvarın inşasına izin verilmesi Arap Mısır'ın doğuya eğilim tarihindeki bir yol ayrımıdır. Doğuya eğilim Firavun döneminden Mehmet Ali Paşa'ya kadar Mısır devlet tarihinde kökleri derin ve asil bir eğilimdir. Bu eğilimi güvenlik-stratejik zaruretler, Mısır devletinin yayılmacı eğilimi öngördü. Fakat Osmanlı'nın dağılmasından sonra Mısır, tarihinin yeni dönemine girdi. 16'ncı yüzyıldan itibaren Mısır kendisini Osmanlı sahasının bir parçası görüyordu. Osmanlı bağının 1. Dünya Savaşı'nda kopmasıyla birlikte Mısır, Britanya varlığıyla birlikte sınırlı bir bağımsızlık ilan etti.

Mısırlılar Filistinlilerin karşılaştığı tehdidi kendi güvenliklerine yönelik bir tehdit olarak gördüler. Filistin sorununun Mısır'ın etkin ve temel rolü olmaksızın çözümünün Mısır'ın çıkarlarına zarar vereceğini ifade ettiler. Filistin'in zaferi için Arap-İslam parlamenterler toplantısı düzenlediler ve başka Arap faaliyetlerine katıldılar. Mısır, Arap Birliği sözleşmesi ve temellerini belirleyen Arap buluşmalarına ev sahipliği yaptı. Kahire'nin birliğin merkezi ve ilk genel sekreterinin Mısırlı olmasından ısrarcı oldu. Britanya'nın mandacılığı bitirdiğini ilan etmesi ve Filistin çekişmesinin dozunun artmasından itibaren Mısır, Filistin yönündeki Arap çabalarını koordine etme görüşmelerine liderlik etti. Arap milliyetçiliğini ve Mısır'ın Arap kimliğini ilk keşfeden Abdunnasır değildi. Abdunnasır aslında iki savaş arasındaki dönemde Mısır'ın kültür ve siyaset ikliminin sonucuydu. Nasır'ın özellikle 1974'teki barış girişimi sonrası vefatıyla Mısır, Arapçı eğilimlerinde ilk değişime sahne oldu. Bu değişim, Mısır-İsrail barış anlaşmasının imzalanmasıyla zirve yaptı.

Ne var ki Mısır'ın Araplığı üzerindeki değişim başından itibaren Mısır halkının değil, yönetimin projesiydi. Geçen kırk yıl boyunca Mısır'ın kendi Arap bölgesiyle ilişkileri gelişti. Milyonlarca Mısırlı farklı Arap ülkelerinde çalışıyor ve Mısır her yıl milyonlarca Arap turisti kabul ediyor. Kendi Arap bölgesi gibi Mısırlılar da aynı kültürel, siyasi ve medya çevresinde yaşıyor. İletişim araçlarındaki korkunç ve hızlı ilerleme bu çevreyi takviye ediyor. Mısır ile Gazze arasında çelik duvar inşaatı yönetim ile halk eğilimleri arasındaki ayrılmanın önemli bir sınavı olacaktır. Londra'da Arapça yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi 7 Ocak 2010

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim