Mavi Marmara’nın yolculuğu henüz bitmedi

08.06.2010 00:56

Derya Güney

Yola çıkarken dualarla uğurlamıştık Mavi Marmara'yı ve yine dualarla bekledik dönüşlerini. Uğurlamanın ardından yazdığım yazıda bu yolculuğun tarihi bir yolculuk olduğunu söylemiştim. Bu günün çocuklarının, gençlerinin ileride kendi çocuklarına anlatacağı bir yolculuk: İki bin on yılının yağmurlu bir cumartesi günüydü yavrum...

Ve çok değil,  filoya ait tüm gemilerin Akdeniz'de buluşmasından sadece birkaç gün sonra bütün dünyanın şahitliğinde yaşananlar, İsrail'in gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koydu. Gemileri baskına uğramış sivillere, ellerine geçirdikleri sopalarla, plastik sandalyelerle meşru müdafaada bulunurken ateş açmak; yaralıları öldürmek, elinde fotoğraf makinesi alt kattan üst kata çıkanı başından vurmak, on dokuzunda bir alna dört mermi sıkmak yetmedi beş tane de karnına boşaltmak. Paranoyak bir ruh haliyle, herkesi ve her şeyi tehdit gören korku nöbetleri içinde davranmak ve dokuz can almak.

Yaşananlar, gemide bulunanlara, geride bıraktıkları sevdiklerine ve onları dört gözle bekleyen tüm vicdan sahiplerine çok şey öğretti. Yolcular ambargonun kalkması ve mazlum Filistin halkının sesini dünyaya duyurmak adına daha bir bilenmiş döndüler. Geride kalanlar, günlerce uyumadan, sokaklarda, kaldırımlarda sabahladıkları gecelerde vicdanlarını yeniden gözden geçirme fırsatı buldular. Yıllardır Filistin halkının uğradığı haksızlık, zulüm ve ambargo karşısında muhtelif sebeplerle sessiz kalmış vicdan sahipleri, seslerini yükseltmeleri için ne denli geciktiklerini gördüler. Ve bu tarihi yolculukla, hem halklar hem devletler düzeyinde, hem de ferdî manada sınavlar verildi ve verilmeye devam ediyor.

Bazı simalar öldürülenlerin şehâdetlerini göremeyecek kadar sığ söylemlerin ardına sığındı; bir kısmı neredeyse İsrail'i haklı çıkardı. Yola çıkanların neleri göze aldıklarını anlamayacak kadar nasipsizlere veya bu duruşu bir psikolojik "motive oluş" olarak sunan basiretsizlere Allah basiret ve feraset lütfetsin. Her imtihanda kazananlar ve kaybedenler olur. Fakat kim ne derse desin, yola çıkan gemiler, STK'ların ulaşabilecekleri gücü ve iyiliğin yaşatılması adına farklı ülkelerdeki pek çok STK'nın yekvücut hareket edebileceğini kanıtlamış oldu. Görünen o ki, vicdanlarının sesini dinleyen ve onu susturmayı tercih etmeyenlerin çıktıkları bu yolculuk, daha bitmedi. Üstelik daha da güçlenmiş olarak devam ediyor. Bedenen gemide olan veya olmayan, ancak kendini bu vicdan gemisinin bir ferdi kabul eden herkes için yolculuk devam ediyor. Yolcuların gözü ufukta. Güneşte ışıldayan mavi suların üzerinde seyrederken, bir sesle irkiliyorlar: Rotamız Filistin, yükümüz insani yardım. Bu en önlerinde halen yola devam eden Mavi Marmara'nın sesi.

MİLLİ GAZETE

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim