1. YAZARLAR

  2. HenrI Barkey

  3. Kuzey Irak seçimi işleri karıştırdı
HenrI Barkey

HenrI Barkey

Yazarın Tüm Yazıları >

Kuzey Irak seçimi işleri karıştırdı

A+A-

Kuzey Irak'ta Goran partisinin elde ettiği başarı istikrarsızlık anlamına gelmek zorunda değil. Fakat bölgesel yönetim yeni dengeleri başarıyla ele alamazsa Bağdat'la ilişkiler iyice gerileceği gibi Türkiye'yle yeni başlayan işbirliği de bozulabilir. ABD böyle bir ortamda çekilmemeli

Irak’ın Kürdistan bölgesinde geçen hafta düzenlenen seçimlerde Goran (Değişim) hareketinin elde ettiği başarı herkes için sürpriz oldu. Goran, hâkim parti olan Kürdistan Yurtseverler Birliği’ni (KYB) geleneksel kalesi Süleymaniye’de alabora etmiş görünüyor. Bu kentteki çok sayıda koltuğun kaybedilmesi, hem KYB’nin iki ana dayanak noktasından birini oluşturduğu Kürt Bölgesel Yönetimi, hem de bu yönetimle Bağdat arasındaki ilişkilerin geleceği açısından potansiyel olarak zorlu bir dönemin habercisi gibi görülüyor.

Fakat Goran’ın başarısı ne Kürt Bölgesel Yönetimi, ne de Irak için kötü bir sonuç olmak zorunda değil. Ulusal seçimlerin Ocak 2010’da düzenlenmesi planlanırken, herşey Kürt Bölgesel Yönetimi’nin bu beklenmedik yenilgiyi nasıl ele alacağına bağlı.

Berham Salih de kazandıramadı

Kürt Bölgesel Yönetimi, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani liderliğindeki KYB ile yönetimin şu anki başkanı ve modern Irak Kürt milliyetçi hareketenin kurucusu Molla Mustafa Barzani’nin oğlu olan Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokratik Partisi’nden (KDP) oluşuyor.

Kuzey Irak’ın ABD liderliğindeki bir hava savunması şemsiyesinin dikkatli koruması altında bulunduğu 1990’larda, söz konusu iki parti toprak ve gelirlerin dağıtımı konusunda didişiyordu. Saddam rejiminin 2003’te devrilmesinin federal bir Irak’ın sınırları dahilinde güçlü bir özerk varlığa ulaşmaları açısından en iyi şansları olduğunun farkına vardıklarındaysa, partiler yönetimlerini entegre etme kararı aldı. Mükemmellikten epey uzak olsa da bu düzenleme işe yaradı.

Irak Kürdistanı’nın Irak’ın kalanına kıyasla bir istikrar adası haline gelmesine rağmen, halk iki partinin Kürt bölgesindeki mutlak hâkimiyetine ve bununla birlikte gelen yolsuzluğa öfke duyuyordu. İronik biçimde, Irak’ta bir demokrasi modeli oluşturan Kürtler, kendi bölgesel parlamentoları başkan karşısında giderek güçsüzleşirken ulusal parlamentonun yöneticilere meydan okumak noktasında giderek çok sesli ve cesur hale gelmesine şahit oldular.

İkinci ironi de şu ki, Kuzey Irak’a gerçekten hâkim olan partinin KDP olmasına rağmen halkın öfkesinin bedelini KYB ödemek durumunda kaldı. KYB hem Talabani’yi, hem de şu an Irak başbakan yardımcılığını yapan üst düzey parti üyesi Berham Salih’i Bağdat’a göndermişti. KDP liderliği eve daha yakın kalırken, Talabani ve Salih dikkatlerini Bağdat’a verince KYB içinde gerginlikler çıkmaya başladı.

2006’da, Saddam’ın Enfal Harekâtı’nın ve Halepçe’de sivillere yönelik zehirli gaz saldırısının kurbanlarının anısına dikilen anıtın halk tarafından tahrip edilmesi KYB kontrolündeki bölgede şok yaratmıştı. Geçen yıl Talabani’nin yakın destekçisi olan bazı üst düzey KYB yetkilileri, sonradan geri dönseler de protesto için partiden istifa etmişti.

Yolsuzluğa hiç bulaşmamasının yanı sıra işini bilen bir yönetici olmasıyla da tanınan Salih’in, birleşik Kürdistan listesine liderlik etmek için Kuzey Irak’a dönecek kişi olarak seçilmesinin nedeni belki de buydu. Salih’in Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başbakanlığını, bu görevi yürüten KDP’liden alıp reform yapmaya başlayacağı varsayılıyordu. Goran hareketinin başarısı bu varsayımı şüpheli hale getirdi. Fakat Goran’ın başarısı ve bu kadar çok sayıda insanın hâkim partiye karşı durduğu gerçeği, demokratik siyasetin Irak’ta kök salmaya başladığının kanıtı.

Diğer yandan, eğer KDP KYB’yle ittifakından vazgeçerse veya ortağının zayıflığından yararlanmaya kalkışırsa, o zaman Irak Kürdistanı bir belirsizlik ve istikrarsızlık dönemine girebilir.

Öncelikle, muhalefetin başarısı Iraklı Kürtleri Kerkük sorununda ödün vermeye daha istekli hale getirmeyecektir.

Barzani’nin seçimde oy verirken yaptığı açıklamalar, muhtemelen bunun tam aksinin doğru olduğuna işaret ediyor. Bu durum da Erbil’i Bağdat’la bir çatışma rotasına sokacaktır; zira ulusal seçimler öncesinde milliyetçiliğine dair kanıtları artırmaya can atan Irak Başbakanı Nuri el Maliki Kürtlere yönelik tavrını muhtemelen sertleştirecek. Tartışmalı Kerkük kentine ve eyaletine ek olarak, hidrokarbon yasasına dair sorun da sürüyor.

Bağdat ve Kürt Bölgesel Yönetimi arasında giderek artan gerilimler, son zamanda beklenmedik şekilde iyi yönde değişim yaşayan Kürt Bölgesel Yönetimi-Türkiye ilişkilerini de etkiler. Türkler Kürt Bölgesel Yönetimi’ne yönelik itirazlarının birçoğundan vazgeçti ve Irak Kürdistanı’ndan petrol ve doğalgaz ihracatı da dahil olmak üzere Kürtlerle bir dizi konuda aktif işbirliğine başladı. 

İran yeni sorun çıkarabilir

İranlıların bu yüksek bedelli oyuna ne şekilde girmeyi tercih edeceğini bilmek içinse çok erken. Fakat durumun, bunu istemeleri halinde onlara yeni bir fesat çıkarma kapısı açtığı kesin. Son olarak, özellikle de Kürt bölgesinin askeri açıdan güçlü olduğu göz önünde bulundurulursa, bu tür bir istikrarsızlık ABD’nin Irak’tan çıkmaya hazırlanırken görmek isteyeceği son şey olacaktır. Irak Kürdistanı meselesi Amerikalılar için her zaman sancılı bir sorundu; nihayetinde Kürtleri geçmişte hayal kırıklığına uğratan da Amerikalılardı. Bağdat’la Kürt Bölgesel Yönetimi arasındaki gerilimler kaynama noktasına gelirken çekilmek mutlu bir son olmaz.

(Henri Barkey: Birleşik Arap Emirlikleri’nde İngilizce yayımlanan gazete, Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’ nın geçici öğretim üyesi, Lehigh Üniversitesi ’nde uluslararası ilişkiler profesörü, 29 Temmuz 2009)

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT