Kobani, bir turnusol kağıdı

05.11.2014 15:54

Ali Nur Kutlu

Kobani, adeta bir turnusol kağıdı gibi her şeyi ayrıştırdı ve aydınlattı. Bir laboratuvar ortamında yapılan deney gibi, Kobani ile kimyasal reaksiyona giren birçok şey birden şekil değiştirdi ve aslı ortaya çıktı.

Kürt Şeridi Haritası

Ortalıkta dolaşan bir haritaya göre, Irak ve Suriye'nin kuzeyinde, Akdeniz'e sahili olacak bir Kürt şeridi öngörülüyordu. İddiaya o ki bu şerit, ABD, Almanya ve Fransa'nın himayesinde, PKK/PYD kontrolünde olacak, Türkiye'nin bütün güney sınırını baskı altına alacaktı. Barzani'nin bile denklem dışı tutulduğu bu planın, en hevesli savunucularının, meğer gizli bir aşk yaşayan PKK/PYD ve ABD olduğu Kobani kriziyle birlikte anlaşılmış oldu. Bu harita iddiasını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın epey ciddiye aldığını da ekleyelim.

ABD

Yıllardan beri ABD'nin PKK'ya yardım ettiği iddiaları konuşulurdu, Kobani'de bu ilişki açığa çıktı. Türkiye'nin itirazına rağmen ABD, havadan silah yardımı yaparak örgütle olan ilişkisini somutlaştırdı. Önceki gün Kandil'den yapılan açıklamada, çözüm sürecine ABD ve uluslararası güçlerin müdahil olmasını istenmesi de bu ilişkinin ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu. ABD'nin, en büyük müttefiki Türkiye'nin can düşmanı ve 40 bin insanın katili bir terör örgütünü resmen korumaya alması ve silahla desteklemesi derin güven bunalımına neden olacak gibi.

PKK

IŞİD karşısında direnemeyen, Kobani'den kaçan, 'düşman' diye gördüğü Türkiye, Barzani ve ABD'den yardım dilenen bir örgüt haline geldi. Türkiye'de sokaklarda pusu kurup haince masum insan katleden örgüt, Kandil'den inip, 'başkentimiz' dediği Kobani'de halkını savunamadı. Örgüt 6/7 Ekim'de sokakları ateşe vererek ve masum insanları öldürme yöntemleriyle ne kadar vahşi ve Vandalizm'e yatkın olduğunu da gösterdi.

HDP

Siyaset yaparak şiddetten ve silahtan uzak durduğunu ve barışı istediklerini her fırsatta söylerlerdi ancak Kobani'de HDP'nin ne olduğu ortaya çıktı. Parti, siyaset yaparak Kürt halkına hizmet etmek gibi bir niyeti olmadığını, şiddeti teşvik ederek varlığını sürdürmeyi amaçladığını ortaya koydu. HDP, demokrasi meydanında dürüstçe mücadele etmek yerine, etek giyip, yüzüne maske takıp sokakları ateşe vermeyi ve 40 kişinin öldürülmesini adeta teşvik etti. Barış sürecinin partinin çok da istediği bir şey olmadığı anlaşıldı.

Selahattin Demirtaş

Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde sağduyulu, aklı selim ve merkeze dönük siyaseti çok ilgi gördü. O kadar ki, Demirtaş'ı CHP'nin başına geçirme ve solu toparlama senaryoları bile konuşuldu. Ancak Kobani krizinde dolunay görmüş kurt gibi, Demirtaş birden değişti ve neredeyse şiddetin, yağmanın yaygınlaşmasına önayak oldu. 40 kişinin ölümü ve sokakların yakılmasını ciddi biçimde kınayamadı. Demirtaş ve partisinin özgür olmadığı, şiddet eğilimli örgütün kontrolünde olduğu da bu eylemler esnasında anlaşıldı.

Barış süreci

Kobani sürecinde, Türkiye'nin son 50 yıldaki en büyük sorunu PKK terörünün bitirilmesi için başlatılan sürece hükümet ve çevresinin haricinde, kimsenin gerçekten destek veremediği de anlaşıldı. Kan akmadan, Kürtler ve Türklerin barış içinde yaşamasını istemeyen ve barış süreci bitsin diye uğraşan başta Cemaat, eski derin devlet kırıntıları, yabancı devletler hep Kobani sürecinde açığa çıktılar.

İyi ki Kobani krizi oldu. Turnusol kağıdı gibi her şeyi ortaya çıkardı.

Yeni Şafak

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim