İşkenceden bütün Amerika sorumlu

12.05.2009 15:16

NaomI Wolf

Kongre'nin ve bazı Amerikalıların bir anda işkence için soruşturma istemesi ikiyüzlülüğün doruk noktası. Bush yönetiminin işkence yaptığını bilmeyen yoktu; fakat o zamanki 'siyasi rüzgâr' buna karşı çıkılmasını engelledi. İşkenceye göz yuman Kongre ve halk da önceki yönetim kadar suçlu

Vatandaşların işkenceyle ilgili iç yazışmalara yönelik öfkesi kızışırken ve Kongre özel bir savcı ataması konusunda çağrı yağmuruna tutulurken, Amerikalılar korkunç bir adli hata yapmak üzere olabilirler. Cumhuriyetçiler soruşturma yapılması yönündeki giderek artan çağrılarla bağlantılı olarak, Kongre’deki Demokratları da ‘elleri kana bulaşmış’ olmakla suçluyor şimdi. Ben daha da ileri giderdim: Sadece Demokratların değil, bizim de, Amerikan halkının da eli kana bulaştı. Dahası, onların ve bizim suçumuzu hafifletmek için CIA ajanları kurban edilmek üzere olabilir.
Kongre’deki Demokrat liderlerin ve hatta Amerikan halkından pek çok kişinin işkenceye karışan, işbirliği yapan veya işkenceyi göz ardı eden CIA görevlileriyle ordu çalışanları hakkında dava açılmasına yönelik bir anda acil hale gelen çağrıları ikiyüzlülüğün doruk noktası. Fakat iş bununla da kalmıyor; bu çağrılar aynı zamanda insafsız bir günah keçisi arama türü. Günahkeçisi aramak Kongre liderleri açısından siyasi, kendi adlarına yapılan şey yüzünden ancak şimdi ‘şoke’ olan Amerikalılar için de psikolojik bir durum söz konusu.

Cheney resmen itiraf etmişti
Selam Amerika, son yedi yıldır uyuyor muydun? Bush yönetiminin işkence yaptığı gerçeği sır olmaktan fazlasıyla uzaktı. Siyasi rüzgâr işkenceyle ilgili huzursuzluğu ‘terörle savaş’ta yumuşak davranmak gibi sunan Bush yönetiminin arkasındayken, Kongre’deki Demokratların neredeyse hepsi, alkışlamasalar bile işkenceyi kabul eder bir çizgiye gelmişti. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton bile işkenceyi desteklemişti. Temsilciler Meclisi
Başkanı Nancy Pelosi’ye kapalı kapılar ardında işkence üzerine brifing verilmişti. Eylemci gruplar ve vatandaşlar özel bir savcı çağrısı yaptığında, Kongre’deki Demokratlardan tek duyduğumuz şey siyasi sermayelerini harcamak istemedikleriydi.
Başkan George W. Bush işkenceyi savunarak gözümüzün önüne ‘sakladı’. Başkan yardımcısı Dick Cheney
işkence politikasını yönetmekteki rolüne dair öylesine aşikâr söyleşiler verdi ki, bir dava açılmış olsaydı bunlar yasal açıdan bir itirafa eşdeğer olurdu. Şu an sıradan ajanların ve askeri personelin soruşturulması için böylesine ateşli çağrılar yapan Kongre üyeleri hissettikleri dehşeti ve öfkeyi o zaman dile getirmişler miydi? Bir iki istisna dışında hayır.
ABD’nin esirlere yönelik politikasının cinsel organlara elektrik verilmesini, esirlerin bileklerinden demir çubuklara asılmasını, dövmeyi, gizlenen cinayetleri, cinsel taciz tehdidini, cinsel aşağılamayı ve savaşta, uluslararası hukukta ve iç hukukta cinsel suç sayılan zorunlu çıplaklığı içerdiği, 2003’ten bu yana insan hakları kuruluşları tarafından belgelenmişti ve ilgilenen herkesin erişimi dahilindeydi. Gazeteci Jane Mayer’dan Anayasal Haklar Merkezi (CCR) Başkanı Michael Ratner ve Amerikan Sivil Özgürlükler Derneği avukatı Jameel Jaffer’e, Uluslararası Af Örgütü’nden İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne kadar pek çok yerden benzer ve belgelenmiş suçlamalar yöneltildi. Liderlerimiz soruşturma çağrısı yaptı mı? Bir an için düşünme çağrısı bile yapmadılar; işkenceye - o şeytani, üstünü kapamaya yönelik laflarla söylersek ‘sert taktikler’e ve ‘pekiştirilmiş sorgu’ya- göz yummak anketlerde iyi sonuç veriyordu; işkenceyi desteklemek onları yaklaşan seçimlerde sert gösteriyordu ve bu durum büyük çoğunluğu için bir sorun değildi.
Ve lütfen biz de kendi ahlaki sağlığımız için aynaya bakabilir miyiz? Bir miktar waterboarding yapmanın sorunsuz, hayır, vatansever olduğuna dair kitlesel oybirliği bulunduğu dönemde kaç Amerikalı
24 dizisini hiç homurdanmadan izledi? Kaçımız Bush yönetiminin iletişim ofisinden sızan sadistçe (ve bazen de cinsel açıdan sadistçe) ses kayıtları -’özel sos’, ‘karına tokat’, ‘yöntemlerimiz var’- karşısında (bir barbarlık rüzgârının serbest bırakıldığı tüm uygar toplumlarda olduğu gibi) korkudan titredik?
Şimdi siyasi ve kültürel rüzgârlar değişti. Kongre üyeleri ancak şimdi cesaretlenip soruşturma çağrıları
yapıyor. Kimi soruşturmalılar? Aslında ideal bir dünyada olsak kendilerini:
Bir dizi açıklanmış ve belgelenmiş suçu bilerek ve işbirliği yaparak, yasal olarak suç ortaklığı yaptılar.

Nürnberg’i örnek alalım
Dolayısıyla Kongre’nin, iç ve uluslararası hukuku her gün dehşet verici biçimde ayaklar altına almalarını sağlayan emirlere - ki bu emirler bizzat Kongre liderlerinin yardımıyla verildi- uymuş olan alt düzey CIA çalışanlarını suçlamasında bir miktar ‘kendi arkasını kollama’ durumu söz konusu.
İşte bu nedenle emekli General James Cullen’ın çözümüne başvurmalıyız. Eski bir askeri savcı olan Cullen, emir-komuta zincirinin aşağı kısımlarında yer alanlara, ifadelerinde elebaşlarına işaret etmeleri için dokunulmazlık verilmesini öneriyor. Bunun ardından hakkında dava açılması gereken tek kişiler, tıpkı Nürnberg’de olduğu gibi, normalde onurlu olan insanları suç işlemeye yönlendirenler olacak; avukatlar ve emirleri verdikleri bilinenler: Eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Cheney, eski savunma bakanı Donald Rumsfeld ve bizzat Bush’un kendisi. Suçu doğru yere atın: Kongre’ye; yasal olarak bu politikayı yöneten liderliğe; duygusal ve ahlaki açıdan da suça dahil olan biz Amerikalılara. (28 Nisan 2008)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim