Hayat İhmale Gelmez

27.09.2013 07:09

Ramazan Kayan

Modern zamanların mağduru olan biz Müslümanların maruz kaldığı en salgın marazlardan biri de sanıyorum, ihmalkarlık...

Hayatımız ihmallerle dolu... Sorumluluklarımızın farkındayız ama ihmal ediyoruz... Bize bir hal oldu, hal-i pürmelalimiz ortada... Belki ihmallerimizde bir kasıt olmayabilir hatta duyarsızlıktan dolayıdır da demiyorum. Fakat fiili durumlar ortada... Bunca vehamet ve vahşete tanıklık eden bizlerde "tık" yoksa, bu durum sizce normal midir?

İyi niyetli olabiliriz, peki bunca ihmali nasıl izah edebiliriz? Sanki Rabbim üzerimizdeki imkanlarını artırdıkça ihmallerimiz daha da çoğalıyor. Doksan yıllık Cumhuriyet tarihinde belki de bugüne kadar hiç olmadık fırsatlarla yüzleştik ama yüzüstü terk ettik... Kırk yılın başında ayağımıza gelen siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik fırsatları da yeterince kullanamadık... Birçok imkanı hoyratça tükettik... İhmaller ve bahaneler çemberini kıramadık... Alışkanlıklar duvarını aşamadık... Takıntılarımızı terk edemedik... Tutkuların tutsaklığından kurtulamadık...

Bilmiyorum, ihmallerimizi haklı çıkaracak meşru mazeretlerimiz var mıdır? Yoksa bu durum marazi bir hal midir?

Neden gecikiyoruz? Niçin erteliyoruz? Bunca ihmal hayra alamet değil... Şerrin tüm şirretini, şenaatini gördüğümüz halde, hayırda yarışta niçin gecikiyoruz?

Mazlumun çığlığı arş-ı alaya dayanmışken neden duyarlılık göstermiyor, geçiştiriyoruz?

Bazen günlük hayatın gel-gitleri, gürültüsü, koşuşturması ve kuşatması altında en önemli görevler güme gidiyor, farkında bile olamıyoruz...

Bizim ihmallerimiz değil midir, fırsatçıların, istismarcıların, sömürücülerin ömürünü uzatan?

Korkarım ki, bu ihmalin bedelini sadece biz ödemeyeceğiz... Bir sonraki kuşak üzerindeki ipoteğin sorumlusu da yine biz olacağız... Evet, ihmallerimiz veraset yoluyla sonraki nesillere intikal ederse, ya da ihmal ırsi bir maraza dönüşürse ne yapacağız?

Açık konuşmak gerekirse; bugün yitik nesiller, kayıp kuşaklar, bizim ihmalimiz değil mi?

İhmal ettiğimiz gençlik, Gezi olarak, Taksim olarak, Kandil olarak bize dönüyor...

Çünkü yeterince uyarmadık, uyandırmadık, ulaşmadık... Şimdi bu umursamaz, uyumsuz gençlik bize ait...

"Emri bil-maruf nehyi anil münker" görevini ihmal ettiğimiz günden beridir duyarlılıklarımız zayıfladı, duruşumuz sarsıldı, dualarımız kabul olmaz oldu...

Nerede aksiyon, aşk ve azmimiz?

İlgisizlik iliklerimize işliyor...

Unutuyoruz, fırsatların kazası yoktur... Anın vacibini ıskalarsanız geri dönüşü yoktur...

Korkarım ki, kulluğu ihmal edersek dünyaya ve hevaya köle oluruz...

Evet, imanımız bize neyi emrediyor? İman, ihmale gelmez...

Yoksa Allah'ı da mı ihmal ediyoruz? Ve de ahireti unutuyoruz?

Hiç düşündük mü? Başımıza gelen bunca musibetler hangi günahımızdan dolayı? Helali ihmal eden, harama iştahlanan bizler... Hamdi unutan, hırsına yenik düşen bizler... Bedeni besleyen, ruhunu aç ve açıkta bırakan bizler...

Kendimize yazık ediyoruz... Ninovalarımızı terk etmekle, Okçular tepesinden ayrılmakla, yasak ağaçların meyvesinden yemekle, kendimize zulmettiğimizin farkında mıyız?

Kitabı ihmal ettik... Popüler kültür, magazin, haber-yorum derken, "Büyük haber"i ihmal ettik...

Kıbleyi ihmal ettik... Kabe'ye kodlanmış bir kalbimiz olmalı değil miydi? Zay olan namazların hesabını verebilecek miyiz?

Kabri ihmal ettik... Seküler yaşamın kollarında hazzın ve hevanın hüsranına sürüklendik...

Kalbi ihmal ettik... Bugün kasvetli, kaskatı bir et parçası taşıyorsak, hangi ihmalimizden dolayıdır?

Zikirsiz, duasız, takvasız, gözyaşısız, huşusuz kalplerle kime gidebiliriz?

Kardeşliği ihmal ettik... Haset, fesat, her türlü illet, vahdet ve uhuvveti tehdit ediyor...

Ve bilelim ki, biz ihmal etsek de, Bir Bilen ihmal etmiyor...

Allah ihmal etmez, imhal eder/mühlet verir...

Yarınlarda "eyvah"lara ve "keşke"lere kalmak istemiyorsak, bugünden intibah ve ihtimam lazım... Metal yorgunluktan kurtulmamız gerekiyor...

Bugün bir acil durumla karşı karşıyayız...

Günlük hayatın baskılarından kurtulup, "hayat ihmale gelmez!" diyerek sorumluluklarımızı yeniden kuşanmak durumundayız...

Yoksa kendimizi ihmal etmiş oluruz...

MİLAT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim