Halkın gösteri hakkına saygı duyulmalı

23.06.2009 05:32

Muhammed Hatemi

Halkın kamu alanına katılımı İslam devrimi için büyük kazanımdır ve bu katılımın güçlendirilmesi gerekir.

İnsanların hayatın bütün alanlarına onurlu katılımı, bu ülkenin ve devrimin sahibi oldukları yollu açık bir mesaj gönderecektir. Ayrıca sessiz gösterilerin, sivil protestoların ve insanların gösterilerdeki davranışlarının yaydığı mesaj, halkın olgunluğunu ve teyakkuzda olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bu mesaj inkar edilemez bir gerçeğin hatırlatılmasıdır. Bu gerçek halkın anayasal hakkının olması, her sistemin ve hükümetin bu hakkı yerine getirme sorumluluğunun bulunmasıdır.

Sivil protestoların yabancı nüfuzla irtibatlı olmakla suçlanması, bağımsız şekilde hareket eden halkımıza yönelik aşağılayıcı bir provokasyon olarak görülmektedir. Bu suçlamalar insanlar ile hükümet arasında uzaklaştırıcı bir mesafe yaratan yanlış politikalara örnektir.

İran'da 12 Haziran 2009'da seçimler yapıldı ve ortada açıklanan bu seçim sonuçlarının doğruluğuna inanmayan büyük halkımızın geniş bir kesimi var. Bu sebepten ötürü protestolarda bulunuyorlar. Halkın rejime güveni sivil protestolara kapıların kapatılması sebebiyle zarar gördü. Bu ise tehlikeli bir sürecin açılması anlamına geliyor ve nereye varacağını da sadece Allah bilir.

İnsanların haklarına saygı gösterilmeli. Güvenlik yokluğundan ve gerginlikten sakınmalıyız. Misillemelerden ve şiddetten sakınılmalı. Rejim ve halk için ağır kayıplara yol açabilecek askerî çatışmalardan sakınmalıyız. Bu yüzden bu uygulamalar şiddetten uzakta kalmalı. Hepimizin halkın rejime güvenini geri getirecek icraatlarda bulunmamız gerekli. Çünkü ülkemizin ve hükümetin temel prensibi budur.

Ülkenin 13 Haziran Cumartesi gününden beri yaşadığı gibi şiddet ve tacizlerin yanı sıra kadın ve erkeklerin tutuklanması, seçim sonuçlarının açıklandığı saatten itibaren birçok siyasetçinin ve aydının zihnine hakim olan endişe, barışçıl gösterilerin ve üstün liyakate sahip insan topluluklarının engellenmesi, bütün bunlar sadece sorunları daha da artırır.

Ortada sorundan çıkış için birçok fırsat vardı ancak bu fırsatları çabucak zayi ettik ve meydan tehditlere bırakıldı. Ben hâlâ bu durumdan bir çıkış yolu olduğunu düşünüyorum ancak güvenli ve istikrarlı bir hava oluşturma ihtiyacı var.

Seçim sonuçları üzerindeki anlaşmazlık konusunun, protestocuların sorunun taraf olduklarını düşündükleri belirli bir çevreye veya yetkililere devredilmesi, çözüm değil. Özellikle de kendilerine eleştiriler yöneltilenler, halkın haklarını korumaları, özgür ve barışçıl seçimler yapmaları öngörülen kimselerken...

Sorunu Sayın İmam Humeyni'nin yöntemi ve metotlarıyla çözmemiz gerek. İmam Humeyni benzer sorunlarla karşılaştı ve çözdü. Bizim açımızdan onun metodu örnek olmalı. Çözüm halkın güveneceği nezih, uzman, cesur ve iş bitirici bir kurumun atanmasıdır ve bu kurumun protestocular ve herkes nezdinde güven kaynağı olması gerekir. Kurumun kararı şu süreçten çıkış yolu olabilir ve böyle bir adım İslam cumhuriyetinin güçlenmesi için olumlu bir adım olarak görülecek, halkın rejime güvenini tekrar sağlayacaktır. Ayrıca böyle bir kurumun şu hassas zamanda insanların lehinde ve devrimin ilkeleri doğrultusunda kararların alınması noktasında bitirici ve kritik görevler üstlenmesi mümkün.

Tutuklananların derhal serbest bırakılması gerekmektedir. Özellikle de tutuklamalar onların aileleri ve halkın büyük bir kesimi için endişeye sebep olmuşken... Ayrıca iletişim hatları açılmalı, bilgiler sağlanmalı ve maalesef kapatılan diyalog kapıları açılmalıdır. Fakat düzeltici önlemlerin alınması siyasî havanın yatışmasına destek olabilir. Buna karşın hepimiz karışıklık ve şiddet olaylarından uzak eleştirilere ve protestolara saygı duymalıyız. Çünkü eleştiriler ve protestolar halkın açık hakkıdır. Temel hedef şiddetin kınanması ve halihazırdaki saldırgan ortamdan uzaklaşılması olmalıdır. Hal ve dürüstlükle birlikte sevgi, sadakat ve işbirliği üzerine kurulu yeni bir atmosfer için suçlamalardan uzak durmalıyız. Bahsi geçen düşüncelerin bedeli ne olursa olsun İslam cumhuriyeti ve bütün değerler güvende ve korunmuş olacaktır. Halk alandadır ve hâlâ beklemektedir. Bu duruma saygı gösterilmeli ve cevap verilmelidir.

Bahreyn Gazetesİ Vasat 22 Haziran 2009

ZAMAN

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
      PANO
      KARİKATÜR
      Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim