Burkay'ın Kobani Analizi

22.10.2014 19:38
Burkay'ın Kobani Analizi
HAK-PAR Genel Başkanı Kemal Burkay, Kobani olaylarının arkasında İran ve Ergenekon'un payının olduğunu açıkladı.

BUGÜN TV'de yayınlanan Erkam Tufan’la Analiz programına konuşan HAK-PAR Genel Başkanı Kemal Burkay, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Burkay'ın açıklamaları şöyle:

"...PKK/KCK Şu mesajı mı vermek istedi: “Ey hükümet, istediklerimizi bir an önce yapmazsanız işte böyle olur haberin olsun?

Olabilir tabi… Kesin olarak hangi amaçla bunu yaptılar, hükümete neti göstermek istediler? Aba altından sopa mı? Bu ayrı bir konu… Ama şu var, PKK-PYD kesiminin tabanı mıydı? PKK tabanıydı, KCK tabanıydı. Yani bunu her bakımdan iyi kontrol edebileceklerini sanmıyorum. Çünkü başka ellerde işin içinde var. Mesela diyelim bir Suriye Türkiye’nin politikasından dolayı Türkiye’nin içini karıştırmak ister. Onunda kendisine göre adamları vardır. İran’ın kendisine göre adamları vardır. Bunlar bu tür olaylar patlak verdikten sonra ajan provokatörler işin içine girebilirler.

Bir de tabi Ergenekon olayı da var. Ergenekon uzun zaman Kürt meselesini kaşıdı. Yani bu Kürtlere hak vermek için değildi tabi ki bu. Ama o Türkiye’yi karıştırmak istediği zaman Kürtlere elini uzattı. Yani o kesimin içerisinde Ergenekon’un eli var. Suriye’nin eli var, İran’ın eli var. Bu demek değildir ki bu hareket hep dışa bağımlı. Hayır, Kürtler kendi haklarını istiyor.

Böylesi ortamlarda, puslu havalardan yararlanmak isteyen kurtlar daima vardır. Kurt dumanlı havayı sever derler. Bu tür kurtlar yeterince var bu ülkede. Yani uykuya yatmış hücreler, gününü bekleyen eller var. Öyle olunca herkesin sorumlu davranması lazım…

Ben HDP’li arkadaşların bu konuda net yeterli tavır alamadıkları kanısındayım. Ben eleştiriyorum onları. Olayların sonuçlarını hesaplamadan kitleleri sokağa çağırıyorsanız bu yanlış… En azından kitleleri hazırlamalısınız barışçı gösterilere. Çünkü şiddet Kürt davasına zarar verdi. Bir faydası olmadı şiddet olaylarının. O olaylardan bir şey bekleyen varsa onlar zarar ettiler. Türk kamuoyunda büyük tepkiler oluştu. Bizzat bölgedeki halk rahatsız oldu bu olaylardan. Esnaflar ve bahsettiğiniz insanlar. Örneğin kurban eti dağıtırken öldürülen insanlar, bu çok vahşi bir eylem. Biz IŞİD’in yaptıklarını eleştiriyoruz değil mi bunu da eleştiririz.

"SOKAK OLAYLARINDAN DEVRİM ÇIKMAZ, DARBE ÇIKAR"

Ortalığın karışmasını isteyecek çok farklı odaklar olabilir. Hani hükümetin gösterdiği gibi hemen hemen her olayda bu işin arkasında paralel var demiyorum. Çünkü o konuda hiçbir bilgim yok. Öyle bir iddiada, suçlamada bulunamam. Hükümetin elindeki kanıtlar nedir bilmiyorum. Böyle bir durumda eğer kanıt varsa onlar ortaya konur. Ama şunu biliyorum. Türkiye’de öteden beri sokak eylemlerinden medet bekleyen, hatta bundan darbe oluşturmaya çalışan, belki bazıları devrim oluşturmaya çalışanlarda vardır.

Zaman zaman gündeme geliyor, ben şunu söylüyorum; Bu tür eylemlerden sokak olaylarından bir devrim çıkmaz olsa olsa bir darbe çıkar. Geçmişte biz bunu çok yaşadık.

"PKK'YI DEVLET KURDU"

Şimdi durup dururken PKK ortaya çıkmadı. PKK ortaya çıkarıldı. Kim tarafından?

Bakın Abdullah Öcalan daha 1970’li yıllarda Tapu Kadastroda öğrenci olduğu zaman MİT derneğine giden adamdır.

Bu ne anlama geliyor? Görevli anlamına mı gelir?

Komünizmle mücadele derneğinin bir üyesidir. Avni Özgürel bunu açıkladı. Orada çalışmış kendisi ile… Sonra PKK kuruldu. PKK kurulurken pilot vardı, MİT’in ajanıydı. Öcalan ve arkadaşları devletin adamı olarak kurdu bu partiyi. Niye kuruldu? Diğer Kürt partilerine karşı savaşmak için. Öcalan kaç kez yazdı söyledi bunu. PKK kurduk, 3 yıl süreyle ekmeğimizi silahımızı devlet verdi ve bizi korudu. Bu ne demektir? PKK’yı devlet kurdu.

"KÜRT HAREKETİ SAĞLIKLI DEĞİL, GENLERİYLE OYNANDI"

Kürt hareketi sağlıklı şekilde gelişirken 1960’lı 1970’li yıllarda karşımıza PKK’yı çıkardılar. Sonra PKK’nın denetimini yitirdiler Suriye’ye kaptırdılar. Sonra Öcalan’ı getirince tekrar denetimi aldılar. Devlet Kürt hareketi gerçeğini kabul etmedi. Yani burada bir Kürt halkı yaşıyor milyonlarca, bu halkın halkları var ben bu hakları tanıyım, bunlarla barış içerisinde bir arada yaşayayım demedi. Kürt halkını yok, etmeye, asimile etmeye çalıştı devlet. Kürt dilini, kültürünü yok etmeye çalıştı. Kürtler hak istedikleri zaman baskı yaptı, işkence yaptı, cezaevlerine koydu.

Bugün itibariyle bu baskılar bitti…

Şu var bunu yaparken de Kürtlerin içerisinden bir takım adamları da kullandı. Bunlardan bir tanesi de Öcalan’dı. Ona parti kurdurdu, Kürt hareketi ile savaştı. Sonra kontrolü kaybetti. Türkiye 1980’lerden itibaren eteklerini yangına kaptırdı. Neyin sonucuydu bu yanlış politikaların sonucu. Yani hile, kurnazlık, baskıyla Kürt sorunu çözülmedi.

Bugün de benzer şeyler var. Şimdi Öcalan İmralı’da denetim altından Nasılsa hizmete hazırdır. Dün askere hizmet ediyordu, askeri vesayetin etkisi kırıldı. Bugün hükümete AKP’ye hizmet ediyor. Şimdi Ak Parti hükümeti Öcalan vasıtasıyla Kürt politikasına yön vermeye çalışıyor.

Sizde silah olsaydı, hükümet sizi muhatap alır mıydı?

Anlaşılan öyle… Ben yurda döndüğün zaman 3 sene önce mesela, hükümet çok olumlu karşıladı, basın ilgi gösterdi, kamuoyuna yansıdı. Niye? Çünkü o zaman PKK kontrolde değildi. Sonra Öcalan’la uyum sağlandı. Kemal Burkay’a ihtiyaç kalmadı. Nasıl olsa Öcalan fazla bir şey istemiyor. İmralı’da söyleneni yapıyor. O zaman Kemal Burkay federasyon istiyor. Eşit haklar istiyor, Kürtçenin resmi dil olmasını istiyor. Kürtçenin eğitim dili olmasını istiyor. Bu Kemal Burkay çok şey istiyor bunu şey yapalım. Ondan sonra benim üzerimde ambargo yeniden başladı. Nerdeyse her gün 2-3 televizyon kapımı çalıyordu. Sonra birden bire kesildi. Seçimlerden 3 ay önce. Bu güne kadar geldi.

Son aylarda 1-2 kanal geldi. O da herhalde durum sarpa sardığı için Kemal Burkay’a tekrar ihtiyaç duyuldu dediler.

"PKK-İSTAN’A RAZI DEĞİLİM"

PKK-İSTAN’a doğru gidiyor, siz buna razı mısınız?

Bir PKK yönetimine razı değilim. Ama Kürt halkının özgür olmasını istiyorum. Yani biz ne diyoruz. Eşitlik temelinde bir çözüm, federasyon. Türkiye’de federal bir sistem oluşabilir. Kürt halkının çoğunlukta olduğu bölge, federal bir bölgeye dönüşebilir. Güney Kürdistan’da olduğu gibi Kuzey Kürdistan’da federal bir yapıya dönüşebilir. Biz bunu istiyoruz. Biz ayrıca demokrasi istiyoruz. Başımıza PKK gibi bir örgüt gelsin bize adeta geçmişi aratsın istemiyoruz. Çünkü PKK demokrasiyi bilmiyor. PKK’nın halka ve diğer siyasi örgütlere yaklaşımı demokratik olmadı hiçbir zaman."

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim