28 Şubat yargılamasının Meclis'e yansıması

18.04.2012 00:12

Mustafa Ünal

Partilerin 28 Şubat'la imtihanına geçmeden önce siyasetin o süreçteki tutumunu hatırlamakta yarar var.

Refahyol hükümeti silahlı ve silahsız kuvvetlerin ağır kuşatması altındaydı. Baskılara tek başına direnemeyeceğini gören Başbakan Erbakan, destek turuna çıktı. Meclis'te grubu bulunan parti liderleriyle görüştü. Pek umutlu değildi. Ama yine de kapılarını çaldı. Başka çaresi de yoktu.

ANAP'ın lideri Mesut Yılmaz, soğuk davrandı, 'gergin ortama' dikkat çekti ve çekilmesinden başka seçeneği olmadığını söyledi. Erbakan, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal'dan da benzer cevaplar aldı. Sadece Muhsin Yazıcıoğlu olumlu yaklaştı. Bu tablo karşısında Erbakan için 'istifadan' başka seçenek kalmadı. Siyaset 28 Şubat sürecinde iyi sınav vermedi. Meclis dışarıdan müdahaleye karşı dik duramadı. Eğer Erbakan yalnız bırakılmasaydı olaylar farklı gelişirdi.

Belki Refahyol hükümeti devam etmeyebilirdi ancak siyaset kendi içinde bir çıkış bulurdu. Hükümet sorunu siyasetin içinde çözülürdü. Aslında asker en büyük zararı muhalefet partilerine verdi. ANAP, DSP ve CHP'den rol çaldı. Siyasetin doğal akışı içinde oluşacak muhalefet blokuna imkân tanımadı. O yıllarda hükümetlerin ömrü çok kısaydı. Siyaset çok parçalıydı. İktidar muhalefet dengesi vardı.

Özellikle sol siyaset, askeri bir kenara iterek muhalefet cephesi oluşturabilseydi ilerleyen yıllarda kazançlı çıkardı. Başaramadı. Ya askerin gölgesinde siyaset yaptı ya da müdahaleden sonra ortaya çıkan fırsatları değerlendirme yoluna gitti.

Bugüne gelirsek... Devran döndü. 28 Şubat'la iş tutan siyasi kadrolar tasfiye oldu. Postmodern darbe yargıda... İlk dalgada 29 ismin ifadesi alındı. Darbenin en önemli aktörü Çevik Bir, Sincan Cezaevi'nde... Sorulara verdiği cevaplar kara mizaha örnek gösterilecek türden. İşte bir iki cümle: 'Hükümeti yıkmadık, tam tersine irticadan koruduk'... 'Başbakan Erbakan'ın talimatını uyguladım'... 'Erbakan, kendi isteğiyle istifa etti'.

28 Şubat, sadece MGK kararlarından ibaret değil ki... Öncesi ve sonrası var. Sincan caddelerinde tankların yürümesini kim istedi? Başbakan Erbakan mı? Sürece adını koyan 'Postmodern darbe' ifadesi Çevik Bir'e ait. Tankların yürümesini izah ederken 'Balans ayarı' diyen de o. Bir'in sorulara verdiği yanıtlar 28 Şubat'ın savunulamayacağını bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

28 Şubat yargılanırken partilerin tutumunu nasıl yorumlamak lazım? Dün grup toplantılarını bu gözle izledim. Dalganın ardından liderlerin ilk grup toplantıları. Sıcağı sıcağına ayaküzeri yorum yaptılar. Derli toplu değerlendirmeler için Meclis en iyi zemin. Başbakan Erdoğan, yargı sürecinden memnun. Aslan payı AK Parti'nin... Darbelerle hesaplaşma iklimini oluşturan o. Darbeyi suç sayan yasalar dün de vardı. Yargı üzerine gidemedi. Ta ki HSYK'nın yapısı değişene kadar.

MHP'den farklı sesler yükseliyordu ama dün Devlet Bahçeli, net tavır koydu. Lafı eğip bükmeden yargı sürecini olumlu bulduğunu söyledi. Bahçeli, 'Milli iradeyi felç etmeyi aklından geçiren kim varsa hukuk harekete geçmeli ve bunların yakasından tutmalıdır.' dedi. İlk dalgada gözaltına alınıp tutuklananların arasında MHP'den milletvekili adayı olmuş emekli general de var. 28 Şubat'a MHP tabanı da tepkili.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'ama'larla dolu ilk açıklamaları eleştirilere neden olmuştu. Ondan beklenen, daha keskin tavırdı. 'Yeni CHP'nin 27 Mayıs'tan 28 Şubat'a kadar bütün darbelere karşı olduğunu cesaretle söyledi. 'Bir darbe karşısında tankın üzerine ilk ben çıkarım.' bile dedi. Özel yetkili mahkemeleri, yargı süreçlerini eleştirmesi doğal. Ancak bunu yaparken 28 Şubat'ın yargılanmasına daha güçlü destek vermeliydi. Çok zayıf kaldı. Parti içinde Nur Serter gibi 28 Şubat'ta aktif rol alanlar var. Sürece sempatiyle bakanların varlığı da malum. Acaba onlardan mı etkilendi? Gürsel Tekin gibi o da 'Postmodern darbeciler iyi ki yargılanıyor. Sonuna kadar gidilmeli...' diyebilmeliydi.

28 Şubat yargılanırken AK Parti ve MHP iyi sınav verdi, CHP ise kayıplarda...

ZAMAN 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim