Bugünkü (17 Kasım 2008) Zaman gazetesi cezaevlerine ilişkin bir haberi manşetine taşımış. Haberde Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürülüğünden savcılıklara "çok gizli" ibaresiyle gönderilen yazıya istinaden önümüzdeki günlerde çeşitli örgütlerin cezaevlerinde işkence olayını gündemleştirerek provokatif eylemlere girişebileceğine dikkat çekilmiş. Konuyla ilgili olarak gazetede yer alan şu ifade çok dikkat çekici: "...Örgüt üyelerinin kötü muamele ve işkence olaylarını bahane edeceğine dikkat çekilen genelgede, cezaevlerindeki güvenliğin artırılması istendi."
Bu haberden ne öğreniyoruz? İllegal örgütlerin bir provokasyon çabası içinde olduklarını. Yani örgüt üyeleri bahane peşindeymiş! Bu ifade nasıl anlaşılır: Aslında cezaevlerinde işkence yok. Ya da işkence vakaları (hadi iddiaları diyelim) abartılan bir konu. Yasadışı örgütler, yasadışı olmalarının doğal neticesi olarak her konuyu olduğu gibi bunu da istismar etmek, ülkenin huzurunu kaçırmak için bir bahane olarak kullanmaktalar!
Ne yazık ki, bu habercilik dili değil, yapılan da gazetecilik değil! Bu devletten gelen her açıklamayı kesin doğru kabul eden ve "resmi açıklama"yı adeta kutsallaştıran bir dil ve mantık. Söz konusu olan şeyin işkence gibi vahim bir insanlık suçu olduğu gözönünde bulundurulduğunda bu durumda yaralanan, ihlal edilen sadece gazetecilikle sınırlı kalmıyor; doğrudan insanlık, vicdan ve adalet duyguları da törpülenmiş oluyor.
HAKSÖZ-HABER
