Yüksekova’da Gazeteci Olmak

Yüksekova’da Gazeteci Olmak

Gazeteci Yıldız, son olaylarda güvenlik güçleri tarafından darp edilmesi ve haberlerinin ulusal kanallarca çarpıtılarak verildiği gerekçesiyle istifa etti.

Yüksekova'da yaşanan Newroz gerginliğinde yayınlanan ve Yüksekova halkı tarafından büyük tepkilere neden olan olaylarda yaşamını yitiren İkbal Yaşar'ın 'uyuşturucu davasından arandığı ve bu nedenle öldürülmüş olabileceği' haberinin kendisini zor durumda bıraktığı için ulusal kanalların Hakkari muhabirliğinden istifa ettiğini açıkladı.

Yüksekova'da 23 Mart günü yaşanan olaylarda 1 kişi hayatını kaybetmiş onlarca kişi yaralanmış ve onlarca kişi de gözaltına alınmıştı. Yaşanan olaylarda hayatını kaybeden İkbal Yaşar'ın ölümü Valilik tarafından yapılan açıklamada "Ayrıca kamuoyunda yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek açısından önem arz ettiğinden, olaylarla eş zamanlı olarak Yüksekova Devlet Hastanesi'ne yaralı olarak getirilen ve yaşamını yitiren 1979 doğumlu İkbal Yaşar isimli şahsın Yüksekova'da meydana gelen yasa dışı olaylara müdahale ile ilişkisi bulunmamaktadır" denilmişti.

"Söz konusu haberle hiçbir şekilde ilgim yok"

Yapılan açıklamanın kamuoyunda kendisi tarafından yapılan bir haber olduğu iddiasının kendisini zor durumda bıraktığını belirten Yıldız, "Benim o açıklamayla herhangi bir ilgim yoktur. Söz konusu açıklama Valilik tarafından yapılmıştır. Show TV'de yayınlanan haber de bu kanalın o an Yüksekova'da bulunan muhabiri tarafından yapıldı. Bu kanalın muhabirleri zaten günler öncesinden Yüksekova'da bulunmakta idi. Olayların yaşandığı gün ana haber bülteninde Valiliğin açıklaması bu muhabirler tarafından canlı yayında aktarıldı. Söz konusu haber halen internet ortamında bulunmaktadır. Bizleri zor durumda bıraktıkları için aynı gün bu muhabirlerle tartıştık ve kendilerinin biran önce Yüksekova'dan gitmelerini istedik. Daha öncede ilçeye dışarıdan gelen ulusal kanal muhabirleri Yüksekova'da yaptıkları haberlerle halkı zor durumda bırakıyorlardı. Bu nedenle de birçok kez kendileriyle kavga ettik. Bu tür haberlerin burda yapılmaması için gereken hassasiyetin gösterilmesini zaten ben daha çok istiyorum. Bu nedenle de elimden gelen herşeyi halk için yaptım. Zaten polisler tarafından tartaklandığımız gün de bile polis Ankara ve İstanbul'dan gelen ulusal medya mensuplarına birşey demedi. Sadece yerelde çalışanlar hedef alındı."dedi.

"Kamu adına dayak yedik"

Ulusal kanalların yaptıkları haberlerle Yüksekovalı gazetecileri zor durumda bıraktığını belirten Yıldız, "Biz gazeteciler olay günü kamu adına oradaydık. Olaylar esnasında güvenlik güçlerinin müdahalesini ve gerginliği kamu adına takip ediyorduk. Yaşanan hataları bizler takip etmek zorundayız. Bu durum bazı güvenlik güçlerinin hoşuna gitmemiş olmalı ki güvenlik güçleri tarafından darp edilerek "Gidin siz de onlardansınız" gibi sözlerle bize hakaret edildi ve göstericilerin attığı taşların arasına itildik. Ben dahil birçok yerel gazeteci muhabir arkadaşımız güvenlik güçleri tarafından darp edildi. Biz sadece görevimizi yapıyorduk. Zaten darp edilmeden önceki günde bazı arkadaşlarımız polisler tarafından tartaklanarak olay yerinden uzaklaştırılmıştı.Olayların birinci günü İkbal Yaşar'ın öldürüldüğü nokta da görevli arkadaşlarımız uzaklaştırıldığı zamana denk anlarda öldürülme gerçekleştiği görgü tanıkları tarafından iddia edilmektedir."dedi.

"Halkımı hiçbir şeye değiştirmem"

Her zaman gerçeklerden yana olduğunu ve halkını hiçbirşeye değiştiremeyeceğinin altını çizen Yıldız, "Ulusal kanal ve Ajanslar çoğu zaman benzer sıkıntıları yaşamamıza neden oluyorlar. Burada yazdığımız metinler İstanbul'da değiştiriliyor. Bizim çektiğimiz görüntülere farklı farklı yorumlar yapılıyor.  Nitekim biz o gün dayak yedikten sonra kameralarımız kırıldıktan sonra orada ulusal kanal kameraları önünde yaşanan ve bir kişinin ağır yaralanmasına neden olay kayda alınmasına rağmen ekrana verilmedi. Türk medyasının zihniyetini bu saatten sonra değiştiremezsiniz. Onlar bildiğini okuyor. O nedenle de haberlerimi Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptığım Yüksekova Haber'de daha rahat ve özgür bir biçimde yayına verebiliyoruz. Bundan sonra da o şekilde devam edeceğim."dedi.

"4 kez güvenlik güçleri tarafından darp edildim"

"Bu tür gerginliklerde kameralar olmasa daha büyük sıkıntılar yaşanabilir."diyen Yıldız, "Şu ana kadar sırf olumsuzluklar oluşmasın diye gerginliklerin tam ortasına kadar canım pahasına olup bitenleri kaydettim, fotoğrafladım kaydettim. Bu nedenle de şuana kadar 4 kez güvenlik güçleri tarafından darp edilerek hakaretlere maruz kaldım. Son olarak güvenlik güçleri tarafından hakarete uğradığım halde ulusal kanallar sırf güvenlik güçleri beni dövmüştür dediğim için beni gündeme getirmediler konuya da ilgi duymadılar."dedi.

"2005 yılında da benzer bir durum yaşadım"

Daha önce benzer bir durum yaşadığını belirten Yıldız, "2005 yılında yine Yüksekova'da çıkan olaylarda bir gösterici fena şekilde güvenlik güçleri tarafından dövülürken ben de o anı kayda alıyordum. Yine dışarıdan gelen güvenlik güçleri tarafından feci şekilde belki de o anı kaydettiğim için darp edildim. O tarihte basında yine aynı şekilde güvenlik güçleri tarafından dövüldüğümü söylememe rağmen bazı ulusal kanallar göstericiler tarafından dövüldüğümü dile getirerek beni halkımla karşı karşıya bıraktılar. Halkımın yararını gözetip yaptığım haberler, doğru habercilik, kimi çevrelerin hoşuna gitmediği için bizi de hedef gösteriyorlar. Ne yaptıysam ilçemin güzelliği halkımın sıkıntıları için yapmaya çalıştım, onların gözü ve kulağı olmaya çalıştım. Ama bakıyoruz ki doğru habercilik işe yaramıyormuş. Bu nedenle temsilciliğini yaptığım Show TV'den istifa ediyorum."dedi.

 

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir