Selahaddin E. Çakırgil’in yorumu:
'Adâlet’ fikri ve özlemi ve onun gerçekleştirilmesi ideali, insanlık tarihini taa baştan beri meşgul etmiştir.
Adâlet’in değişmez ölçüsünü insanlara ‘İlahî vahy’e dayalı dinler bildirmiştir.
‘Beşerî mektepler’de insanın adâlet arayışına cevap verebilmek için, ‘hukuk’ kavramı üzerinde asırlar boyu felsefî ve fikrî sahada kafa yormuştur.
Ancak açıktır ki, beşerî mektepler mahiyeti gereği, hayatın düzenlenmesi için ‘de facto’, yani fiilî duruma uygun hukukî kalıp ve kılıflar sunarken; ‘Vahy-i ilahî’ ise, ‘de jure’, yani hayatın hak kavramına göre şekillenmesini esas alan bir anlayışı ve dünya görüşünü esas almıştır.

