ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİNİ CANLARIYLA ÖDÜYORLAR
Kimimizin orta ölçekli bir Ortadoğu haritasında bulmakta zorlandığımız Gazze'de Filistin halkına yönelik katliam boyutunda saldırılar yaşanıyor. Siyonist İsrail güçleri çoluk, çocuk, yaşlı, kadın demeden karşılarına çıkan herkese, son model teknolojik silahlarıyla ölüm kusuyor. Her fırsatta İslâm coğrafyasına insan hakları dersleri veren Batı ise, tüm bu saldırılar karşısında timsah gözyaşları dökerek ikiyüzlülüğünü bir defa daha gösteriyor. Diğer yandan İslâm ülkeleri yüzlerini Filistin'e dönmemekte ve olayları görmemeye çalışmakta ısrar ediyorlar. Bir dönem Filistin'in bağımsızlığı, Kudüs'ün Yahudi işgalinden kurtarılması için İsrail ile savaşan Mısır bile Gazze'ye hayat verecek, Rafah sınır kapısını kapatarak adeta kurtarmaya çalıştığı bir halkın boğazını sıkmayı sürdürüyor.
VAHŞETİN İZLERİNİ BİZZAT GÖRDÜK
Karadan, denizden ve havadan tam bir ablukaya alınan Gazze'de ise yaşananlar içler acısı. Her gün Gazze'de devam eden saldırılarla ilgili yüzlerce haber yazılmasına rağmen yapılan vahşi siyonist saldırıların boyutunu ancak Filistinlilerle konuştuktan sonra anlayabiliyoruz. Mısır hükümetinin İslâm ülkeleri nezdinde kötü olan prestijini kurtarmak ve kendi halkına yönelik olumlu bir mesaj vermek için Gazze'den istemeyerek de olsa getirdiği Filistinli yaralıları Kahire'deki kaldıkları hastanelerde ziyaret ettik.
GÖRDÜĞÜMÜZ MANZARA YÜREK BURKUCU
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için Mısır'da bulunan ama Mısır hükümetinin Rafah sınır kapısını kapatması yüzünden uzun süredir Kahire'de bekleyen Yardımeli Derneği Genel Koordinatörü Osman İlhan ile yaptığımız ziyaret sırasında gördüğümüz manzaralar yüreklerimizi burktu. 11 yaşından 60 yaşına kadar birçok Filistinli İsrail saldırılarından ağır yaralarla kurtulabilmişlerdi. Hepsinin vücudunda ağır yaralar, kalıcı izler ve kalıcı sakatlıklar vardı. Mısır hekimler birliğinin girişimleri ile aldığımız izin sonucu yaptığımız ziyarette en çok şaşırdığımız şey ise kendilerine moral destek vermek için ziyaret ettiğimiz Filistinli yaralıların bizim üzüntümüz karşısında bize moral vermeye çalışmaları oldu.
"SİZLERİ GÖRDÜK YA BU BİZE YETER"
Özellikle Yardımeli Derneği Genel Koordinatörü Osman İlhan'ın dernek adına yaptığı maddi yardıma neredeyse istisnasız tüm Filistinli yaralılar, "Sizin bizi ziyaret ediyor olmanız bu yardımdan bizim için daha değerlidir. Sizleri burada bile yanımızda görmek bize yeter de artar" cevabını verdiler.
Vücudunu parça parça Filistin için vermiş
Kendisini ziyaret ettiğimiz yaralılar içinde bizi en çok etkileyen İbrahim Şahin'di. O özgürlüğün bedelini parça parça vücuduyla ödemiş. Daha önce 2006 yılında İsrail askerlerinin tanklarla Gazze'ye yaptıkları bir saldırı sırasında eli bileğinden kopmuş. Gazze'deki son saldırılarda da ayağından ve karnından yaralanmış. Ayağına isabet eden kurşun kaval kemiğini parçaladığı için ameliyatla parçalanan kemikler alınmış bu nedenle bacağı 17 cm kısalmış. Mısır'a gelen ilk yaralı gruba Mısır hükümeti refakatçi izni vermemesi yüzünden hastanede yalnız kalıyor. Kimsesi olmadığı için de zorunlu ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Yardımeli Derneği Genel Koordinatörü Osman İlhan bize eşlik eden Mısır Hekimler Birliği üyesi doktordan İbrahim'e bir refakatçi bulmasını, refakatçinin masraflarının Yardımeli tarafından karşılanacağını belirtiyor. İbrahim bu haberi sevinçle karşılıyor. Zaten yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyor. Sürekli şükrediyor, içinde bulunduğu durumdan asla şikâyetçi değil. Yardımeli Derneğinden kendisine uzatılan yardım zarfını önce almak istemiyor ancak ısrarımız üzerine utanarak kabul ediyor.
Şehid oluncaya kadar
Bacağına isabet eden kurşunların yol açtığı kırılmalar ve parçalanmalar nedeniyle ağır yaralı olarak yatan Hüseyin Bereket ise, Türkiye'den gelen kardeşlerine iletilmesi için şunları söylüyor: "Onlar en teknolojik silahlar kullansalar da Allah'ın izniyle biz taşlarla onlara karşı duracağız, tâ ki özgürlüğümüze kavuşuncaya ya da Filistin için şehid oluncaya kadar."
KARDEŞİ DE YARALANMIŞ
Ahmed helikopterden açılan ateş sonucu yaralanmış. Yaşadığı mahalleye havadan helikopterlerle ve karadan da İsrail askerlerinin verdiği destekle bir operasyon düzenlenmiş. Bu saldırılar sırasında komşularından 7 kişi hayatını kaybetmiş. Ahmet ve kardeşi de ağır yaralanmış. Ahmed'e refakat eden Baba Halit, Ahmed'i Mısır'a getirerek tedavi ettirmenin sevincini yaşarken, iki bacağı kopan diğer oğlunu getirememenin üzüntüsü içinde. Mısır hükümeti Rafah sınır kapısını zamanında açarak Filistinli yaralıları Mısır'a almadığı için Ahmed'in bacağı iltihap kapmış, doktorlar ameliyat için enfeksiyonun geçmesini bekliyorlar.
Henüz 11 yaşında
Şükrü henüz 11 yaşında. Siyonist İsrail askerleri Şükrü'yü sırtından vurmuşlar. Omuzundan giren kurşun boynundan çıkmış. Boyun bölgesinde sinirleri zarar gördüğü için bacakları tutmuyor. Yaşadığı şoku hâlâ üzerinden atabilmiş değil, zaman zaman etrafına boş bakışlar fırlatıyor. Bir hafta önce Hilal hastanesine getirilmiş, refakatçi olarak amcası kalıyor yanında. Amcası Halit adeta yeğeninin üzerine titriyor. Günlerdir Şükrü'nün yatağının yanına serdiği bir nevresimin üstünde yerde yatıyor. Şükrü'ye bir isteği olup olmadığını soruyoruz; "yüzük" diye cevap veriyor. Onun bu mütevazı isteği bizi tatmin etmiyor İlla da daha büyük bir şey istemesi için ısrar ediyoruz. Bu sırada amcası devreye giriyor, "Ben sana gelen ziyaretçilerden bir şey istememelisin demiştim" diye Şükrü'yü uyarıyor. Amca Halit "Her şey Filistin için" diyor ve her şeyi bir tek cümlede özetliyor.
İsrail'in taktiği yok etmek
Yaralıların çoğu bacaklarından vurulmuş. Acaba bir taktik mi diye soruyoruz, kendisi de bacağından yaralanan Vahid'e. Kesin bir dille "hayır" diyor. "İsrail'in bir tek taktiği var o da öldürmek. Ancak Allah'ın takdiri bu". Müthiş bir teslimiyetleri var. Moral vermek için girdiğimiz hastanede adeta moral buluyoruz. Yardımeli Derneği'nden Osman İlhan'ın uzattığı yardım zarfını almak istememesine rağmen, yatağının bir kenarına sıkıştırarak hayranlıkla karışık bir duygu ile yanından uzaklaşıyoruz Vahid'in.
Babası Hasan'la gurur duyuyor
İki bacağından çok ciddi şekilde yaralanan Hasan ise sinirleri koptuğu için bacaklarını hareket ettiremiyor. Babası asker olan oğluyla gurur duyuyor. Toplam 11 çocuğu bulunan baba, "Hasan gibi 50 evladım daha olsa hepsini tek tek Filistin için feda ederim" diyor. Hasan'ın bacağında derin yarıklar var. Dikiş atılamadığı için kendiliğinden kapandığı her halinden belli olan yaralar Gazze'de nasıl bir tıbbi yoksunluk yaşandığı konusunda da ipuçları veriyor.
MORALİMİZ ÇOK YÜKSEK
Said Abdullah ise bir yaralı değil refakatçi. Yaralanan kardeşine bakmak için burada bulunuyor. Ziyaret için girdiğimiz odada kimsenin olmadığını görünce kardeşinin nerede olduğunu soruyoruz. "Şu anda roket isabet eden iki bacağını kesmek üzere ameliyata aldılar" diye cevap veriyor. Hafızalarımızdan Said'i teselli edecek bir tek kelime bulmak için kendimizi zorlarken, söze giriyor Said, "Allah'a çok şükür her şeye rağmen moralimiz çok yüksek". Bizim boğazımıza dizilen düğümler geçmiş değil, bir an Said için Saidler, Vahidler, Şükrüler adına avazımız çıktığı kadar bağırmak geliyor içimizden. Kimse ağlamıyor, feryat etmiyor. Kimse isyan etmiyor, küfretmiyor, kahretmiyor... Burada bir şeyi daha iyi anlıyoruz. Gelişmiş silahlar sağlam tahkim edilmiş imanlı insalara zarar veremiyor.
CEVDET KILIÇLAR / Vakit

Filistinli yaralılar için Türkiye'den heyet Kahire'ye gitti
İHH İnsani Yardım Vakfı, İsrail saldırılarında yaralanan Filistinlileri Türkiye'de tedavi etmek için bölgeye içinde milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de bulunan bir heyet gönderdi. Heyet, ilk gün Mısır'ın başkenti Kahire'deki Nasır Hastanesi ile Haram Hastanesindeki Filistinli Yaralıları ziyaret etti. Daha sonra Filistinli yaralıları Türkiye'de tedavi ettirmek için çeşitli temaslarda bulundu.
Bölgeye giden heyet; AK Parti Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir, Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır ve Hatay Milletvekili Fevzi Şanverdi ile İHH Ortadoğu Sorumlusu Ahmet Emin Dağ, İHH Sağlık Birimi Başkanı Yaşar Kutluay, İHH Basın Sorumlusu Adem Demir, İHH Gönüllüsü Dr. Şaban Coşkun, Filistin Dayanışma Derneği(fidder) Başkanı Tahsin Mısırlı, İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (IDSB) Başkanı Necmi Sadıkoğlu, TGTV Başkanı Necati Ceylan, Mazlumder Mütevelli Heyet Üyesi Şadi Çarsancaklı, Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi İlker İnanç Balkan ve Filistin Dostluk Derneği Genel Sekreteri Münir Şahin'dan oluşuyor.
Heyet ilk gün Mısır'ın başkenti Kahire'deki Nasır Hastanesi ile Haram Hastanesi'ndeki Filistinli yaralıları ziyaret etti. Ayrıca Türkiye Büyükelçiliği ile Filistin Büyükelçiliği ziyaret edildi. Heyet, daha sonra Filistinli yaralıların Türkiye'de tedavi edilmeleri için çeşitli görüşmeler yaptı. Konu için Mısır Sağlık Bakanlığı Müsteşarı ve Arap Doktorlar Birliği Başkanı Dr. Cemal Abdüsselam ile görüşüldü.
Ekip buradaki temaslarının ardından Gazze bölgesine yakın olan Ariş'e geçecek. Ariş hastanesindeki Filistinli yaralılar ziyaret edildikten sonra Refah sınırına hareket edilecek. Burada düzenlenecek bir basın toplantısıyla bölgede yaşananlar hakkında Türkiye ve dünya kamuoyuna bilgi verilecek. Heyet, Filistinli yaralılarla Türkiye'ye dönmeyi planlıyor.
HAKSÖZ-HABER