Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), ABD'nin mahkemeye yönelik yeni yaptırımlar uygulamasını beklerken, bağımsızlığını ve çalışmalarını sürdürebilmek için alternatif yollar arıyor.
UCM'nin vekaleten başsavcısı Mandiaye Niang, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin mahkemeye yönelik saldırılarının UCM'nin faaliyetlerinin yanlış anlaşılmasından kaynaklandığını belirtti.
Niang, Agence France-Presse'ye verdiği röportajda mahkemenin en büyük endişesinin yeni yaptırımlar uygulanması tehdidi olduğunu söyledi. Yaptırımların yalnızca kişileri değil, kurumsal düzeyi de hedef alabileceği uyarısında bulunan Niang, bunun özellikle teknolojik altyapının kullanımı açısından UCM'nin çalışmalarını sürdürme kapasitesi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio daha önce UCM'yi ABD'nin egemenliğini tehdit etmekle suçlayarak mahkemeyi "taş taş sökmek" suretiyle dağıtma sözü vermişti.
ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker'ın da Politico'ya göre müttefiklerden UCM'nin "sistematik olarak tasfiye edilmesi" için destek istediği ve NATO ülkelerine mahkemenin kuruluşunu sağlayan Roma Statüsü'nden çekilmeleri çağrısında bulunduğu bildirildi.
Yaptırımlara karşı alternatif arayışı
Niang, ABD'nin baskılarına karşı mahkemenin bağımsızlığını korumasını ve çalışmalarını sürdürmesini sağlayacak "alternatifler" geliştirmek için çalıştığını söyledi.
ABD, Gazze Şeridi'ndeki soykırım suçları nedeniyle işgal rejimi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarılmasının ardından UCM yetkililerine yönelik bir dizi yaptırım uygulamıştı. Yaptırım uygulanan isimler arasında mevcut Senegalli başsavcı da bulunuyor.
ABD yaptırımları nedeniyle yaptırım listesine alınan kişiler, ödeme sistemlerini kullanmakta ve uçak veya otel rezervasyonu gibi basit işlemleri gerçekleştirmekte dahi ciddi sorunlarla karşılaşıyor.
65 yaşındaki Niang ise asıl önceliğin bu yaptırımların UCM'nin çalışmalarını ve bağımsızlığını etkilemesini önlemek olduğunu vurguladı.
Eski Filipinler Devlet Başkanı Duterte'nin davası
Niang, görev döneminde yürüttüğü "uyuşturucuyla savaş" kapsamında işlendiği öne sürülen insanlığa karşı suçlar nedeniyle UCM tarafından yargılanan eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin davasına liderlik etmeye hazırlanıyor.
Dava, UCM tarihindeki en önemli yargı süreçlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Niang, daha önce dokunulmaz görünen liderlerin kendilerine yöneltilen suçlardan dolayı hesap vermesinin, iktidar sahiplerine ve ağır suçlar işlemeyi düşünebilecek kişilere "son derece güçlü" bir mesaj gönderdiğini söyledi.
"Hepimiz hiç kimsenin adaletten kaçmaması gerektiği konusunda hemfikiriz" diyen Niang, eski Filipinler Devlet Başkanı'nın UCM karşısına çıkmasının yakın zamana kadar "hayal bile edilemez" olduğunu belirtti.
Siyasi koşulların değişmesine rağmen Niang, hakkında tutuklama emri çıkarılan liderlerin de mahkeme önüne çıkarılmasını umduğunu ifade etti. Bu isimler arasında soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bulunuyor.
Niang, geçtiğimiz temmuz ayında "ağır suistimal" gerekçesiyle görevden alınan Karim Khan'ın ardından UCM Savcılık Ofisi'nin başına vekaleten getirildi. Khan, cinsel saldırı suçlamalarıyla karşı karşıya kalmış, eski başsavcı bu suçlamaları reddetmişti.
Niang, söz konusu sürecin artık geride kaldığını belirterek, "Yeniden işimize odaklanmalıyız" dedi. Mahkemenin yeni başsavcısı üye ülkeler tarafından seçilene kadar kurumun çalışmalarında sürekliliğin sağlanması için gerekli derslerin çıkarıldığını ve bu sürecin aylar süreceğini ifade etti.
