Hamas, İsrail işgal ordusunun Kalkilya'nın kuzeyindeki Ceyyus beldesinde, "ayırma duvarının" gerisinde bulunan yaklaşık 137 bin 500 dönüm Filistin tarım arazisine el koyma kararını kınadı. Hamas, kararı "apaçık hırsızlık" ve yeni bir yerleşimcilik suçu olarak nitelendirdi.
Hamas tarafından cuma günü yapılan açıklamada, söz konusu kararın Filistin topraklarına ve halkına yönelik açık bir saldırı olduğu ve İsrail'in ilhak ve zorla yerinden etme politikasının bir parçasını oluşturduğu belirtildi.
Hareket, bu tür uygulamaların sürdürülmesinin, işgalin Batı Şeria'da yeni yerleşimcilik gerçeklikleri dayatma ve bölgedeki Filistinlileri topraklarından çıkarma girişimlerini yansıttığını ifade etti.
Hamas, işgal güçlerinin uygulamalarının Filistin halkının topraklarına ve ulusal haklarına bağlılığı ve direnişi karşısında başarısız olacağını belirterek, bu adımların işgale herhangi bir meşruiyet kazandırmayacağını vurguladı.
Hareket ayrıca işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'teki Filistinlilere, İsrail'in yerleşim planlarını tüm mevcut imkanlarla karşı koyarak ve direnişi tırmandırarak engelleme çağrısında bulundu.
Hamas, Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluma da sorumluluklarını yerine getirerek İsrail'in yerleşim genişletme ve Filistin topraklarını gasp etme politikasını durdurmak için somut adımlar atma çağrısı yaptı.
Açıklamada, bu politikaların uluslararası hukukun açık ihlali olduğu ve İsrail'in yerleşim faaliyetlerini reddeden uluslararası karar ve tutumlara doğrudan meydan okuduğu ifade edildi.
Batı Şeria'da toprak gaspları hızlanıyor
Son karar, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarına el koyma ve yasa dışı yerleşimleri genişletme politikasını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi.
İsrailli makamlar bu ayın başında üç yerleşim biriminde 1.516 yeni yerleşim konutu inşa edilmesine yönelik planları ilerletmişti. İnsan hakları kuruluşları, yerleşim inşasının hızlanmasına paralel olarak yeni toprak gaspı kararlarının da devreye sokulduğu uyarısında bulunmuştu.
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), bu uygulamaların işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakına yönelik daha geniş kapsamlı bir politikanın parçası olduğunu belirterek, Filistin topraklarının giderek daha fazla gasp edilmesine ve İsrail yerleşimlerinin genişletilmesine dikkat çekti.
Toprak gaspı politikası 2026 boyunca hız kazandı. İsrailli makamlar şubat ayında işgal altındaki Batı Şeria'nın geniş bölgelerini sözde "devlet arazisi" olarak tanımlamaya ve geniş alanlarda arazi kayıt işlemleri başlatmaya yönelik adımlar attı. Arap ve Müslüman ülkeler, bu uygulamaların yeni toprak gasplarını ve işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde İsrail egemenliğinin dayatılmasını kolaylaştıracağı uyarısında bulundu.
Soykırım ve işgal rejimi İsrailli makamlar ayrıca yerleşim altyapısı amacıyla Filistinlilere ait tarım arazilerine defalarca el koydu. Daha önce Tulkerim'de yüzlerce dönüm tarım arazisini etkileyen kararlar çıkarılmış, El-Halil'de ise yerleşimcilere özel yollar inşa edilmesi amacıyla Filistinlilerin özel mülkiyetindeki arazilere el konulmuştu.
