Hamza Türkmen / Haksöz Haber
2007 sonrasıydı. Kur’an tefsiriyle ilgili geniş katılımlı bir toplantıdan çıktığımızda, ağabey dediğim Türkiye tevhidi uyanış sürecinden gelen iki önemli yazarla Yeşilyurt sahiline çay içmeye gitmiştik.
İkisinin de 70’li 80’li yıllarda sağcı, devletçi, milliyetçi kimlik kirliliklerinden arınılmasına ve İslami bilgilenme sürecimize önemli katkıları vardı. Ama başından beri birisi tek başına da olsa kalemi ile para kazanarak ayakta kalmayı savundu; 90’lı yıllar itibariyle de alternatif saflar aradı. Diğeri ise tüm teorik birikimine rağmen alınteri ile ekmeğini kazandı, modernist eğilimlere karşı tavrını korudu ve hep cemaat olma özlemini dillendirdi.
Tabii ki hepimizin olduğu gibi onların da zaafları vardı. Onlara ağabey dememin nedeni, Türkiye İslami uyanış sürecine sağladıkları katkılarına saygı gösterme vefasıydı.

