Siyonist işgal güçlerinin Gazze'ye yönelik sürdürdüğü saldırı ve katliamlar ve Lübnan Hizbullah direnişi komutanı İmad Muğniye'nin siyonist ajanlar tarafından şehid edilmesine tepki olarak İsrail'in Ankara büyükelçiliği önünde protesto gösterisi düzenlendi..
"Katil İsrail Ortadoğu'den Defol" "Terörist İsrail Türkiye'den Defol" "Hamas'a Hizbullah'a Direnişe Bin Selam" "Şehidlerin Yolunu Sürdüreceğiz" "Katil Olmert! Katil Bush" sloganlarıın atıldığı protesto gösterisinde siyonist işgal güçlerinin katlettiği Filistinli bebeklerin temsili maketleri taşındı.
İsrail bayrağı yere serilerek konuşmalar bu bayrağın üzerine basılarak yapıldı. Bayrak daha sonra yırtılarak parçalandı ve çiğnendi.
Mazlumder- Kudüs-Der ve Kardelen-Der tarafından düzenlenen protesto gösterisinde Kardelen-Der Başkanı Hüda Kaya yaptığı konuşmada Filistin'deki siyonist katliamlar karşısında Türkiyeli müslümanlar olarak duyulan acıyı dile getirerek saldırı, katliam ve ambargolar altında büyük bir zulümle karşılaşan Filistin halkı ile dayanışmanın önemine vurgu yaptı.
Hüda Kaya konuşmasında "İşgalci siyonist rejim yıllardır Filistinliler üzerinde uyguladığı zulüm ve baskıyı son bir haftadır tekrar artırarak devam ettirmektedir. Bugün Gazzeli kardeşlerimizin bütün ambargolara, baskılara, zulümlere, bir ekmek bulamamasına, çocuklarına bir ilaç bulamamasına karşılık bizler de onların acısını yüreklerimizde hissettiğimizi göstermek için Türkiye'nin başkenti Ankara'ya feryadımızı duyurabilmek için buraya geldik. Bugün burada yükselteceğimiz feryad elbet onlara ekmek yedirmeyecek, ilaç buldurmayacak, onların sularını akıtmayacak, elektriklerini açmayacak sınırlarındaki ambargoları ortadan kaldırmayacak. Ama bizler odalarımızda çaresiz ve pasif oturup kalmaktansa, sesimizi dost düşman herkese duyuralım, yöneticilere duyuralım. Gazze'deki kardeşleimizin yanında olduğumuzu ve onların meşru hükümeti ve onların başbakanı İsmail Heniye'nin çağrısına lebbeyk dediğimizi, onların feryadları karşısında yüreklerimizin onlara aktığını, sevgimizin ve dualarıımzın onlarla olduğunu burada, bu siyonist elçliğin önünde haykıralım diye burada toplandık" diyerek Filistinli müslamanlarla ve Hamas hükümetiyle dayanışmasını dile getirdi.
Programda Kudüs-Der adına bir konuşma yapan Nureddin Şirin ise "Bugün biz buraya, kan içici siyonist rejimin elçiliğinin önüne hem Filistinli kardeşlerimizin acısını paylaştığımızı, hem de onların meşru ve mukaddes direnişlerini bütün varlığımızla desteklediğimizi göstermek için geldik. Biz burada bu gayri meşru rejimin varlığına olan tepkimizi, öfkemizi ve tahammülsüzlüğümüzü göstermek ve haykırmak için toplandık. Bizler kadınıyla erkeğiyle bu ülkenin Müslüman halkıyız: bu ülkenin yöneticileri bu siyonist rejimin varlığını tanısa da, bu ülkenin yöneticileri ile bu rejim arasında siyasi-askeri anlaşmalar imzalansa da, eli kanlı terörist yöneticiler bu ülkeye bir barış elçisi gibi gelip ayakta alkışlansa da, bu ülkenin şerefli Müslüman halkı bu siyonist rejimi hiç bir zaman tanımamış ve hiçbir zaman da tanımayacaktır" diyerek Türkiyeli müslümanların İsrail'in varlığını tanımadığına ve siyonist rejimin katliamları karşısında sessiz kalmayacağına dikkat çekti.
Siyonist İsrail rejimi ajanlarınca Suriye'nin başkenti Şam'da şehid edilen Hizbullah direniş komutanı İmad Muğniye'nin İsrail rejimine ağır darbeler indirdiğine değinen Şirin sözlerini "Filistin halkının temsilcisi Hamas hükümetini ve başbakan İsmail Heniye'yi, siyonist rejimin katlettiği bütün şehidlerimizi, İslam ve Müslümanların bu azılı düşmanına karşı kahramanca direnen bütün mücahidlerimizi selamlıyor; onların siyonist düşmanı perişan eden mübarek ellerinden,pazularından ve siyonistleri kahredeci kurşunlar sıkan parmaklarından öpüyoruz. Bütün ömrünü siyonizme karşı mücadeleye adayarak İsrail'e ağır darbeler indiren ve sonunda Şeyh Ragıb Harb, Seyyid Abbas Musavi, Dr. Fethi, Şikaki, Şeyh Ahmed Yasin ve Abdülaziz Rantisi gibi şehidler kervanına katılan İmad Muğniye'yi selamlıyor onların bizlere bıraktığı mirası ve sancağı koruyacağımıza dair Rabbimize söz veriyoruz" diyerek bitirdi.
Konuşmaların ardından bir İsrail bayrağı yırtılarak yere atılıp çiğnendi.













Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, uluslararası sözleşmeleri, ahlâki ve insani değerleri hiçe sayan İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları karşısında BM'nin sessiz kalmasının İsrail'i daha da cesaretlendirdiğini söyledi. Aksu, "BM'nin sadece endişe ve üzüntülerini dile getirmekle yetindiği saldırılar karşısında hiçbir uluslararası mekanizmanın caydırıcı rol oynaması işgalci terörü desteklemekten başka bir şey değildir. Yapılanlara sessiz kalarak net tavır ortaya koyulmaması, somut yaptırım kararları alınmaması, İsrail yönetimini hukukdışı uygulamaları konusunda cesaretlendirmektedir. Saldırılara ve katliama karşı sessiz kalmak, bu soykırımın ortağı olmaktır" dedi. İsrail'in 60 yıldır barışı ve özgürlüğü bombaladığını belirten Aksu, "BM Güvenlik Konseyi, AB, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ve dünya devletleri bu zulme ve vahşete neden susuyorlar ve sessiz kalıyorlar? BM, gerekenleri acilen yapmalı, İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres, İsrail Başbakanı Ehud Olmert derhal savaş suçlusu olarak yargılanmalı. Türkiye Büyükelçisi derhal İsrail'den çekilmeli" diye konuştu.
Mazlum-Der Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu da, Ortadoğu'da Siyonist İsrail'in insanlığın tüm değerlerini imha ederek zorbalığına devam ettiğini belirtti. Gergerlioğlu, "Siyonist İsrail'i saldırıları durdurmaya, işgali bitirmeye, masum bebeklerin katili olmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Gazze'deki ambargonun bir an evvel bitirilmesini istiyoruz. İsrail ile yapılan tüm anlaşmalar iptal edilmeli. Siyonist İsrail'i durduracak adımları bekliyoruz. İsrail ile tüm diplomatik ilişkiler kesilmeli ve İsrail Büyükelçisi gönderilmelidir" diye konuştu.
(Velfecr - Vakit)

