ABD'nin en büyük Cumhuriyetçi eyaletlerinden Teksas'ta son yaklaşık bir buçuk yılda Müslümanlara ve İslami kurumlara yönelik siyasi söylem ve uygulamaların artması, ülkede güvenlik, din özgürlüğü ve kimlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
İngiliz The Economist dergisinin yayımladığı analize göre, Cumhuriyetçi yönetimin öncülüğünde yürütülen kampanya artık yalnızca "dış kaynaklı terör" söylemiyle sınırlı kalmıyor; bunun yerine Amerika'nın kimliğinin içeriden değiştirildiği iddiasına dayanan yeni bir siyasi söylem öne çıkıyor.
Kampanya 2025'te hız kazandı
Süreç, Şubat 2025'te Teksas Valisi Greg Abbott'ın Doğu Plano İslam Merkezi tarafından planlanan konut projesini "şeriat şehirleri modeli" olarak nitelendirmesiyle ivme kazandı.
Bu açıklamanın ardından eyalete bağlı yaklaşık 12 kurum tarafından proje hakkında soruşturmalar başlatıldı.
Kasım ayında ise Abbott, Amerika'nın en büyük Müslüman sivil haklar kuruluşlarından Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi'ni (CAIR) "yabancı terör örgütü" olarak tanımladı ve kuruluşun eyalette arazi satın almasını yasakladı.
Mart ayında İslami okullar yeni eğitim kuponu programının dışında bırakılırken, Cumhuriyetçi Parti'nin Teksas teşkilatı "Teksas'ın İslamlaştırılmasının durdurulması" hedefini yasama öncelikleri arasında ikinci sıraya yerleştirdi.
"Ayrı bir tehdit algısı" oluşturulduğu belirtiliyor
The Economist'e göre, günümüzdeki söylem 11 Eylül sonrasındaki İslam karşıtı atmosferden farklı bir zeminde şekilleniyor.
Dergi, bu yaklaşımın Amerika'nın kültürel kimliğinin içeriden değiştirildiği yönündeki endişeler ile ülkede güç kazanan Hristiyan milliyetçiliği akımının birleşiminden beslendiğini aktarıyor.
Vali Greg Abbott, ABD'nin "Hristiyan bir devlet olarak kurulduğunu" savunurken, bu görüş Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve muhafazakâr isimlerden Charlie Kirk gibi siyasetçiler tarafından da dile getiriliyor.
Cumhuriyetçi siyasetçilerden sert açıklamalar
Habere göre son dönemde çok sayıda Cumhuriyetçi siyasetçi İslam'ı Amerikan kimliği açısından tehdit olarak gösteren açıklamalar yaptı.
Organize Nefret Araştırmaları Merkezi verilerine göre, 46 Cumhuriyetçi seçilmiş yetkili son 13 ay içinde Müslümanlara yönelik 1100'den fazla paylaşım yaptı. Bu rakamın önceki dönemlere göre yaklaşık 15 kat arttığı belirtildi.
Bazı siyasetçiler İslam'ı "ölüm kültürü" olarak nitelendirirken, Tennessee Temsilcisi Andy Ogles ise "Müslümanların Amerikan toplumunda yeri olmadığını" öne sürdü.
Teksaslı Cumhuriyetçi Temsilciler Chip Roy ve Keith Self de geçen yıl Kongre'de "Şeriatsız Amerika Grubu"nu kurdu. Gruba 25 eyaletten 66 milletvekilinin katıldığı belirtilirken, Roy'un Müslüman yabancıların ülkeye girişini engellemeyi amaçlayan bir yasa tasarısı sunduğu ifade edildi.
Kamuoyunda görüş ayrılığı büyüyor
Haberde yer verilen kamuoyu araştırmalarına göre, Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 75'i Amerikan değerleri ile İslam'ın bağdaşmadığını düşünürken, Demokrat seçmenlerde bu oran yüzde 30 seviyesinde bulunuyor.
Analize göre bu görüş ayrılığı 2011 yılından bu yana belirgin biçimde arttı.
Ayrıca Florida'da yapılan bir ankette Cumhuriyetçi seçmenlerin "Amerika'da İslam" konusuna kürtaj ve silah taşıma hakkı gibi gündemlerden daha fazla önem verdiği kaydedildi.
Tartışmalar eğitim sistemine de yansıdı
Teksas'ta geçen yıl sınıflarda On Emir'in bulundurulmasının zorunlu hale getirilmesinin ardından, eyalet eğitim kurulu Haziran ayında müfredatta kapsamlı değişiklikler yaptı.
Ortaokullardaki "Dünya Kültürleri" dersi kaldırılırken, lise müfredatında İslam inancını anlatan bölümler yerine "cihat öğretisi, İslam fetihleri ve Hristiyan topraklarının ele geçirilmesi" başlıklı içeriklere yer verildi.
Bunun yanında İncil kaynaklı metinlerin okutulmasına ilişkin ders içerikleri de artırıldı.
Müslüman kuruluşlar "dini baskı" uyarısında bulundu
Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR), yaşananların artık yalnızca İslamofobi olarak değerlendirilemeyeceğini, bunun Müslümanların eyaletten ayrılmasını teşvik eden sistematik bir dini baskıya dönüştüğünü savundu.
Buna karşılık bazı muhafazakâr düşünce kuruluşları ise sosyal medyadaki sert söylemlerin gerçek güvenlik tehditlerini gölgelediğini, radikalizmle mücadelede ılımlı Müslümanların önemli ortaklar olabileceğini ifade ediyor.
Mahkemeler bazı uygulamaları durdurdu
Vali Abbott'ın politikaları yargıdan da kısmen döndü.
Mahkemeler, İslami okulların eğitim kuponu programı dışında bırakılmasına yönelik girişimi durdururken, Doğu Plano İslam Merkezi'nin dini ayrımcılık gerekçesiyle açtığı davanın görülmesine izin verdi.
Ronald Reagan döneminde göreve atanan bir federal yargıç da eyalet yönetimini eleştirerek, caminin şeriat uygulamaya çalıştığına dair herhangi bir somut delil sunulmadığını belirtti.
Buna rağmen Cumhuriyetçi yönetimin önümüzdeki yasama döneminde benzer düzenlemeleri yeniden gündeme getirmesi beklenirken, bazı eyaletlerin de "Teksas modeli"ni örnek alabileceği değerlendiriliyor.
The Economist, "İslam ve Amerikan kimliği" tartışmasının önümüzdeki yıllarda ABD siyasetinin en önemli gündem başlıklarından biri haline gelebileceği değerlendirmesinde bulundu.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.