Selahaddin E. Çakırgil’in yorumu:
Önce şu tespiti gözönünde bulunduralım..
Eskiden, ‘tam bağımsızlık’tan söz edilirdi, heyecanla..
Halbuki, bu arzu, geçmişte de masaldı, ama, hele de günümüzde daha bir masal ve hayal.. Bugün, tam bağımsız ülkeye en mükemmel örnek, İsviçre’dir.
Ama, o da tam bağımsızlık ne kelime, en baştan bağımlıdır.
Çünkü, uluslararası hukukun kaynaklarından birisi olarak kabul edilen Birleşmiş Milletler kararları gereğince, İsviçre, uluslararası hiç bir ihtilafta, BM’de oy sahibi olmamak, görüş belirtmemek karşılığı olarak, BM üyesi bütün ülkeler de İsviçre’ye saldırmamak taahhüdünde bulunmuştur. Yani, her açıdan, taa baştan bağımlılık..
Bu durumda en zorba emperyalist ülkeler bile, en azından zâhiren, uluslararası hukuk ve diplomasi kurallarına uygun hareket etmek zorundalar..

