Siyonist İşgal Politikasının İflasının İtirafı

Siyonist İşgal Politikasının İflasının İtirafı

Ehud Olmert, giderayak bir itirafta daha bulundu. Geçtiğimiz gün “Büyük İsrail gerçekçi değil!” diyen Olmert, şimdi de “40 yıldan beri yerleşim birimleri için verdiğimiz paralar boşuna gitti!” dedi. Öte yandan Kadima’nın yeni lideri Siyonist kadın Tzip

Olmert, başbakanlık koltuğundan istifa etmeden önce dün (17 Eylül Çarşamba) Eşlim Kibbutz'undaki üniversite öğrencileri sitesine yaptığı ziyarette şunları söyledi: "40 yıldır Batı Yaka'da yerleşim birimleri yapmakla uğraşıyoruz. Bunca yılımızı kaybettiğimiz gibi, yığınla para da kül oldu. Zamanın geçmesiyle, Batı Yaka'nın bize ait bir mülk olmadığı ortaya çıktı."

Geçmişte yerleşim birimlerinin yapılmasını savunanlardan birinin de kendisi olduğunu söyleyen Olmert şöyle devam etti: "İsrail bütün servetini, Batı Yaka'daki yerleşim birimlerine harcadı. Batı Yaka İsrail'in ayrılmaz bir parçası olarak düşünülüyordu. Fakat şimdi ben, Batı Yaka'da paraları boşuna harcadığımızı düşünüyorum. Batı Yaka'da yerleşim birimi yapmak için büyük kaynaklar ve boşa giden düşünceler harcadık. Fakat tarih, açık ve net olarak gerçek anlamda İsrail için uygulanabilir iki alternatifin olduğunu ortaya koydu. Bunlar Nakab ve el-Celil bölgeleridir. İsrail'in geleceği de Batı Yaka'daki Filistinlilerle iç içe yaşamak şeklinde olmayacaktır."

Olmert daha önce de "Büyük İsrail Projesi"nin artık hayal olduğunu, bunu hala düşünenlerin de sadece kendilerini kandırdığını söylemişti.

Livni'nin Kadima Liderliğine Tepkiler:

İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, Kadima Partisinin liderlik yarışında zafere ulaştığını ilan etti. Dün yapılan seçimlerde Olmert'ten boşalan koltuğa aldığı %49 oyla Tzipi Livni oturdu. Son olarak Siyonist çete devletinin Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Livni'nin MOSSAD ajanlığı yaptığı ve Filistinlilere yönelik dış operasyonlarda görev aldığı biliniyor. Ariel Şaron çizgisindeki Livni'nin İsrail ile Filistin'in bir arada yaşayabileceği tezini savunmasından dolayı Mahmud Abbas tarafından da desteklendiği biliniyor. Ancak İslami direniş grupları ve Hamas hükümeti mültecilerin dönüşü konusunda ve Filistin halkının diğer temel talepleri hususunda asla taviz vermeyen ve şahin politikacı olarak sivrilen Livni'de olduğu gibi Siyonist çere reisleri arasında bir fark görmüyor. Başbakan olmasına kesin gözüyle bakılan Livni'nin Kadima liderliğine seçilmesine Hamas ve İslami Cihad byle tepki gösterdi:

Hamas'ın Tepkisi

Hamas, seçimlerle ilgili "Filistin halkına düşmanlıkta Livni ile Mofaz arasında hiçbir fark yok!" derken Filistin Başbakanı İsmail Heniyye de seçimleri önemsemediklerini ortaya koydu. Hamas sözcüsü Fevzi Burhum, tüm Siyonist liderlerin aynı olduğunu belirterek, Livni'nin seçilmesini arzu eden Mahmud Abbas'ı da eleştirdi.

Filistin Başbakanı İsmail Heniyye ise, Kadima seçimlerinin kendileri açısından hiçbir öneminin olmadığına işaretle "Filistin Davası, İsrail'in seçimlerinden etkilenmiyor. Çünkü bütün İsrail liderleri, Filistin halkının haklarını kabul etmemektedir." dedi. Heniyye sözlerine şöyle devam etti: "Biz, İsrail'in seçimlerinden kesinlikle etkilenmiyoruz. Çünkü bu, İsrail'in iç sorunudur. Tüm İsrail liderleri, halkımıza karşı düşmanca siyasette, haklarımızı tanımayı reddetmede (başkenti Kudüs olan bağımsız devletin ilanı ve mültecilerin dönüş hakkı) ittifak etmişlerdir."

İslami Cihad'ın Tepkisi

Filistin İslami Cihad Hareketi de, Tzipi Livni'nin İsrail'in başbakanlığına seçilmesinin ardından bugün yaptığı basın açıklamasında, gasıp hükümetten bir beklentilerinin olmadığını söyledi.

İslami Cihad, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gasıp Hükümetin başına kim gelirse gelsin gerçeklikten hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Siyonist rejim topraklarımızı işgal etti. Halkımızı katletti, sürgüne gönderdi. Siyonist rejim halihazırda savaşa, ambargoya, yerleşim merkezleri inşa etmeye ve Kudüs'ü Yahudileştirmeye devam etmektedir. Diğer yandan bu düşman topraklarımızdan defoluncaya kadar mücadelemiz devam edecektir."

İslami Cihad tarafından yapılan basın açıklamasında buna ilave olarak "Bu şahıstan, ilişkileri normalleştirme müzakerelerinde gelişme katetmesini beklemek boşunadır ki halkımız ve ümmetimiz bu müzakerelerden bıkmıştır. Bu şahsın yada bir partinin kazanması üzerine kurulan beklentiler, kutsallarımız, halkımız ve topraklarımız üzerindeki kanlı eylemlerini artırmanın dışında bir şey getirmeyecektir. Seneler boyunca devam eden müzakerelerden de hedeflenen ırkçı, yayılmacı siyasetin ve işlenen suçların üzerinin örtülmesiydi. Filistin halkı için ne lanetli Oslo anlaşmasında nede diğer anlaşmalarda bir şey gerçekleşti. Gerçekleşen tek şey, Filistin davasını tasfiye ve sona erdirme projesinin başlatılmasıdır."

İslami Cihad son olarak, düşmanla her türlü müzakereye bir kez daha karşı çıkarken, düşmana karşı her türlü direniş yöntemini desteklediğini vurguladı.

(FEM / BBC / İsrahaber / Haksöz-Haber)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir