"Zekeriyya onlara 'Sabah ak­şam Allah'ı tesbih edin' diye işarette bulundu"

Zekeriyya mabetten kavminin önüne çıktı. Onlara: "Sabah ak­şam Allah´ı tesbih edin" diye işarette bulundu. (Meryem/11)

فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا ﴿١١﴾

11- Zekeriyya mabetten kavminin önüne çıktı. Onlara: "Sabah ak­şam Allah´ı tesbih edin" diye işarette bulundu.

Allah’ın emriyle insanlara konuşamıyordu ama hareketleriyle, tavırlarıyla, işaretleriyle kavmini kendi kulluğuna, kendi teslimiyetine çağırıyordu. 

Tesbih zaten sadece dille olmaz. Bedenle, hareketlerle, amellerle, azalarla da Allah tesbih edilecektir. Malın tesbihatı da o malı verenin, malın gerçek sahibinin bilinip iktisâp ve sarf yollarının Onun istediği biçimde ayarlanması, o mal konusunda Allah’ın söz sahipliğinin bilinip Onun yolunda harcanmasıdır. 

Evet Zekeriya (a.s) işaretle kavmine sabah akşam Rablerini tesbih etmelerini, Rablerini kendisini tanıttığı gibi tanımalarını, tüm noksan sıfatlardan münezzeh ve tüm mükemmel sıfatlarla muttasıf bilmelerini ve hayatlarını böyle bir Rab adına yaşamalarını öğütlüyordu. Böylece Rabbine kendisine lütfundan dolayı şükrediyor ve kavmini de şükretmeye dâvet ediyordu.

Ve işte böylece Yahya (a.s) dünyaya geliyordu. Rabbimiz daha gençlik çağında Yahya’ya hikmet verdi, peygamberlik verdi, bilgi verdi. Babası Zekeriya (a.s)ın duasını tümüyle kabul buyurdu Rabbimiz.

  BASAİRUL KUR’AN

"İşaret Etme" (Vahy) Kavramı
Ayette geçen "fe-evhâ ileyhim" (onlara vahyetti/işaret etti) ifadesi Tefsir-i Kebir'de geniş yer tutur. Râzî burada "vahy" kelimesinin sözlük anlamlarına iner:

Gizli İşaret: Râzî’ye göre buradaki vahy, bildiğimiz peygamberlik vahyi değil; el-kol hareketleri, kaş-göz işareti veya yere yazı yazma gibi  bir anlatım" şeklidir.

Allah onun konuşmasını engellediği için, Hz. Zekeriyya meramını ancak bu işaretlerle anlatabilmiştir. Bu, Allah’ın kudretinin bir göstergesidir.

"Sabah ve Akşam Tesbih Edin" Emri
Râzî bu kısmın tefsirinde iki önemli noktaya değinir:

Tesbihten Kasıt Nedir? Müfessir, buradaki tesbihin "namaz kılmak" veya "Allah’ı zikretmek" anlamına geldiğini belirtir. Hz. Zekeriyya, kendisi konuşamasa da kavmine ibadeti aksatmamalarını emretmiştir.

Neden Sabah ve Akşam? Râzî, bu vakitlerin meleklerin değişim vakti olması ve insanın zihninin en duru olduğu zamanlar olması hasebiyle seçildiğini ifade eder. Ayrıca, büyük bir nimet (Yahya a.s'ın müjdesi) alındığında, toplumun topluca şükretmesi gerektiğine işaret eder.

Allah, bir kulunun dilini insanlara karşı bağlayıp (konuşamaz hale getirip) aynı anda kendi zikrine karşı açık tutmaya kadirdir. Zekeriyya (a.s) halkla konuşamazken, tesbihatını yapabiliyordu. Bu, organlar üzerindeki mutlak tasarrufun Allah'a ait olduğunu kanıtlar."

Özetle: Râzî'ye göre bu ayet, beşeri imkansızlıkların (yaşlılık ve dilsizlik) ilahi irade karşısında nasıl kolaylaştığını ve bir mucize karşısında kulun yapması gereken tek şeyin "kesintisiz şükür ve ibadet" (tesbih) olduğunu doğrular.

 TEFSİR-İ KEBİR

Kur'an Haberleri

"Senin alâmetin, sapasağlamken insanlarla üç gün konuşmamandır"
"Rabbin böyle buyurdu. Bu bana kolaydır. Çünkü seni de daha önce hiç yokken var eden benim."
"Dedi ki: Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir?"
"Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz..."
"Doğrusu ben, kendimden sonra yerime geçecek yakınlarımdan en­dişelendim"