Yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve gökten su indiren O´dur

“Yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve gökten su indiren O´dur. “Biz, gökten indirdiğimiz su ile çeşitli bitkilerden çiftler çıkardık. Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Şüphe yok, bunda sağduyu sahipleri için elbette ayetler vardır.”

“Yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve gökten su indiren O´dur. “Biz, gökten indirdiğimiz su ile çeşitli bitkilerden çiftler çıkardık. Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Şüphe yok, bunda sağduyu sahipleri için elbette ayetler vardır.” “(Taha: 53-54)

Yeryüzünün her tarafı insanlar için her zaman bir beşik gibidir. Tıpkı bebek beşiği gibi. Öte yandan yeryüzü, insanların üzerinde yürümelerine, toprağı sürmelerine, ekip biçmelerine ve yaşamalarına elverişli olarak yaratılmış, bu faaliyetler için insanların yararlarına sunulmuştur. Her şeyi tasarlayıp yönlendiren yüce Allah, her şeyi amacına uygun olarak yarattığı gün, yeryüzüne bu konumu vermiştir.

Yeryüzünü insanlar için beşik olarak tasarlayan yüce yaratıcı orada insanlar için yollar açtı, gökten oraya su indirdi. Bu yağmur sularından nehirler ve yeraltı kaynakları oluşuyor. Bu nehirlerden biri de Firavun’un yakınından akan Nil nehridir. ‘Bu sular sayesinde yeryüzünde, erkekli-dişili çiftler halinde çeşitli türden bitkiler yetişmektedir. Bu açıdan da Mısır yeryüzünün en dikkat çekici örnek yöresidir. Bu ülkede gerek insan besini ve gerekse hayvan yemi olarak çeşitli bitkiler ve otlaklar yetişmektedir.

FİZİLALİL KUR’AN

Râzî, bu ayetleri tefsir ederken Allah’ın varlığına ve birliğine (Tevhid) dair dört büyük nimeti şu başlıklar altında inceler:

1. Yeryüzünün Bir "Beşik" (Mehd) Kılınması

Râzî burada "beşik" benzetmesi üzerinde durur. Beşik, bebeğin üzerinde rahatça hareket ettiği, sarsılmadan uyuduğu bir yerdir.

İstikrar: Dünya kendi ekseninde ve uzayda hızla hareket etmesine rağmen, Allah onu insanın üzerinde sarsılmadan durabileceği, evler inşa edebileceği bir "karar mahalli" kılmıştır.

Münasip Yapı: Yeryüzü ne çok sert (kayalık gibi) ne de çok yumuşaktır (su veya balçık gibi). Tam insanın ihtiyacına göre, ziraat yapmaya ve üzerinde yürümeye uygun bir kıvamda yaratılmıştır.

2. Yolların (Sübül) Açılması

Râzî’ye göre yeryüzünde dağlar ve nehirler arasında geçitlerin bulunması bir tesadüf değildir:

İletişim ve Ticaret: Allah, insanların ihtiyaçlarını karşılamak ve rızıklarını aramak için bir bölgeden diğerine geçebilecekleri doğal yollar var etmiştir.

3. Gökten Suyun İndirilmesi ve Bitki Çiftleri

Râzî burada biyolojik ve fiziksel bir mucizeye dikkat çeker:

Vahdet içindeki Kesret: İnen su tektir, toprak tektir; ancak ondan çıkan bitkiler renk, koku, tat ve şekil bakımından sonsuz çeşitliliktedir. Bu, tabiatın kendi başına bir fail olmadığını, bir "Kadir-i Muhtar" (dilediğini yapan sonsuz güç sahibi) tarafından yönetildiğini kanıtlar.

Râzî, bu nimetlerin zikredilme amacının insanın kibrini kırıp, bu muazzam döngünün sahibine boyun eğmesini sağlamak olduğunu belirtir.

Râzî, 54. ayetin sonunda geçen "ulü'n-nüha" (akıl sahipleri) ifadesini şöyle açıklar:

"Nüha", akıl demektir. Ancak bu, sahibini çirkin işlerden ve yanlış düşüncelerden "men eden" (nehyeden) akıldır.

Râzî'ye göre bu ayetlerdeki delilleri ancak, gördüğü manzaranın arkasındaki Sanatkar'ı fark edebilecek, nefsini hayvani arzularından arındırmış "selim bir akıl" kavrayabilir.

Özetle: Tefsir-i Kebir'de bu ayetler; astronomi, coğrafya ve biyolojinin tevhidi ispat etmek için birer araç olarak kullanıldığı, evrendeki hassas dengenin (beşik metaforu gibi) tesadüfe yer bırakmadığı birer "marifetullah" dersi olarak sunulur.

TEFSİRİ KEBİR

Kur'an Haberleri

Firavun: "Öyleyse önceki nesillerin durumu ne olacak?"
Firavun: "Ey Musa! Sizin Rabbiniz de kim?" dedi
“Biz senin rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder”
"Korkmayın, çünkü ben sizinle birlikteyim; işitmekteyim ve görmekteyim"
Sen ve kardeşin ayetlerimle gidin ve beni zikretmede gevşek davranmayın