Suriye’de “Çatışmasızlık Bölgeleri” veya “Güvenlikli Bölgeler” Kimin Faydasına?

Haşim Ay, Rusya-İran ve Türkiye’nin garantörlüğünde Astana’da kabul edilen “Suriye’de Güvenlikli Bölgeler” veya “çatışmasızlık bölgeleri” anlaşmasını Haksöz-Haber için değerlendirdi.

Haşim Ay’ın değerlendirmesi şöyle:

“Güvenlikli Bölgeler” Kimlerin Güvenliğini Sağlayacak?

Halep’in düşüşü sürecinde Rusya, İran ve Türkiye devletlerinin garantörlüğünde Kazakistan’ın başkenti Astana’da start verilen Suriye görüşmeleri 3 Mayıs’taki oturumdan çıkan bir karardan ötürü uluslararası ölçekte gündem oldu. Garantör ülkelerin yanı sıra bu karar ABD tarafından da memnuniyetle karşılandı. Rusya’nın bir süre önce ipuçlarını verdiği “güvenlikli bölgeler” planının kabul görmesiyle birlikte İdlib’de gerçekleştirilen kimyasal saldırı sonrası Rusya-İran-Esed bloğunun aleyhine seyreden gelişmeler böylece yeniden normale döndü!

“Çatışmasızlık Bölgeleri” veya “Güvenlikli Bölgeler” Anlaşmasının Kapsamı

Anadolu Ajansı’nın konuyla ilgili bugün detaylarına yer verdiği habere göre Kazakistan'ın başkenti Astana'da imzalanan muhtıra kapsamında, Suriye'de muhalifler ve rejim güçleri arasında çatışmaların en yoğun olduğu alanlarda 4 "çatışmasızlık bölgesi" ve bu bölgelerin sınırları boyunca "güvenlikli bölgeler" kurulacak.

Değerlendirmeye geçmeden önce Suriye'nin 4 yerinde oluşturulması öngörülen “çatışmasızlık bölgeleri”nin çerçevesini özetleyelim…

Yazının devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

“Terörsüz Türkiye”nin bölgesel yansımaları ve İran Savaşı
Siyonizm sadece Filistin için ölümcül bir tehdit değil
At izinin “AI” izine karışması: Akademide Yapay Zekâ kullanımı
Siyonist projenin ideolojik aygıtı: Müfredat
Altı gün savaşının bir çocuğa bıraktığı miras