"Size verdiğimiz rızıkların temiz ve helal olanlarından yiyin"

Size verdiğimiz rızıkların temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu hususta sakın haddi tecavüze kalkışmayın.

“Sîze verdiğimiz rızıkların temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu hususta sakın haddi tecavüze kalkışmayın. Yoksa gazabıma uğrarsınız. Kim gazabımı hak ederse, uçuruma yuvarlanır, mahvolur. Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.” (Taha: 81-82)

Yüce Allah kendilerine bağışlanan temiz yiyecekleri yesinler ve yiyecekler konusunda azıtmasınlar diye İsrailoğullarına bu nimetlerini hatırlatıyor. Bu uyarıyı yaparken yiyecekler konusundaki ölçüsüzlüğü “azma, azıtma” sözcükleri ile ifade ediyor. Böylece daha etkili bir sakındırma üslubu kullanmış oluyor. Çünkü “azıtma”yı ve “azgınlığı” onlar herkesten iyi tanırlar. Ondan ayrılalı henüz çok olmadı.

Nitekim Firavun kısa bir süre önce mahvoldu, toz oldu. Hem tahtından oldu, hem de engin suların dibini boyladı.

Bu bir uyarı ve sakındırmadır. Yüce Allah bu uyarıyı uğrunda yurtlarından göç ettikleri görevi omuzlamak üzere çöllere düşen bir topluma yöneltiyor. Onları dünya nimetlerine kapılarak şımarmamaya, baştan çıkıp gevşememeye çağırıyor. Bu uyarı ve sakındırmanın yanıbaşında günah işleyip de arkasından pişman olanların önüne tövbe kapısı açılıyor. Okuyalım:

 “Kuşku yok ki, ben tövbe edip iman edenlere, iyi ameller işleyip doğru yoldan ayrılmayanlara karşı affediciyim.”

Yalnız tövbe sadece ağızdan çıkan, kuru bir “söz” değildir, o kalpten kaynaklanan bir kararlılıktır. Onun özü imanda ve iyi amellerde gerçeklik kazanır. Belirtisi de gündelik hayatın somut davranışlarında açığa çıkar. Eğer kötülükten vazgeçme eylemi gerçekleşir, sahiden iman edilir ve bu kararlılık davranışlarla doğrulanırsa, o zaman insan imanın rehberliği ve iyi amellerin güvencesi altında doğru yola koyulmuş olur.

Bu ayete göre bağışlanma için 4 şart vardır:

1)Tevbe: İsyan, itaatsizlik, şirk ve küfürden sakınmak,

2) İman: Allah'a, Rasûlüne, Kitab'a ve Ahiret Gününe samimiyetle inanmak.

3) Salih amel: Allah'ın ve Rasûlü'nün emirlerine uygun işler yapmak,

4) Hidayet: Sebatla doğru yolu takip etmek ve yanlış yola sapmaktan sakınmak.

FİZİLALİL KUR’AN

İşte Tefsir-i Kebir'in bu ayetlerle ilgili açıklamaları:

Râzî, 81. ayetteki "temiz olanlardan yiyin" emrini iki açıdan açıklar:

Zatî Temizlik: Gıdaların biyolojik ve şer'î olarak helal, hoş ve sağlığa uygun olması.

Hukuki Temizlik: Rızkın hırsızlık, gasp veya başkasının hakkını yiyerek değil, meşru yollardan elde edilmesi.

Râzî, ayetteki "azgınlık etmeyin" (lâ tatğav) ifadesini birkaç farklı açıdan tefsir eder:

Nankörlük ve Şükürsüzlük: Râzî’ye göre azgınlık, rızkı veren Allah’ı unutmak ve nimeti O'ndan bilmemektir. Kul, rızkı kendi çabasıyla kazandığını sandığında "tuğyan" (azgınlık) başlar.

Harama Sapmak: Temiz (tayyib) rızıklar helal olanlardır. Bunları bırakıp harama yönelmek veya helali haram kılmak bir azgınlıktır.

Haddi Aşmak: Râzî burada mülkiyet ve paylaşım vurgusu yapar. Nimetin israf edilmesi veya başkalarının hakkına tecavüz edilmesi gazabı davet eden birer haddi aşma eylemidir.

Gazabın İnişi ve Helak

Râzî, Allah’ın "gazabını" insanlardaki öfke duygusu gibi (kanın beyne sıçraması vb.) düşünmemek gerektiğini hatırlatır. Allah için gazap, "cezalandırmayı murad etmesi" veya bizzat "azabın kendisidir." Ayetteki "helâk olur" ifadesini, hem dünyevi hem de ebedi bir düşüş (huzurdan kovulma) olarak niteler.

TEFSİRİ KEBİR

Kur'an Haberleri

“Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık”
Firavun, kendi kavmini şaşırtıp-saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi
"Derken Firavun askerleriyle onların peşine düştü, denizden onları kaplayan şey kaplayıverdi"
“Asanı denize vurarak onlar için kuru bir yol aç”
Kim de Rabbinin huzuruna salih ameller işlemiş müm'in olarak çıkarsa işte onlar için yüksek dereceler vardır