Illy Pe’ery’nin +972 Magazine’da yayınlanan yazısı, Haksöz Haber için tercüme edilmiştir.
İsrail’in savunma kurumları, İsrail’de ve yurtdışında “kamuoyunu etkilemek” amacıyla tasarlanmış psikolojik operasyonlar yürütmek üzere askerleri ve diğer savunma yetkililerini eğitiyor. Bu durum, geçen Temmuz ayında yayınlanan ve İsrailli araştırmacı yayın organı The Hottest Place in Hell tarafından elde edilen bir Savunma Bakanlığı iç ihalesi sayesinde ortaya çıktı. Askeriyeyle bağlantısı olmayan akademisyenler tarafından İbranice ve İngilizce olarak verilen bu kurslar, hem yurt içinde hem de yurtdışında görev yapan savunma personeli ile kimliği belirtilmeyen “yabancı ortaklar” için düzenleniyor.
Sunulan kurslar arasında, verileri kullanarak hedef kitlenin tutum ve eylemlerini gizlice şekillendirme, bu tür operasyonlar için istihbarat toplama ve influencer eğitimi yer alıyor. Kursların çoğu, mevcut bir anlatıyı korumaktan ziyade, hedef kitlenin inançlarını, tutumlarını ve davranışlarını aktif olarak bozmayı veya manipüle etmeyi amaçlayan “saldırgan” etki operasyonlarına yöneliktir. Bunlar arasında, siber savaş ve hedef kitle hakkında istihbarat toplama kurslarının yanı sıra reklam ve pazarlama içeriği eğitimi de yer alıyor.
Bir kursta katılımcılar, siber suç, siber savaş veya diğer kötü niyetli faaliyetlerle ilgili teknoloji platformlarının kurallarını atlatan manipülasyon yöntemlerini tanımlamak için kullanılan bir terim olan “Black Hat” tekniklerini uygulamayı öğreniyor. Ordu kursunda, bu modülün “teknolojik araç ve çözümler kullanılarak yasadışı içeriğin dağıtımı ve tanıtımı — Facebook ve Google’ı devre dışı bırakan bir yol” için tasarlandığı açıkça belirtilmektedir.
Başka bir kurs ise katılımcılara, hedef kitleye özel mesajların nasıl hazırlanıp yaygınlaştırılacağı, bunların etkisinin nasıl değerlendirileceği ve bu derslerin “gelecekteki operasyonlara” nasıl uygulanacağı da dâhil olmak üzere, “yerel ve uluslararası arenada kamuoyunu etkileme amaçlı bilgi operasyonları”nın nasıl planlanacağını öğretiyor.
Ders programı, kurslarda öğretilen psikolojik operasyonların ve etki kampanyalarının hedeflerini veya içeriğini açıkça belirtmese de, eğitimin İsrail’in siyasi kademesinin “görüş ve beklentileri” doğrultusunda yürütüldüğünü birçok yerde belirtmektedir. Diğer bir deyişle, hükümetin talimatıyla.
Savunma Bakanlığı, toplamda dört yıla kadar uzatma opsiyonu bulunan iki yıllık bir sözleşme imzalamak istedi. İlk kursun Ağustos 2025'te başlaması planlanıyordu.
İhale, İsrail Yükseköğretim Konseyi tarafından akredite edilmiş kurumlara açıktı. Öğretim görevlilerinin “etki, bilinç, güvenlik ve terör, kitle iletişimi [veya] dijital ve ağ iletişimi alanlarında doktora ve/veya profesörlük unvanına” sahip olmaları ve “çeşitli güvenlik kuruluşlarında etki [veya] etki istihbaratı alanlarında en az dört yıllık mesleki deneyime” sahip olmaları gerekiyordu.
‘Propagandanın temelleri’
İhaleye göre, eğitim programı yılda sekiz dersten oluşuyor: üçü etki operasyonları, ikisi “etki istihbaratı” ve üçü “çevrimiçi aktivist” eğitimi. Her ders en fazla 40 öğrenci için tasarlanmış, yani program yıllık yaklaşık 320 “etki uzmanı” yetiştirebilir.
Müfredat, tematik gruplara ayrılmıştır. “Psikolojik savaş, propaganda, aldatma, meşruiyet ve kamu diplomasisinin temelleri ile yabancı kitlelere ağırlık verilerek hedef kitlelerin segmentasyonu” başlıklı bir grup, düşmanca etki çabalarını, anlatıları ve imgeleri tanımlamanın yanı sıra deepfake’ler, psikolojik savaş, propaganda, aldatma, meşruiyet ve kamu diplomasisi konularında eğitim içermektedir.
“Kampanya planlama, yürütme ve değerlendirme” üzerine odaklanan bir başka grup ise, “askeri istihbarat”, “kültürel istihbarat” ve “etki yaratmaya yönelik istihbarat toplama ve araştırma yetenekleri”nin yanı sıra siyasi kademenin “beklentileri ve dikkate alınması gereken hususlar” üzerine eğitimleri de içermektedir.
Etki operasyonları, etki istihbaratı ve çevrimiçi aktivizm gibi bazı kurslar, kimlikleri belirtilmeyen “yabancı ortaklar” için İngilizce olarak verilecektir. Savunma Bakanlığı, bu katılımcılar için, ABD’nin bakış açıları ve kültürel normları anlamına gelen “Amerikan yaklaşımı”nın incelenmesini ve uluslararası arenada etki kampanyalarının yürütülmesini içeren özel bir müfredat hazırladı.
Bu yabancı kuruluşların programa katılabilmesi için bakanlık, kursların “gizli olmayan” nitelikte olacağına karar verdi. Ancak ihale, sivil eğitmenleri kursiyerlerden ayıran sıkı gizlilik önlemleri getiriyor. Akademik kurumların, öğrencilerin istihbarat camiasındaki rollerini eğitmenlere ve kamuoyuna açıklaması yasaklanıyor; yükleniciler ise kursiyerlerin sadece ilk adlarını öğrenebilecek, hangi birime bağlı oldukları bilgisi verilmeyecek.
Belge, ordunun bu etki operasyonlarını daha geniş istihbarat yapısına entegre ettiğini de ortaya koyuyor. “Etki istihbaratı” kursu, katılımcıları ordunun istihbarat toplama sistemlerini kullanarak etki kampanyalarına veri sağlamak üzere eğitirken, aynı zamanda “dünyanın diğer bölgelerinde neler olup bittiğine” dair farkındalığı korumayı amaçlıyor.
İstihbarat, psikolojik operasyonlar için hammadde sağlamanın ötesinde, bu operasyonların etkisini ölçmek için bir araç olarak da sunuluyor. Sonuçta kapalı bir geri bildirim döngüsü ortaya çıkıyor: istihbarat, hedef kitleler hakkında veri topluyor; etki kampanyaları, bu kitlelerin algılarını şekillendirmeye çalışıyor ve istihbarat araçları, mesajların işe yarayıp yaramadığını veya iyileştirilmesi gerekip gerekmediğini gerçek zamanlı olarak değerlendirmek için kullanılıyor.
“Kültürel istihbarat” bölümü, bu mantığı sosyal ve psikolojik profilleme alanına genişletir. Katılımcılar, daha etkili ve ikna edici mesajlar oluşturmak amacıyla hedef kitleleri — özellikle yabancı kitleleri — kültürel kodları, sosyal duyarlılıkları ve siyasi bağlamları üzerinden analiz etmek üzere eğitilir.
Yorum talebine yanıt olarak, bir İsrail ordusu sözcüsü programı “IDF’de etki ve bilinçlendirme çalışmalarında görev alan personel için akademik bir kurs” olarak tanımladı ve amacının “kişisel gelişim” olduğunu ekledi. Sözcü, programın “siyasi kademenin talimatlarına uygun olarak, yasalar ve net prosedürler çerçevesinde yürütüldüğünü” teyit etti.
Ancak, The Hottest Place in Hell tarafından yapılan son bir araştırmanın ortaya koyduğu üzere, ordu bu yöntemleri “kişisel çıkar” alanıyla sınırlı tutmamaktadır. Ekim 2023 ile Aralık 2024 arasında, IDF Sözcülük Birimi, İsrail’in Gazze’ye karşı yürüttüğü savaşla ilgili iddiaları “doğrulama” konusunda uzmanlaşmış bir “kar amacı gütmeyen haber kuruluşu” kisvesi altında, hem İsrailli hem de uluslararası kitleleri hedef alan bir psikolojik operasyon yürüttü.
Bu operasyonun bir parçası olarak, İsrail ordusunun argümanlarını destekleyen düzinelerce video, uygun bir açıklama yapılmaksızın yayınlanırken, İsrail ve yurtdışındaki influencer'lar, ordunun doğrudan dikte ettiği mesajları yaymak üzere işe alındı. O dönemde ayrı bir girişim olarak ortaya çıkan bu faaliyet, şimdi İsrail savunma kurumunun ulusal ve hatta uluslararası ölçekte etki operasyonlarını kurumsallaştırmaya yönelik daha geniş ve uzun vadeli bir çabanın parçası gibi görünüyor.
* Illy Pe’ery, bağımsız İsrailli çevrimiçi dergi The Hottest Place in Hell’de araştırmacı gazeteci ve yardımcı editör olarak görev yapmaktadır.