"Senin alâmetin, sapasağlamken insanlarla üç gün konuşmamandır"

Zekeriyya: "Rabbim, öyleyse bana (Çocuğum olacağına dair) bir alâmet ver." dedi. Allah: "Senin alâmetin, sapasağlamken insanlarla üç gün konuşamamandır." dedi. ((Meryem/10)

قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا ﴿١٠﴾

10- Zekeriyya: "Rabbim, öyleyse bana (Çocuğum olacağına dair) bir alâmet ver." dedi. Allah: "Senin alâmetin, sapasağlamken insanlarla üç gün konuşamamandır." dedi.

Zekeriya (a.s) dedi ki: Ya Rabbi bana bu konuda bir alâmet ver. Bu işi takdir buyurduğun zaman bana bir işaret ver dedi. Allah buyurdu ki:

Onun ana rahmine düştüğünün işareti senin üç gün peş peşe insanlarla konuşamamandır. Azaların, organların yerli yerinde ve sıhhatte olmakla beraber sen bu üç gün içinde insanlarla konuşamayacaksın. 

Evet Zekeriya (a.s) nın istediği işaret de böylece belirlendi. 

Aynen Rabbimizin buyurduğu gibi oldu. Zekeriya (a.s) herhangi bir hastalığı olmadığı halde üç gün üç gece insanlarla, kavmiyle konuşamadı. Ve artık Rabbimizin bu işaretiyle Zekeriya (a.s) ın karısı Yahya’ya hamileydi. Rabbimizin fermanı gereği Zekeriya (a.s) insanlarla konuşamadığı, Rabbi tarafından nutkunun alındığı o üç gün, üç gece içinde elbette boş duracak değildi. Allah’ın elçisi bu süre içinde yine kendisine konuşma yeteneğini veren, onu kendisinden alma gücüne sahip olan Rabbini zikredecek, Rabbini tesbih edecek, Rabbine kulluğa devam edecek ve insanları bu kulluğa dâvet etmeye devam edecekti. Çünkü Allah öyle istiyordu. O da Rabbinin istediği gibi hareket ediyordu.

BASAİRUL KUR’AN

Ayette geçen "seviyyâ" (sapasağlam/sağlıklı) kelimesi üzeride duralım. Zekeriya (as)'ın biyolojik bir engeli yoktur; ancak Allah, mucizevi bir şekilde onun insanlarla konuşmasını geçici olarak sınırlandırmıştır.

​Bu üç günlük sessizlik süreci, Hz. Zekeriya’nın alacağı büyük müjdeye (Hz. Yahya’nın doğumu) ruhsal ve zihinsel olarak hazırlanmasıdır. Yaşlılık ve eşinin kısırlığı gibi "insani imkansızlıklar" arasında boğulmak yerine, tamamen Allah’a yönelip O'nun kudretini içselleştirmesi için bir "inziva" dönemidir.

Bu süre zarfında sadece Allah’ı anması, yani dikey bir iletişime geçmesi istenmiştir. İnsanlarla konuşmayarak enerjisini ve odağını tamamen mucizenin kaynağına çevirmesi hedeflenmiştir. 

Böylece soydaşları, onun içinde yaşadığı havanın aynısının içine girecekler, yüce Allah’ı hem ona hem de ölümünden sonra tüm soydaşlarına bağışlamış olduğu nimete hep birlikte şükretmiş olacaklardı.

 FİZİLALİL KUR’AN

Kur'an Haberleri

"Rabbin böyle buyurdu. Bu bana kolaydır. Çünkü seni de daha önce hiç yokken var eden benim."
"Dedi ki: Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir?"
"Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz..."
"Doğrusu ben, kendimden sonra yerime geçecek yakınlarımdan en­dişelendim"
"(Bu,) Rabbinin kulu Zekeriya'ya rahmetinin zikridir"