Kim Rabbinin huzuruna suçlu olarak çıkarsa onun için mutlaka cehennem vardır

“Gerçek şu ki, kim rabbinin huzuruna suçlu- günahkar olarak çıkarsa onun için mutlaka cehennem vardır. O orada ne ölür ne yaşar.” (Taha: 74)

“Gerçek şu ki, kim rabbinin huzuruna suçlu- günahkar olarak çıkarsa onun için mutlaka cehennem vardır. O orada ne ölür ne yaşar.” (Taha: 74)

Firavun, mü’min büyücüleri daha ağır ve daha sürekli bir ceza ile tehdit ediyor ya. İşte ona bir tablo: Asıl ağır ve kalıcı azaba çarpılacak olanın günahkâr olarak Rabbinin karşısına gelen kul olduğunu kanıtlayan bir tablodur bu. Okuyoruz:

“Kim Rabbine günahkâr olarak gelirse O’nun için cehennem vardır. O orada ne ölür ve ne de dirilir.”

Ne ölür de kurtulur ve nede canlanır da huzurlu bir hayat yaşar. Onun için tek realite ne ölümle noktalanacak olan ne de “hayat” ile sona erecek olan bitimsiz bir azaptır.

Bu, Kur'an'da adı geçen cezaların en ağırıdır; günahkar insan, ölümü cehennem azabına tercih edecek, fakat ölüm ona gelmeyecektir. Hiç kurtulma ümidi olmaksızın sürekli azab içinde kalacaktır.

Bu hususta başka âyetlerde de şöyle buyurulmaktadır: "O suçlular, cehennem zebanisine "Ey Mâlik, hiç olmazsa rabbin canımızı alsın." diye bağırışırlar. Mâlik te "Siz bu azapta bekletileceksiniz." der. Zuhruf:77

"İnkâr edenlere ise cehennem ateşi vardır. Onların Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler. Onlardan cehennem azabı da ha­fifletilmez. Biz, her kâfiri işte böyle cezalandırırız. Fatır:36

FİZİLALİL KUR’AN

Zemahşerî’nin bu ayete dair yorumlarını şu ana başlıklar altında toplayabiliriz:

1. "Mücrim" (Günahkâr) Kavramının Kapsamı

Zemahşerî'ye göre ayette geçen "mücrim" ifadesi, sadece basit günah işleyenleri değil, özellikle küfür (inkâr) üzerine ölenleri ifade eder. 

2. "Ne Ölür Ne Yaşar" İfadesinin Belâgatı

Ayetteki en dikkat çekici kısım olan "lâ yemûtu fîhâ ve lâ yahyâ" ibaresini Zemahşerî şu şekilde açıklar:

Ölmez: Azaptan kurtulup rahata ermesi için bir son (ölüm) yoktur. Acının bitmesini sağlayacak bir yok oluş verilmez.

Yaşamaz: Buradaki "yaşamama" hali, hayatın tadını çıkarma veya huzur bulma anlamındadır. Yani kişi, hayatta denilebilecek bir nitelikte, faydalı ve huzurlu bir ömür sürmez.

Zemahşerî'nin Özgün Yorumu: Azabın şiddeti o kadar büyüktür ki, kişi sürekli can çekişme halindedir. Bu durum, ne tam bir ölümün sessizliği ne de hayatın canlılığıdır; ikisi arasında sıkışıp kalmış, sürekli bir "can çekişme" (neza) halidir.

3. Azabın Sürekliliği ve Şiddeti

Zemahşerî, bu ayeti suçluların karşılaşacağı dehşetin sürekliliğini vurgulamak için kullanır. Ona göre "yaşamamak", hayatın temel amacı olan "menfaat ve lezzet"ten mahrum kalmaktır. Eğer bir hayat sadece acıdan ibaretse, o artık teknik olarak bir "hayat" sayılamaz.

4. Dilbilimsel (Gramatik) Yaklaşım

Zemahşerî bir dil üstadı olarak, ayetteki fiillerin geniş zaman kipiyle gelmesinin, bu bedbahtlığın kesintisiz ve tekrarlanan bir süreç olduğunu ifade ettiğini belirtir. Cehennem ehlinin durumu, sürekli bir felaketin döngüsü olarak tasvir edilir.

Özetle; Zemahşerî’ye göre bu ayet, inkârcıların ahiretteki durumunu tasvir eden en sarsıcı ifadelerden biridir. Ona göre cehennem, biyolojik olarak canlı kalmanın fiziksel bir işkenceye dönüştüğü, ölümün ise bir "kurtuluş" olarak arzulanıp asla elde edilemediği bir mekanın adıdır.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

Kur'an Haberleri

Şüphesiz ki biz, Rabbimize iman ettik...
“Elbette seni, bizi yaratana tercih edemeyiz”
"Ben size izin vermeden o'na inandınız”
"Musa’nın asası bütün sihirleri yutunca büyücüler, secdeye kapandılar"
"Sağ elindekini atıver, onların yaptıklarını yutacaktır”