وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْت۪ينَا فَرْدًا ﴿٨٠﴾
80- "Kendisiyle böbürlendiği şeylere biz varis olacağız ve o huzurumuza yapayalnız çıkacak"
Hayır, böyle bir şey yoktur. O kâfir, gaybi bilemez. Söylediğinin doğru olduğunu iddia edemez. Rahman olan Allah´tan bir söz de almış değildir. Bilakis o yalan söylüyor ve inkârda bulunuyor. Biz bu kâfirin söylediklerini yazacağız. Yalan ve bâtıl iddialarından dolayı âhirette onun azabını artırdıkça artıracağız. "Ahirette bana mutlaka mal ve çocuk verilecek." diyen bu kâfirin malını da evladını da elinden alacağız. Ve kıyamet gününde o, bizim huzurumuza tek başına çıkacaktır.
Yani ölünce geride bırakacağı serveti ve evlatları bize kalacaktır. Tıpkı her ölen kimsenin malının mirasçılarına geçişi gibi. Ayetin sonunu okuyoruz:
“Kendisi yalnız başına huzurumuza gelecektir.”
Yanında ne malı, ne evlatları olacak; ne destekçisi ve dayanağı bulunacak; her türlü güvenceden soyutlanmış, güçsüz, tek başına bırakılmış, dayanaklarından ayrı düşürülmüş olarak karşımıza getirilecektir.
İşte şu Allah’ın ayetlerini inkâr eden adamı görüyor musun? Adam, elinde hiçbir şeyin kalmayacağı, şu dünyada sahip olduğu her şeyden yoksun bırakacağı güne randevu veriyor! Bu tipik bir kâfir örneğidir. Kâfirliğin, kuru iddiacılığın ve gerçekleri alaya almanın somut bir prototipidir.
FİZİLALİL KUR’AN
İşte Râzî’nin perspektifinden bu ayetin açıklaması:
Bu ayet, bir önceki ayette geçen "mal ve evlat bakımından daha güçlü olduğunu" iddia eden inkarcıya (genellikle As b. Vail kastedilir) cevaptır.
Miras Kavramı: Râzî der ki; Allah’ın "varis olması", o kişinin dünyada sahip olduğu her şeyin (mal, mülk, evlat, itibar) elinden alınması ve asıl sahibine, yani Allah’a dönmesi demektir. Kul ölür, ancak geriye bıraktığı mülkiyet iddiaları söner.
"Tek Başına (Ferden) Gelmek": Râzî bu ifadeyi çok çarpıcı bulur. İnsan dünyada ordusuyla, aşiretiyle, korumalarıyla veya zenginliğiyle bir "güç" simülasyonu yaşar. Ancak huzur-u ilahiye geldiğinde:
Yardımcılarından yoksundur.
Şan ve şöhretinden soyunmuştur.
Tıpkı annesinden doğduğu gün gibi yalın ve savunmasızdır.
Râzî’ye göre bu ayet, insanın mülkiyet iddiasının geçici, Allah’ın mülkiyetinin ise baki olduğuna dair kesin bir delildir.
TEFSİR-İ KEBİR