“Kâfirlerin sözlerine karşı sabret”

Ey Muhammed, sen, kâfirlerin sözlerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce rabbini hamd ile teşbih et. Gecenin bîr bölümünde ve gündüzün çeşitli vakitlerinde rabbini tesbih et. Ki memnun olasın.

Ey Muhammed, sen, kâfirlerin sözlerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce rabbini hamd ile teşbih et. (İbadette bulun) Gecenin bîr bölümünde ve gündüzün çeşitli vakitlerinde rabbini tesbih et. (İbadette bulun) ki (rabbinin verdiği nimetlerden) memnun olasın. (Taha: 130)

Onların inkârlarına, alaylarına, inanmayışlarına ve yüz çevirişlerine sabret. Onlardan dolayı canını sıkma. Onlara üzüldüğünden dolayı kendini yiyip bitirme. Rabb’ine yönel. Güneş doğmadan ve batmadan önce Rabb’ini noksan sıfatlardan tenzih et. Henüz yeni nefes almaya başlayan, hayata can katan sabahın sessizliğinde, sakinliğinde, güneş batarken evrenin gözyaşlarını gizlemeye çalıştığı akşam zamanında, gecenin ve gündüzün belli zaman dilimlerinde ona şükretmeye gayret et… Gün boyunca Allah ile bağını kesme… “Ki karşılığında hoşnut olasın.”

Kuşkusuz Allah’ı noksan sıfatlardan arındırmak, Allah’a bağlılıktır. Allah’a bağlı olan kalp, hoşnut olur ve huzura kavuşur. Bu güzelim hoşnutluğun himayesinde güven bulur. Bu emin koruma altında huzura kavuşur.

Hoşnutluk, Allah’ı noksan sıfatlardan arındırmanın ve O’na kulluk yapmanın ürünüdür. Hoşnutluk yalnız başına insanın iç aleminden akıp gelen ve kalbin derinliklerinden coşup gelen peşin bir mükafattır.

FİZİLALİL KUR’AN

Zemahşerî’nin bu ayete dair yorumlar şu şekildedir:

1. "Tesbih" Kavramı ve Beş Vakit Namaz

Zemahşerî, ayette geçen "tesbih" ifadesinin doğrudan "namaz kılmak" (salât) anlamına geldiğini belirtir. Ona göre ayette zikredilen zaman dilimleri, İslam'daki beş vakit namazın vakitlerine tam olarak tekabül eder:

Güneşin doğmasından önce (Kable tulûi’ş-şems): Sabah namazıdır.

Güneşin batmasından önce (Kable gurûbihâ): İkindi namazıdır.

Gecenin bir kısım saatlerinde (Min ânâi’l-leyl): Akşam ve yatsı namazlarıdır.

Gündüzün uçlarında/etraflarında (Etrafe’n-nehâr): Bu ifade dil yönünden Zemahşerî’nin en çok üzerinde durduğu kısımdır.

2. "Gündüzün Uçları" (Etrâfe'n-Nehâr) Üzerine Dilsel İzahı

Ayette geçen "taraf" kelimesinin çoğulu olan "etrâf" (uçlar/taraflar) ifadesi, Arapçada en az üç şeyi ifade eder. Gündüzün ise iki ucu (sabah ve akşam) vardır. Zemahşerî bu dilsel problemi çözmek için şu harika izahı getirir:

Gündüzün bir ucu sabah (fecir) vaktidir. Diğer ucu ise akşam (güneşin batış) vaktidir. Ancak Öğle vakti de gündüzün ilk yarısının bittiği, ikinci yarısının başladığı yerdir. Dolayısıyla öğle vakti, gündüzü ikiye bölen bir "sınır/uç" hükmündedir.

Böylece ayetteki vakit eşleştirmesi tamamlanır: Sabah, İkindi, Akşam-Yatsı ve Öğle.

3. Sabır ve Namaz Arasındaki Bağ

Zemahşerî, ayetin başındaki "Onların söylediklerine sabret" emri ile namaz vakitleri arasında psikolojik ve manevi bir bağ kurar. Hz. Peygamber’in müşriklerin eziyetlerine, yalanlamalarına ve alaylarına karşı göğsünün daraldığını (hüzünlendiğini) hatırlatır.

Zemahşerî'ye göre Allah, Resulüne bu daralmadan kurtulmanın, sabır gücü bulmanın ve teselli olmanın yolunu göstermektedir: İbadete ve namaza yönelmek.

Kul, zor anlarda namaz kılarak Allah ile bağ kurduğunda, insanlardan gelen eziyetler gözünde küçülür.

4. "Hoşnutluğa Erişesin" (Lealleke Terdâ) İfadesi

Ayetin sonundaki bu ibareyi Zemahşerî iki şekilde yorumlar:

Dünyevi/Manevi Huzur: Eğer bu ibadetleri hakkıyla yerine getirirsen, Allah senin kalbine öyle bir inşirah, rıza ve iç huzuru verir ki, müşriklerin sözleri seni artık hiç incitmez; halinden hoşnut olursun.

Ahiretteki Büyük Ödül: Bu sabrın ve namazların karşılığı olarak ahirette sana verilecek olan makam (Şefaat/Makâm-ı Mahmûd) ve nimetler sayesinde tamamen razı ve hoşnut kılınacaksın.

Zemahşerî'nin el-Keşşâf'taki Özeti:

Bu ayet, tamamen psikolojik bir baskı altında olan müminlerin ve Hz. Peygamber'in "namazın disiplini ve ritmiyle" nasıl rehabilite edildiğini gösterir. Günün neredeyse her kritik dönüm noktasına (doğuş, batış, gece, gündüz ortası) bir namaz yerleştirilerek, kulun sürekli yaratıcısıyla iletişimde kalması ve bu sayede dış dünyaya karşı sarsılmaz bir sabır kalesi inşa etmesi hedeflenmiştir.

El KEŞŞAF TEFSİRİ

Kur'an Haberleri

Eğer Rabbinin, geçmişteki bir sözü ve tayin edilmiş bir süre olmasaydı…
Kendilerinden önce nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onları doğru yola sevk etmedi mi?
Haddini aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız
'Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben (dünyada) gören bir kimseydim'
"Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır”