Iqbal Jassat’ın Palestine Chronicle’da yayınlanan yazısı, Haksöz Haber tarafından tercüme edilmiştir.
Benji Shulman’ın “Siyonist Hayvan Komploları ve The New York Times” başlığı altında kışkırtıcı bir şekilde sunulan son tiradı, İsrail’in zindanlarında Filistinli tutuklulara uygulanan cinsel işkence iddialarına karşı anlamsız bir tepkiyi yansıtıyor.
İsrail’in ateşli bir destekçisi olan Shulman’ın yazısı, Nicholas Kristof’un New York Times’ta (NYT) İsrail askeri gözaltında tutulan Filistinli kadın, erkek ve çocuklara yönelik tecavüz ve cinsel istismarın şok edici ayrıntılarını anlatan bir araştırma raporunun yayınlanmasının ardından ortaya çıkan Siyonist öfkenin bir yansımasıdır.
Cinsel istismarın, zorla gerçekleştirilen ve ordusu tarafından derin ve uzun süreli travmaya neden olan ciddi bir insan hakları ihlali olduğunu kabul edemeyen Siyonist rejimin tepkisine gelince, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçlarıyla suçlanan Benjamin Netanyahu, NYT’yi dava etmekle tehdit etti.
Buna karşılık, NYT sözcüsü Danielle Rhoades Ha, bu tehdidi, bağımsız haberciliği baltalamayı ve belirli bir anlatıya uymayan gazeteciliği bastırmayı amaçlayan, çok sık kullanılan bir siyasi taktiğin parçası olarak nitelendiren bir açıklama yayınladı.
Açıklamada, Kristof'un dürüstlüğünü savunmak amacıyla şunlar da eklendi:
“Nick, on yıllardır cinsel şiddet konusunu takip ediyor ve savaş ve çatışma bölgelerinde kadın ve erkeklerin maruz kaldığı cinsel istismarı belgeleme ve tanıklık etme konusunda dünyanın en iyi saha muhabirlerinden biri olarak kabul ediliyor.”
Shulman’ın haberi veren kişiyi hedef almaya yönelik girişimi bir dikkat saptırma çabasıdır; zira bu, Kristof’un elde ettiği ikna edici kanıtları ya görmezden gelmek ya da gizlemek anlamına gelmektedir.
NYT sözcüsü Charlie Stadtlander, Kristof’un 14 erkek ve kadınla yaptığı röportajların “mümkün olduğunca diğer tanıklarla ve kurbanların güvendiği kişilerle – buna aile üyeleri ve avukatlar da dâhildir – doğrulandığını” ısrarla savunuyor.
Bir açıklamada, ayrıntıların kapsamlı bir şekilde doğrulandığını, ifadelerin haber raporları, insan hakları gruplarının bağımsız araştırmaları, anketler ve bir vakada BM tanıklıklarıyla çapraz kontrol edildiğini vurguladı.
Ayrıca, “Raporlama ve doğrulama süreci boyunca makaledeki iddialar konusunda bağımsız uzmanlara danışıldı.”
Shulman, raporun Filistinli tutuklulara köpeklerin tecavüz ettiği yönündeki atıfını Siyonist Hayvan Komplosu olarak sansasyonel hale getirmeye çalışırken, Kristof’un yazısının çok daha kapsamlı olduğunu göz ardı ediyor; zira yazı, İsrailli hapishane gardiyanları, askerler, yerleşimciler ve sorgu memurları tarafından, bazen köpeklerin de dahil olduğu tecavüz dahil cinsel istismar iddialarını ayrıntılı olarak ele alıyor.
Kristof’a yönelik tepkilerle ilgili olarak Mehdi Hasan, X’te bir tweet paylaştı:
“Kötü niyetli İsrail yanlısı yorumcular @NickKristof'a saldırmaya devam edip onu, İsrail gözaltında tutulan Filistinlilere yönelik tecavüz ve hatta köpekler tarafından tecavüz edildiğine dair ‘kan iftiraları’ yaymakla suçlarken, Mart ayında yayınlanan bir BM raporunda “Erkek tutukluların on bir (11) iddiasında, genital bölgelerine dayak, elle dokunma, elektrik şoku veya köpekler tarafından saldırıya uğradıkları bildirildi. Sekizi, dövülme veya cinsel organlarına dokunulduğunu bildirdi. Biri, erkek bir tutuklunun bir köpek tarafından tecavüze uğradığına tanık olduğunu bildirdi.”
Köpeklerin tutukluları taciz ettiği iddialarının sadece imkânsız değil, aynı zamanda İsrail ve vatandaşlarına karşı bir “kan iftirası” olduğunu söyleyen NYT okurlarına yanıt olarak Kristof şu açıklamayı yaptı:
“Bu bölüm en fazla tiksinti ve şüphe uyandırdı. 2024 yılında gözaltına alınan bir Filistinli gazeteci, bana, bir köpek getirilirken ve köpek bakıcısının teşvikiyle köpeğin üzerine çıkıp ona tecavüz ederken, kendisinin yere yatırıldığını, soyulduğunu, gözlerinin bağlandığını ve kelepçelendiğini anlattı. Bana konuşmadan önce, bu hikâyesini İsrailli bir insan hakları örgütü olan İsrail’de İşkenceye Karşı Kamu Komitesi’ne anlatmıştı.
“Bunu yazıya dâhil edip etmemeyi dikkatlice düşündüm. Sonunda yazdım, çünkü o bu hikâyeyi daha önce anlatmıştı ve anlattığı şey daha önce de yaşanmıştı. Diğer Filistinli tutuklular ve insan hakları gözlemcileri de köpeklerin tutuklulara cinsel saldırıda bulunduğu yönündeki raporlara atıfta bulunmuşlardır. Şili’deki Pinochet rejimi, siyasi tutukluları tecavüz etmek için köpek kullanmıştı. Hakemli tıp literatürü, köpeklerin penetrasyonu sonucu meydana gelen rektal yaralanmaları belgelemektedir.
Shulman, Kristof’un raporuna şiddetle itiraz ediyor olabilir, ancak İsrail’in işkence dolu hapishanelerinde Filistinli tutuklulara yönelik yaygın istismar iddialarını inkâr etmek, kafasını kuma gömmek anlamına gelir.
Batı medyası arasında The Guardian da İsrail’in gözaltında tutulan Filistinlilere yönelik cinsel istismar vakalarını haber yapmıştır.
Kısa süre önce, İsrailli askerlerin ve yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlileri evlerinden çıkarmak için cinsel saldırıyı bir araç olarak kullandıkları bildirildi.
İsrail gözaltında tutulanlara yönelik cinsel saldırı iddiaları, B’Tselem ve Save the Children gibi İsrailli ve uluslararası insan hakları grupları tarafından da belgelenmiştir.
Shulman’ın, Kristof’un kaynağı olarak Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü’nü kullanmasına yönelik eleştirisine gelince, bir kaynağı alıntılamanın “o örgütün liderlerinin siyasi görüşlerini veya sosyal medya faaliyetlerini onaylamak anlamına geldiği” imasında bulunmak yanlıştır.
Kristof, Euro-Med’den alıntı yaptığı belirli bilgilerin tek başına kullanılmadığını açıklayarak bu karışıklığı giderdi.
“Benzer ihlalleri belgeleyen Birleşmiş Milletler, B’Tselem adlı İsrailli bir sivil toplum kuruluşu ve diğerleri dâhil olmak üzere dokuz kuruluşu kaynak gösterdim. Euro-Med, ayrıntılı olarak aktardığım tanıklıklara sahip mağdurları bulmama yardımcı olmadı.”
Shulman, Kristof’un haberini itibarsızlaştırmak için boşuna bir girişimde bulunsa da, Filistinlilerin tecavüze uğraması, Netanyahu’nun soykırımcı ordusunun elinde karşı karşıya kaldıkları korkunç bir gerçektir.
* Iqbal Jassat, Güney Afrika merkezli Media Review Network’ün yönetim kurulu üyesidir. Bu makaleyi The Palestine Chronicle’a yazmıştır.