“Eğer gökte ve yerde Allah'ın dışında ilahlar olsaydı, hiç tartışmasız, ikisi de bozulup gitmişti”

“Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah'ın dışında ilahlar olsaydı, hiç tartışmasız, ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rabbi olan Allah onların nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir.”

“Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah'ın dışında ilahlar olsaydı, hiç tartışmasız, ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rabbi olan Allah onların nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir.” (Enbiya: 22)

Dünyanın düzeni dahil tüm evrendeki sistem, evrensel bir kanuna göre işlemektedir. Çeşitli güçler ve sayısız eşya arasında uyum, ahenk, denge ve işbirliği olmasa bu sistem bir an bile işleyemez. Bu da güç ve varlıkların birbirleriyle mükemmel bir denge ve ahenkle uyum ve işbirliği içinde olmalarını gerektiren evrensel ve herşeye hakim bir kanun ve düzenin var olduğunun apaçık bir delilidir. Eğer birbirinden bağımsız yönetici ve hakimler olsa bu mümkün olamazdı. Böyle bir düzenin olması başlı başına, tüm evreni yöneten ve düzenleyen bir Hakim ve herşeyi yöneten bir Efendinin var olduğunun apaçık bir delilidir.

Evrenin bütün parçaları arasında bir ahenk oluşturan, sistemini, hedefini ve hareket tarzını yönlendiren birlik unsuru olmasaydı, ahengin ortadan kalkmasından dolayı anarşizm ve bozulmuşluk egemen olacaktı. Bu ahengi en aşırı ateistler bile inkâr edemezler. Çünkü bu somut bir realitedir.

Hiç kuşkusuz varlık bütününü yönlendiren tek yasalar sisteminden gelen mesajları algılayabilen bozulmamış bir fıtrat, fıtratın gereği olarak bu yasalar sisteminin birliğine, bu sistemi oluşturan iradenin birliğine ve yapısında bir bozulmuşluk, hareket tarzında bir boşluk bulunmayan düzenli ve uyumlu evrenin planlayıcısının, yaratıcısının birliğine tanıklık edecektir:

FİZİLALİL KUR’AN

Râzî, bu ayetin tefsirinde aklî ve mantıkî silsileleri ilmek ilmek işleyerek çok tanrıcılığın (şirk) neden imkânsız olduğunu açıklar. Tefsîr-i Kebîr’deki geniş izahatın ana hatları şöyledir:

1. Râzî’ye göre bu ayet, evrende birden fazla yaratıcı otoritenin bulunmasının mantıken neden imkânsız olduğunu ortaya koyar.

Râzî, evrendeki kusursuz nizamın, tek bir mutlak iradenin varlığına en büyük kanıt olduğunu belirtir.

2. Ayet-i kerimede geçen "ikisinin de düzeni bozulurdu" ifadesini Râzî, evrendeki kozmik dengenin yok olması, sistemin çökmesi ve hiç var olamaması şeklinde yorumlar.

Eğer birden fazla ilah olsaydı, her birinin yönetim, takdir ve irade biçimi farklı olacaktı. Bu durum, göklerin ve yerin nizamında sürekli bir çekişmeye, dolayısıyla tam bir kaosa ve yok oluşa (fesada) yol açardı. Evrenin milyarlarca yıldır tıkır tıkır işleyen yasaları (Sünnetullah), idarede ortaklık olmadığının en açık ispatıdır.

3. Aklî ve Mantıkî Çıkarımlar

Râzî, bu ayeti tefsir ederken sadece felsefî bir teoriden bahsetmez; muhatabın aklına hitap eder:

Mülkte Ortaklık Zayıflıktır: İlahlık, zâtı gereği mutlak güç ve üstünlük (kahhariyet) gerektirir. Eğer bir gücü paylaşan başka bir güç varsa, her iki güç de sınırlandırılmış demektir. Sınırlı olan ise ilah olamaz.

Özetle Tefsîr-i Kebîr'e Göre:

Enbiyâ 22, sadece naklî bir inanç esası değil, aynı zamanda insan aklının kaçınılmaz olarak kabul etmesi gereken mantıksal bir zorunluluktur. Evrendeki muazzam kozmik uyum, tek bir "Yazıcı"nın, tek bir "Yaratıcı"nın mührünü taşımaktadır. O'ndan başka bir otoritenin varlığı, varlığın kökten yok olması demektir.

TEFSİRİ KEBİR

Kur'an Haberleri

Yoksa onlar, yerden birtakım ilahlar edindiler de, onlar mı (ölüleri) diriltecekler?
Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz (Allah'ı) tesbih ederler
"O'nun katındakiler, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler ve yorulmazlar"
"Bilakis biz, hakkı bâtılın üzerine fırlatırız da o, bâtılın beynini parçalar"
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.