"Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde ancak bana ibadet edin”

“Senden önce hiçbir Peygamber göndermedik ki, ona: "Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde ancak bana ibadet edin." diye vahyetmiş olmayalım.”

“Senden önce hiçbir Peygamber göndermedik ki, ona: "Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde ancak bana ibadet edin." diye vahyetmiş olmayalım.” (Enbiya: 25)

Yüce Allah’ın insanlara peygamber göndermeye başlamasından bu yana inanç sisteminin temelini tevhid oluşturmaktadır. Bu ilkede bir değişiklik, bir farklılık sözkonusu değildir. İlahın, ma’budun birliği ilkesidir bu.

İlahlıkla Rabb’lığı birbirinden ayırmak mümkün değildir. Hem ilahlıkta hem de kullukta şirke yer yoktur. Bu ilke, evrensel yasalar sistemi gibi kalıcı ve değişmezdir. Bu yasalar sistemine bağlıdır, onun bir parçasıdır tevhid.

Allah Teala bu âyet-i kerimede bütün Peygamberlerini Tevhid inancını tebliğ etmek ve kendisinden başka hiçbir şeye kulluk edilemeyeceğini bildirmek için gönderdiğini, bu itibarla bütün ilahî dinlerde bu temel esasların değişmedi­ğini beyan etmektedir.

Son ilâhî din olan İslam dini de bu temel esasları tebliğ etmiştir. O halde müşriklerin bundan yüz çevirmeleri sapıklıktan başka bir şey değildir.

FİZİLALİL KUR’AN

Zemahşerî’nin bu ayete dair öne çıkardığı temel yönler ve açıklamaları şunlardır:

1. Bütün Peygamberlerin Ortak Çağrısı (Tevhid)

Zemahşerî, Hz. Âdem'den Hz. Muhammed'e (s.a.v.) kadar gönderilen tüm peygamberlerin dinlerinin asıl ve temel esaslarda (usûlü'd-dîn) tamamen aynı olduğunu vurgular. İbadet şekilleri, şeriatlar ve teferruat (fürûat) zamanla değişmiş olsa da, Allah'ın birliği (tevhid) ve yalnızca O'na ibadet edilmesi gerektiği inancı hiçbir zaman değişmemiştir. Ayet, geçmiş tüm peygamberlerin ortak misyonunun bu olduğunu kesin bir dille ilan eder.

2. İlahlığın Hakikati ve İbadetin Gerekçesi

Zemahşerî, ayetteki "Benden başka ilah yoktur" ifadesi ile "Bana kulluk edin" emri arasındaki sebep-sonuç ilişkisine dikkat çeker:

Uluhiyyet (ilahlık), ibadete layık olmayı gerektirir.

Mademki evrende gerçek anlamda yaratıcı, rızık verici ve tek otorite Allah'tır; o halde ibadet ve taat de yalnızca O'na tahsis edilmelidir. Şirk, bu mantık örgüsünü bozan en büyük zulümdür.

3. "Vahyederiz" (Nûhî) İfadesindeki Kıraat ve Belağat

Zemahşerî, ayette geçen ve "vahyederiz" anlamına gelen kelimenin farklı kıraatlerine (okunuşlarına) değinir. Ayetteki ifade, peygamberliğin ve vahyin sürekliliğini, Allah'ın her dönemde insanlığı tevhide çağırmak için bu mekanizmayı işlettiğini gösterir. Enbiya Suresi'nin genelindeki "peygamberlerin insan olduğu ve ortak bir tebliğ dili kullandığı" temasıyla bu ayet tam bir uyum içindedir.

Özetle Zemahşerî'ye göre: Bu ayet, Mekkeli müşriklerin ve tarih boyunca yaşamış tüm inkârcıların uydurduğu batıl inançları ve şirk koşma bahanelerini kökünden yıkmaktadır. Çünkü Allah katında makbul olan tek bir asıl din vardır, o da Tevhid dinidir.

 EL KEŞŞAF TEFSİRİ

Kur'an Haberleri

Yoksa O'ndan başka ilahlar mı edindiler? De ki: 'haydi getirin delilinizi!’
“O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler”
“Eğer gökte ve yerde Allah'ın dışında ilahlar olsaydı, hiç tartışmasız, ikisi de bozulup gitmişti”
Yoksa onlar, yerden birtakım ilahlar edindiler de, onlar mı (ölüleri) diriltecekler?
Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz (Allah'ı) tesbih ederler