Hürriyet'te yer alan habere göre Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un emri ile, Tümgeneral İbrahim Onbay, Ergenekon soruşturması kapsamında evi aranan Türkan Saylan'ı ziyaret etmiş ve kendisine çiçek götürmüş! Konuyu bugünkü köşesine taşıyan Vakit yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu, "Saylan'ı ziyaret eden tümgeneral, diğerlerini ne zaman ziyaret edecek?" diye sorarak, şunları söyledi:
***Türkan Saylan'ın evi, bir savcının talebi, bir hakimin kararı ile arandığına göre, önümüzde bir suç zanlısı var demektir. Tümgeneralimiz de, tam bu mahkeme kararı ile yapılan aramadan sonra ziyaret gerçekleştirdiğine göre, herhalde "Aylık olağan ziyaretimi yapmıştım" diyecek hali yoktur!
Niçin ziyaret yapılıyor?
Bir savcının talebi, bir Ağır Ceza Mahkemesi üyesinin verdiği kararla evi aranan kişiye "geçmiş olsun" demek için..
Öyle mi?
Öyle..
O zaman tümgeneralimiz, aşağıda isimlerini vereceğim kişilere ziyaretlerinin programını da bir açıklasın bakalım..
Örneğin Sedat Peker'e ne zaman ziyaret düşünüyor?
Biliyorsunuz, o da aynı örgüt içinde, mafya lideri konumundaki bir zanlı.. Kendisi cezaevinde.. Tümgeneralimiz, bu mafya babasını acaba ne zaman ziyaret edecek, "geçmiş olsun" dileğinde bulunacak?
Başka?..
Örneğin Danıştay cinayeti zanlısı Alparslan Arslan.. O da henüz mahkum olmadı.. O da halen bir zanlı konumunda. Tümgeneralimiz, Danıştay cinayetinden yargılanan Arslan'ı kendisi mi ziyaret eder, yoksa Ankara'da bir arkadaşına mı ziyaret ettirir?
(...)
Ergenekon sanığı Turhan Çömez, 6 aydır İngiltere'de kaçak yaşıyor.. Kendisini ziyaret edip, bir çiçek sunulabilinir.. Biliyorsunuz, Turhan bey, çok iyi doktordur.. Aynen, son dalgada gözaltına alınıp, tutuklanan rektörler gibi.. Tümgeneralimizin ziyaret ettiği Türkan Saylan gibi..
Yurtdışı gezilerinde, Bedrettin Dalan'ı aman unutmasın generalimiz.. 'Hanımın hastalığı' dedi, 'kendi kontrollerim' dedi, 'diş tedavim' dedi, artık söyleyecek yalan bulamadığı için, pek piyasaya da çıkmıyor. Bedrettin beyi de, şöyle ABD'de bir güzel ziyaret edip, ona en güzel çiçekler ikram edilebilinir.
Hem de bizim kasamızdan.***
Daha başka örnekler de vererek yazısını sürdüren Karahasanoğlu'nun çiçek vurgusu dikkat çekiyor. Eğer ki çiçek parası bu ülke insanlarının cebinden çıkmış ise; kendi asına o parayı haram eden Karahasanoğlu, şöyle devam ediyor:
***Sahi, Türkan Saylan'a götürdüğünüz o çiçeklerin parası, söyler misiniz tümgeneralimiz, sizin cebinizden mi, yoksa bizim cebimizden mi?
Sizin cebinizden ise, çıkartır gösterirsiniz faturasını, diyecek bir şeyimiz olmaz..
Ama askerin kasasından; yani bu ülke insanlarının cebinden ise, ben kendi adıma hemen ilan ediyorum, "Haram olsun o para!"
Sizin ne hakkınız var, bizim cebimizden çıkan para ile, bir terör örgütü sanığına çiçek götürmeye?
Bir mahkeme üyesinin evini arattırdığı kişiye, geçmiş olsun ziyaretinde bulunmaya?
Evet sizin ne yetkiniz var tümgeneral İbrahim bey?
"Yetkim var" diyorsanız, Türkiye genelinde 70 bin kadar tutuklu, 700 bin kadar da evi aranan insan var..
Söyler misiniz, onları ne zaman ziyaret edeceksiniz?***