Sandıkların kapanmasına az bir süre kala halkın oylarını para karşılığı sattığını ifade eden Denktaş, "Ben de kişi başı 75 lira vererek oy aldım. Bizim bütçemiz azdı. Satın alamadığımız oyları diğer partiler aldı. Seçilseydim eğer bu borsayı çökertecektim."
KKTC seçimlerinin üzerinden bir hafta geçti ki ada satılık oy itirafı ile sarsıldı. Seçim kampanyası sırasında ve seçimler sırasında sandıkların kapanmasına çok kısa süre kalınca halkın oylarını partilere sattığını öne süren Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, "Kişi başı 75 lira ödedim. Bütün partiler yaptı. Kimse ben yaptım demez. Ben kimse söyleyemeyeceği için söyledim. Seçilseydim eğer bu borsayı çökertecektim" diye konuştu.
Bu iddiasını adadaki bir radyoda gündeme getiren Denktaş gazetemize çarpıcı açıklamalar yaptı. Son seçimlerde 5 milletvekili çıkarabilen Denktaş'ın Kıbrıs'taki büyür bir oy borsası olduğunu öne sürdü: "Oy pazarlık 350'den başladı, sonra 75 liraya düştü. Bizim satın alamadığımız oyları daha çok parası olan diğer partiler aldı. Bu işin büyük bir borsası var. Çekler dönüyor. Bütün partiler yaptı bunu. Bizim bütçemiz bu kadardı. Bize ne listeler geldi. Geri çevirmek zorunda kaldık. Bu isimler oylarını boşa mı attı sandığa sanıyorsunuz. Hepsi diğer partiler tarafından satın alındı. Amacım herkesin bildiği bir şeyi dile getirmek. Ümidim ise bir daha seçimlerde bunun yaşanmaması."
"Seçimleri kazanıp, iktidar partisi olsaydım belki direk olarak 'oy satın aldım' diyemeyecektim ancak, bunun önüne geçmek için harekete geçecektim. Soruşturma başlatılsın, herş eyi belgeleriyle ispat edeyim" diyen Denktaş, bazı partilerin kaynaklarının Ergenekon'un sağladığ maddi destekle iddialarını ise "Ergenekon zaten içerde, onunla alakası yok" diyerek yalanladı.
Denktaş şunları söyledi: "Halkın önünde de tartışılan bir milletvekili borsası hareketi başlatıldı bu ülkede. İnsanımız da açık şekilde oyunu satmaya başladı. Kelle başı 200 lira, kelle başı 100 lira, kelle başı 300 lira diye sizinle pazarlık eden insanlar var artık. Maddi ihtiyaçlarından dolayı bunu yapmaya itildi. Borsa ülkede had safhada. Bunun iki nedeni var. Birincisi resmen seçilmişler borsası kuruldu. İkincisi ise insanımıza bu ülkede bir gelecek vaadedemedik. Halkımız da bugünkü kar kısa kar diyor. Araştırılsın. Elimde bütün belgeleriyle sabit bir durum bu. Belgeleri istenirse savcıya vereceğim. Basına vermeyi tercih etmedim, çünkü isimleri o listelerde bulunan insanların üzerine gidilecekti."
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş'ın "Oy satın aldım" açıklaması Yüksek Seçim Kurulu'nu (YSK) da harekete geçirdi. YSK Başkan Yardımcısı Ruhsan Borak, YSK'nın Denktaş'ın açıklamalarını değerlendirmeye aldığını söyledi. KKTC Anayasası'na göre oy satın almak ya da satın almaya teşebbüs etmek, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılıyor. KTC'deki seçimlerde 130 bin oy kullanılırken Derviş Eroğlu'nun UBP'si yüzde 44 oy ile 26 milletvekili, CTP yüzde 29 ile 15 milletvekili ve Serdar Denktaş'ın Demokrat Partisi yüzde 10 oy ile 5 milletvekili çıkardı.
Seçimlerden yüzde 44'lük bir zaferle çıkan Ulusal Birlik Partisi lideri Derviş Eroğlu, Serdar Denktaş'ın "Çok parası olan çok oy aldı" şeklindeki açıklamalarına sert tepki gösterdi. Seçim öncesi kamuoyu yoklamalarında partisinin oy oranın yüzde 47 olduğunu belirten Eroğlu tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Seçim başarımızı kimse gölgeleyemez. Bıktık artık bu maskaralıklardan. Serdar Bey'in sözleri kendisini bağlar. Kamuoyu yoklamaları seçimlere çeyrek kalaya kadar 2-3 defa yapılda ve açıklandı. UBP'nin oyları yüzde 47'lere kadar çıkmıştı. Bilakis son günlerde bizim oylarımız yüzde 44'e düştü. Bizim parayla işimiz yok. Vatandaşın iradesini parayla satın alacak kadar demokrasiden nasibini almamış bir parti değiliz. Serdar Bey kendisi yapmışsa, bildiği başka partiler varsa anlatsın ama zaferimize gölge düşüremez."
Eroğlu, "Ergenekon'dan para geldi" iddiaları için ise şunları söyledi: "Bize hiçbir yerden para gelmemiştir. Türkiye'den bugüne kadar herhangi bir siyasi partiden aldığımız bir tek kuruş yoktur. Serdar Bey kendisinin yaptıklarını başkalarının üzerine atmaktadır, ayıp ediyor. Baba, oğul UBP'yi hedef almışlar. KKTC'de Ergenekon varsa ve kendileri bunun içindeyse açıklasınlar." (Yeni Şafak)