Özgürleştirilecek Iraklı kalmayacak

Özgürleştirilecek Iraklı kalmayacak

Irak’taki ABD Başkan yardımcısı Cheney ‘Irak’ı özgürleştireceğiz, misyonumuzu tamamlamadan gitmeyiz’ derken BM’nin son raporu Iraklı mültecilerin sayısında büyük artış olduğunu gösteriyor

Irak'a giden ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Bağdat'ta ABD askerlerine yaptığı konuşmada 'Bizler özgürlüğün ne demek olduğunu biliyoruz. Irak ve Afganistan halkına da özgürlüklerini kazanmaları için yardım edeceğiz, görevimiz bitmeden gitmeyeceğiz' dedi. Ortadoğu'da özgürlüklerin baskı altında tutulduğu sürece bölgenin, kin ve şiddet merkezi olmaya devam edeceğini söyleyen Cheney 'Aşırı kesimlere karşı Irak halkına yardım edeceğiz' dedi. Ancak BM'nin son raporuna göre yakında Irak'da özgürleştirilecek Iraklı kalmayabilir. Zira rapora göre ülkesini terk etmek isteyen Iraklıların sayısında büyük bir artış oldu.

İltica başvurusunda bulunan Iraklı sayısı 2006'da 19 bin iken, bu sayı 2007 yılında iki katına çıktı ve 38 bin'e ulaştı. 2 milyon Iraklı komşu ülkelere yerleşmek istiyor. Türkiye de Iraklı mültecilerin iltica başvurusu yaptığı ülkeler arasında 4. sırada. AB'ye iltica etmek için başvuran her 5 kişiden biri Iraklı. Öte yandan Irak Parlamento başkanı Mahmut El Maşedani Irak'taki işgalci kuvvetlerine atıfla, 'Kuşlar bile, ABD'lilerin gürültüleri yüzünden Irak'ı terk ediyor, bu gidişle ülkemizde kuş kalmayacak.'dedi.

İşgalciler, haçlılardan 22 kat fazla

The Independent gazetesi Ortadoğu uzmanı Robert Fisk,  Müslümanların topraklarında Haçlı Seferleri'nden 22 kat daha fazla Batılı bulunduğunu belirterek, Müslümanları kendi başlarına bırakmayı önerdi.

The Independent gazetesi Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, "Babilin fethinden, Bağdat'ın işgaline tarihten alamadığımız dersler" başlıklı yazısında "Tarihten aldığımız tek ders, tarihten ders alınmaması" diyerek şu yorumu yaptı:

"Amerika'nın askeri prestiji büyük darbe aldı. Müslümanların topraklarında halihazırda Haçlı Seferleri sırasındakinden 22 kat daha fazla Batılı asker var.

Niçin oralara gittik. Petrol için mi? Demokrasi için mi? Yoksa İsrail için mi? Ya da kitle imha silahları veya İslam korkusu mu bizi oralara götürdü?

Irak'ı kaybettiğimiz gibi Afganistan'ı da kaybediyoruz. Pakistan'ı da kaybedeceğiz. Oralardaki askeri varlığımız, kibirimiz, tarihten ders almamada ısrar etmemiz ve İslam terörümüz bizi uçuruma sürüklüyor.

Müslümanları kendi başlarına bırakmayı öğrenmedikçe Ortadoğu'da yaşadığımız felaket daha da büyüyecek. İslam'la terör arasında bir bağ yoktur.

Ama bizim Müslüman topraklarını işgal etmemizle terör arasında bir bağ vardır. Bu çok zor denklem değil. Dolayısıyla anlayabilmek için de, soruşturma başlatılmasına ihtiyacımız yok."

Aynı gazetenin başka bir Ortadoğu uzmanı Patrick Cockburn de, "Bu savaş yalanlarla başladı ve yalanlarla devam ediyor" diye yazdı. Yazarın yorumu şöyle:

"Savaş zamanlarında tüm hükümetler yalan söyler. Ancak Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere son beş yıldır Irak konusunda yalan bir propaganda yürütüyor. Bu Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana tanık olduğumuz en gerçek dışı propaganda."

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir