ABD Başkanı Barack Obama, Türkiye ziyaretinde Anıtkabir'i ziyaret ederek yurtta ve dünyada "barış" taraftarı olduklarını söyledi. Dünyanın birçok bölgesinde asker bulunduran ve fiili olarak bazı ülkeleri işgal altında tutan Obama'nın bu sözlerini yalancılığın daniskası olarak yorumlamak mümkün!
Ardından dün TBMM'de bir konuşma yapan Obama, 25 dakikalık konuşmasında TC-ABD dostluğunun başlamasını Osmanlı'ya götürdü: "Bağımsızlığımızı kazandığımızda bize birçok dost destek oldu. Bunlardan biri de İstanbul'dandı. Sultan Abdülmecid bize bir mermer plaka (kitabe) gönderdi. Bunun üzerinde bir şiir yazılıydı. Arkadaşlığımızı ve dostluğumuzu güçlendirmek için notlar vardı. Üzerinden 150 yıl geçti ve arkadaşlığımız daha da güçlendi."
Obama, tüm medyanın da öne çıkarttığı ve "tarihi konuşma" olarak nitelediği konuşmasında özellikle "değişim"e atıfta bulundu. Oysa siyahî olmasına rağmen başkan olmasını değişim olarak nitelemesi, ABD'nin halen devam eden işgal politikalarına bakıldığında ne kadar anlamsız ve gerçekleri çarptıran bir ifade olduğunu görmemek için bu dünyada yaşamamak olmak gerekirdi!
Obama'nın konuşmasından satırbaşları:
STARATEJİK ORTAK YERİNE MÜTTEFİK: Türkiye, ABD'nin önemli bir müttefikidir. Atatürk'ün mezarını ziyaret ettim. Anıttan çok etkilendim. Kendisi tarihi değiştiren liderdir. Kendisinin bırakmış olduğu en büyük miras, Türkiye'nin canlı ve laik demokrasisidir. ABD, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini şiddetle destekliyor.
TRT ŞEŞ'E DÜNYA SAYGISI: Türkiye'nin çok zor siyasi reformları gerçekleştirdiğini biliyorum. Özellikle devlet televizyonu üzerinden Kürtçe yayınları dünya saygıyla izlemekte.
TENİMDEKİLERİN BAŞKAN OLMASI: Ülkemin kölelik ayrımcılık geçmişi var. ABD yerlilerine nasıl müdahale edildiğini biliyoruz. Benim gibi ten rengine sahip birinin oy hakkına sahip olmadığı bir ülkeden bahsediyorum. Nerede kalmış ki başkan olması! Değişim hepimizin yapabileceği bir şey. Her zorluk, demokratik kökenlere sadık kalırsak kolay aşılabilir. Hepimizin değişmesi gerekiyor. Bazen değişmek hiç de kolay değil!
TRAJİK GERÇEKLER: Başka bir konu. Geçmişimizle nasıl başa çıkacağız? ABD, halen bazı karanlık dönemlerini ele almak sorunuyla karşı karşıya. Ülkemizde kölelik, ayrımcılık geçmişi var. Amerikan yerlilerine nasıl müdahale edildiğini biliyoruz. Tarih her zaman trajik gerçeklerle dolu. Ama eğer geçmiş çözümlenemezse omzumuzda büyük ağırlık oluşturur. Her ülkenin bu anlamda geçmişiyle barışması, iyi bir geleceğe yönlenmesi gerekir.
1915 OLAYLARI MECLİS'E GELMELİ: Bu Meclis'te konuşurken 1915 yılında yaşanan kötü olayları da gündeme getirmek lazım. Bunlar benim çözeceğim değil, Ermenilerin, Türklerin birlikte çözeceği sorunlardır. Türk ve Ermeni halkları, açık, dürüst ve yapıcı bir şekilde konuyu ele almalıdırlar. İki ülkenin liderlerinin attıkları cesur adımları gördük. Açılan sınırlar Türk ve Ermeni haklarının barışçıl ve refah içinde bir geleceğe adım atmalarını sağlayacak.
KIBRIS'TA FEDERASYON: Beraberinde Karadağ bölgesinde süren çatışmanın gereğinden uzun sürmesi anlamında da yapılabilecek şeyler var. Doğu Akdeniz'de sorunlar var, buna yönelik çözümler var. Kıbrıslı liderler yaptıkları taahhütlerle müzakerelere girme yönünde çabalarda bulundular. BM ve ABD, barış adına iki taraflı, iki toplumlu federasyon adına yapılacak çalışmaları destekleme hedefindedir.
TBMM'DEN İRAN'A UYARI: Bölgenin barışı tabii ki İran'ın nükleer silah heveslerinden vazgeçmeleriyle sağlanabilir. İran seçimini yapacaktır. Daha iyi bir gelecek mi oluşturmak istiyor, yoksa silahlara mı yönelmek istiyor.
PKK'YA KARŞI MÜCADELE: ABD, gelecek ağustos itibarıyla güçlerini çekecek. Türkiye ve Irak'ın komşularıyla birlikte yeni bir diyalogla ortak güvenliğimize doğru çalışacağız. Hiç hata yapmayalım. ABD, Irak ve Türkiye ortak terörizm tehdidiyle karşı karşıya. El Kaide bunlardan bir tanesi. Irak'ı bölüp, ülkeyi tahrip etmeye çalıştı. PKK da var. Hiçbir ülkeye yapılan terörizme mazeret göstermek doğru değil. ABD Başkanı olarak, NATO müttefiki olarak ne PKK'yı ne de başka bir terör örgütünü destekliyorum.
İSLAM'LA SAVAŞMIYORUZ: ABD; hiçbir zaman İslam ile savaşta olmamıştır, olmayacaktır. (Başbakan ve bakanlar başta olmak üzere Meclis sıralarından büyük alkış koptu...) ABD'nin Müslüman dünyası ile ilişkisi sadece terörizm karşıtlığı ile sınırlanamaz. Bu sürece daha kapsamlı dahil olmak istiyoruz. Daha dikkatli dinlemeliyiz, ortak zeminler yaratmalıyız, aynı fikirde olmadığımız zamanlarda bile saygı göstermeliyiz. İslam inancına olan saygımızı göstermeliyiz. Yüzyıllar boyunca İslam dünyası, dünyanın şekillenmesine katkıda bulundu. ABD, Müslüman Amerikalılar tarafından zenginleşti.
YANGINA KÖRÜKLE GİTMEYİN: Amerikan ailelerinde Müslüman üyeler var. Bunu çok iyi biliyorum. Çünkü ben de bunlardan biriyim. Yangına körükle gidemezsiniz. ABD; bunu iyi bilir. Tabii ki bazılarına güçle karşılık vermelisiniz. Ama güç tek başına çözemez.
TÜRKİYE'NİN ROLÜ: Türkiye'nin büyüklüğü her şeyin ortasında olmasından kaynaklanıyor. Doğu ve Batı'nın bölünmesinden bahsetmiyoruz. Türkiye, Doğu ile Batı'nın birleştiği bir yer. Kültürünüzün güzelliği, demokrasinin gücü beraberinde geleceğe yönelik ümitleriniz Türkiye'yi Türkiye yapıyor.
TSK Ambargosuna Obama Molası
DTP'yi boykot eden TSK, Obama için tam kadro Meclis'te hazır kıta idi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve Kuvvet Komutanları, DTP'nin TBMM'ye girdiği 22 Temmuz seçimlerinden sonra başlattıkları Meclis'te düzenlenen törenlere katılmama kararını, dün ABD Başkanı Barak Obama için 21 ay sonra kaldırdı.
Komutanların, Obama için yapılacak özel oturuma davet edildiklerini ve katılma eğiliminde olduklarını medyaya yansımıştı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, Genel Kurul Salonu'nda kendilerine ayrılan locada yerlerini aldılar. Başbuğ ve komutanlar Cumhurbaşkanı Gül'ü salona girişinde ayakta selamladı. Komutanların, locada oturduğu bölümün hemen karşısındaki Genel Kurul bölümünde ise DTP'lilerin oturması ayrı bir ironi yarattı.
YÜKSEK YARGI DA TAM KADRO: Barack Obama'nın Genel Kurul konuşması öncesi büyük bir izleyici topluluğu salonu doldurdu. Askerler gibi yüksek yargı da konuşmada 'tam kadro' hazır bulundu. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya da dinleyenler arasında yer aldı. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz,YÖK BaşkanıYusuf Ziya Özcan da Obama için Meclis'e geldi.
Genel Kurul'daki izleyiciler arasında hayat kadınları ve travestileri bünyesinde barındıran 'İnsanca Yaşamı Destekleme Derneği' Genel Sekreteri Okşan Öztok da vardı. Kısa süre önce 'Amerikancıyım' açıklamalarıyla gündeme gelen eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz de yer aldı.
HAKSÖZ-HABER
