New York’ta İslam karşıtı RSS “evrensel birlik” maskesiyle sahneye çıktı

New York’ta İslam karşıtı RSS “evrensel birlik” maskesiyle sahneye çıktı

Hindu milliyetçisi RSS lideri Mohan Bhagwat, New York’ta “evrensel birlik” temasıyla düzenlenen büyük bir etkinlikte konuştu. Eleştirmenler, Hindutva’nın İslam karşıtı ve dışlayıcı ideolojik mirasının kültür, maneviyat ve dinler arası uyum söylemiyle gizlenmeye çalışıldığını savunuyor.

Eleştirmenlere göre RSS, kültür ve maneviyat söyleminin arkasına gizlenerek Hindutva propagandasını örtülü biçimde yayarken, hareketin İslam karşıtı ideolojisi New York’taki gösterişli etkinlikte de kendisini farklı biçimlerde ortaya koydu.

New York’un efsanevi sanat ve eğlence merkezlerinden Madison Square Garden, cumartesi günü alışılmış konser ve spor etkinliklerinden oldukça farklı bir kalabalığa ev sahipliği yaptı.

Ülkenin dört bir yanından gelen binlerce Hintli ve Hindu Amerikalı, safran renkli takkeler, kurta ve sarilerle, Hindu milliyetçisi paramiliter örgüt RSS’nin lideri Mohan Bhagwat’ı dinlemek üzere etkinlik alanında toplandı.

American Hindus for Engagement And Dialogue (AHEAD) tarafından düzenlenen “Evrensel Birlik Kutlaması”, kendisini “ortak öğreti, kültürel performans ve ortak zemin” buluşması olarak tanıttı.

Ancak etkinliği izleyen Middle East Eye muhabirinin aktardığına göre, sahnelenen tablo, eleştirmenlerin dünyanın en büyük faşist örgütlerinden biri olarak nitelediği RSS’nin kapsayıcılık ve çoğulculuk diliyle yeniden pazarlanmasından ibaretti.

RSS’nin arkasındaki Hindutva ideolojisi

1925’te kurulan RSS, Hindutva ideolojisini savunan Hindu milliyetçisi bir örgüt olarak faaliyet gösteriyor. Örgütün dünya genelinde 5 milyondan fazla üyesinin bulunduğu belirtiliyor.

Hindutva, Hindistan’ı Hindu kimliğinin merkezde olduğu homojen bir ulus-devlete dönüştürmeyi amaçlayan siyasi ve ideolojik bir proje olarak tanımlanıyor.

RSS’nin ideolojik öncülerinden MS Golwalkar, Nazi Almanyası’nın Avrupa Yahudilerine yönelik etnik temizlik politikalarından Hindistan’daki Müslümanlara yönelik ders çıkarılması gerektiğini savunan ifadeler kullanmıştı.

Hindutva ideolojisinin kurucu isimlerinden kabul edilen VD Savarkar ise Filistin’deki Siyonist projeyi Hindistan için örnek alınabilecek bir model olarak görüyordu.

Hindistan’da iktidardaki Bharatiya Janata Party (BJP) de RSS’nin oluşturduğu Sangh Parivar ideolojik ailesinden doğdu. Başbakan Narendra Modi dahil çok sayıda üst düzey BJP yöneticisi RSS ile bağlantılı.

BJP içindeki bazı üst düzey isimlerin ise Müslümanlara yönelik öldürme çağrıları içeren nefret söylemleri kullandığına dair çok sayıda kayıt bulunuyor.

“Herkese açık” etkinlikte kimlik denetimi

“Kapsayıcılık” mesajıyla düzenlenen etkinliğe ücretsiz katılım için dahi kimlik temelli bir ön eleme uygulandı.

Katılımcılardan bağlı oldukları tapınak veya kuruluşun adını, bu kuruluşa ait beş karakterli özel kodu ve kuruluş içerisinden bir referans kişinin adını vermeleri istendi.

Etkinliği izleyen gazeteci, başvuru sürecinde Hindu kimliğini açıkça yansıtan Brahmin kökenli isminin kendisine herhangi bir sorgulama yapılmadan geçiş sağlamış olabileceğini belirtti.

RSS’nin kurucu ideologlarının tamamının Hindu Brahminlerden oluştuğu, örgütün ilk yöneticileri ve önde gelen savunucularının da büyük ölçüde bu kasttan geldiği aktarılıyor.

Örgütün bugüne kadarki liderlerinin biri hariç tamamının Brahmin olduğu belirtilirken, hareketin yalnızca Müslüman karşıtlığından değil, Hindistan’daki Brahminik toplumsal hâkimiyeti koruma arzusundan da beslendiği yönünde eleştiriler bulunuyor.

Madison Square Garden’a girmek için sıraya giren 5 binden fazla kişi arasında bu durumun etkileri açıkça görülüyordu.

Kalabalık, “Jai Shri Ram” sloganını attı. Hindu dini kökenli bu ifade, son yıllarda azınlıklara yönelik şiddet eylemlerinde failler tarafından kullanılması nedeniyle daha karanlık bir siyasi anlam kazandı.

Söz konusu slogan, 1980’lerde Uttar Pradeş eyaletindeki Ayodhya’da tartışmalı Ram Tapınağı’nın inşası için Hindu kitlelerini harekete geçiren siyasi bir slogana dönüştürülmüştü. Tapınak, 16. yüzyıldan kalma bir caminin Hindu çeteleri tarafından yıkıldığı alan üzerine inşa edildi.

Kalabalık ayrıca Hindistan’ın milli marşlarından “Vande Mataram” sloganını da defalarca tekrarladı.

Şarkının uzun versiyonunda Hindu tanrılarına atıfta bulunulması, laik milliyetçiler tarafından uzun yıllardır tartışma konusu yapılıyor. RSS’nin savunduğu genişletilmiş versiyonda ayrıca “kılıçları kaldırmak” ve “karadan ve denizden gelen işgalcileri kovmak” gibi ifadeler bulunuyor. Eleştirmenler bu ifadelerin tarihsel olarak Hindistan’daki Müslüman ve Hristiyan topluluklara yönelik düşmanca çağrışımlar taşıdığını belirtiyor.

“Hangi shakha’nın üyesisin?”

Katılımcılar Infosys Theater’a girerken Hintçe, Marathi, Gujarati ve Telugu dahil farklı dillerde konuşuyordu.

Bir kadın ve küçük oğlu, New Jersey’nin Edison bölgesindeki bir “shakha”ya katıldıklarını söyledi. Shakhalar, RSS’nin uluslararası kolu olan Hindu Swayamsevak Sangh’ın (HSS) yerel yapılanmalarını ifade ediyor.

Başka bir katılımcı ise Vishwa Hindu Parishad of America (VHPA) bağlantılı Hindu Students Council üyesi olduğunu belirtti.

Etkinlik gönüllülerinden biri de Sangh ailesinin üniversite yapılanmalarından Hindu Yuva’daki faaliyetlerinden söz etti.

Etkinlik organizatörlerinin verilerine göre ülke genelinden 250’den fazla kuruluş organizasyona ortak olarak gösterildi. Bunlar arasında HSS shakhaları, Sangh bağlantılı öğrenci örgütleri ile çeşitli dini ve kültürel kuruluşlar bulunuyor.

Etkinlik dışında protesto gösterilerine katılan Rishi Arun, bu yapıların onlarca yıldır Hindutva ideolojisini ABD’deki Güney Asya diasporası ve özellikle dini topluluklar arasında meşrulaştırmaya çalıştığını söyledi.

Arun’a göre söz konusu kuruluşlar, kültürel örgütler gibi görünürken Hindutva propagandasını örtülü biçimde yaydı; bunu yaparken evrensellik, maneviyat ve kapsayıcılık dilini kullandı.

Kültürün arkasına gizlenen siyasi mesaj

Program, Güney Asya’nın üç farklı davul geleneğinin tanıtıldığı bir perküsyon gösterisiyle başladı.

Ancak Maharashtrian Dhol Tasha performansıyla salondaki atmosfer belirgin biçimde değişti. Organizasyon tarafından askeri köklere sahip olduğu belirtilen bu davul gösterisi sırasında 17. yüzyılda yaşamış Maratha hükümdarı Chhatrapati Shivaji Maharaj’ın görüntüsü sahneye yansıtıldı.

Birçok tarihçi bu yorumlamaya itiraz etse de Hindu milliyetçileri Shivaji’nin mirasını, Hindistan’daki Müslüman yönetimine karşı silahlı Hindu direnişinin ilk örneklerinden biri olarak yeniden yorumluyor.

Ardından “Hindu Dharma” ve “Bharat” kavramlarını anlatan kısa videolar gösterildi.

New Jersey merkezli bir Hint dans grubu ise dünyanın farklı bölgelerini temsil eden şarkılar eşliğinde sahne aldı.

Orta Doğu bölümü sırasında Bahreynli şarkıcı Flipperachi’nin “Fa9la” adlı parçasının kullanılması, salondan büyük alkış aldı. Şarkı, 2025 yapımı Bollywood filmi Dhurandar’da Pakistanlı kötü karakterin giriş müziği olarak kullanılmıştı. Film, Hindu milliyetçisi bir “intikam fantezisi” olarak eleştirilmişti.

Böylece “Evrensel Birlik” etkinliği, Hindutva ile kültürel bağlarını doğrudan dile getirmeden, seçilmiş kültürel semboller ve performanslar üzerinden izleyiciye aktaran dikkatle kurgulanmış bir sunuma dönüştü.

Dinler arası uyum görüntüsü

Sanat programının ardından etkinlik daha ciddi bir atmosfere büründü.

Farklı dinlerin temsilcileri “Tek Dünya, Tek İnsanlık” başlığı altında sahneye çıktı. RSS lideri Mohan Bhagwat sahnenin ortasında yer alırken, iki yanında Yahudi hahamlar, Müslüman imamlar ve diğer dinlerin temsilcileri bulunuyordu.

World Council of Religious Leaders’ın kurucusu Bawa Jain, RSS’nin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla dinler arası uyum çağrısı yaptı.

Etkinlikte Müslüman İmam Talib Shareef de konuştu. Shareef, ABD ordusunda 30 yıl hizmet vermesi nedeniyle organizatörler tarafından övgüyle anıldı.

Bhagwat ise günün erken saatlerinde düzenlenen dinler arası zirvede, “Herhangi bir Hindu Hindistan’da Müslümanların olmaması gerektiğini düşünüyorsa Hindu olarak kalamaz” ifadelerini kullandı.

Ancak insan hakları kuruluşu Genocide Watch, Hindistan’ın Müslüman karşıtı soykırımın ön aşamalarında bulunduğunu savunuyor ve RSS’yi Hindu grupları örgütlü şiddet uygulamaları için silahlandırmak ve eğitmekle suçluyor.

RSS’nin küresel imajını yeniden yazma çabası

Bhagwat, yaklaşık 40 dakika süren konuşmasında her ülkenin gerçekleştirmesi gereken bir kaderi olduğunu, “Bharat”ın kaderinin ise dünyaya “çeşitlilik içinde birlik” fikrini benimsetmek olduğunu söyledi.

Hindu milliyetçileri “Bharat” kelimesini Hindistan için kullanıyor ve bunun Müslüman hükümdarlar tarafından kullanılan “Hindustan” ve İngiliz yönetiminin kullandığı “India” isimlerinden önceki özgün ad olduğunu savunuyor.

RSS yönetimi ertesi gün New York’taki etkinliği sosyal medya hesabından övdü ve organizasyonu “küresel erişim” amacı taşıyan bir girişim olarak nitelendirdi. Etkinlik, Bhagwat’ın ABD, Kanada ve İngiltere turunun bir parçasıydı.

Indian American Muslim Council yönetim kurulu üyesi Safa Ahmed ise Bhagwat’ın New York’taki sözlerinin özellikle Amerikan kamuoyuna göre şekillendirildiğini söyledi.

Ahmed, “Bhagwat’ın söyledikleri başka şey; RSS’nin Hindistan’da neredeyse her gün gerçekleştirdiği kan dökme eylemleri ise tamamen başka” ifadelerini kullandı.

Ahmed ayrıca RSS’nin ikinci lideri MS Golwalkar’ın, azınlıkların “Hindu ulusuna tamamen tabi olması” gerektiğini savunan yazılarına dikkat çekti ve bu anlayışın RSS’nin ideal Müslüman tanımını ortaya koyduğunu belirtti.

ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu da geçtiğimiz hafta, RSS’nin Hristiyanlar, Dalitler, Müslümanlar ve Sihler dahil dini azınlıklara yönelik şiddet içeren saldırılardaki rolü nedeniyle ABD yönetimine örgüte yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.

Komisyon ayrıca Bhagwat’ın vizesinin iptal edilmesini istedi.

Hindistan’daki RSS shakhalarında dualar genellikle “Bharat Mata ki Jai”, yani “Ana Hindistan’a zafer” ifadesiyle sona eriyor.

Örgütün küresel bağlantılı yapıları ise bu sloganı kendi diaspora faaliyetlerine uyarlayarak “Vishwa Dharma ki Jai”, yani “Evrensel Dharma’ya zafer” şeklinde kullanmaya başladı.

New York’taki “Evrensel Birlik” etkinliği bu sloganla sona ererken, ortaya çıkan tablo RSS’nin Hindutva ideolojisini ABD’de daha kabul edilebilir bir kültür, maneviyat ve dinler arası uyum söylemi içerisinde yeniden sunma çabasını gözler önüne serdi.

Eleştirmenlere göre bu yeni küresel imaj, Hindutva hareketinin özellikle Müslümanlara yönelik dışlayıcı ve İslam karşıtı ideolojik mirasını perdeleyen bir vitrin niteliği taşıyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir