Mısır rejimi, enerji alanında siyonist İsrail'e olan bağımlılığını daha da artıracak yeni ve uzun vadeli bir doğal gaz anlaşmasına hazırlanıyor. İsrail basınında yer alan bilgilere göre, taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında, işgal altındaki Filistin açıklarında bulunan Tamar gaz sahasından Mısır'a milyarlarca metreküplük doğal gaz sevkiyatı öngörülüyor.
İsrail merkezli Isramco şirketinin Tel Aviv Borsası'na yaptığı bildirimde, kimliği açıklanmayan Mısırlı bir alıcıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı imzalandığı belirtildi. Anlaşmaya göre, 2031-2038 yılları arasında yaklaşık 80 milyar metreküp doğal gazın Tamar sahasından Mısır'a ihraç edilmesi planlanıyor. Tarafların mutabık kalması halinde anlaşmanın 2043 yılına kadar uzatılabileceği ifade edildi.
Yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki anlaşmanın hayata geçmesi halinde, bu sözleşme siyonist İsrail ile Mısır arasındaki Leviathan sahası anlaşmasının ardından iki ülke arasındaki en büyük ikinci doğal gaz ihracat anlaşması olacak.
Anlaşma hazırlığı, Mısır hükümetinin kısa süre önce son iki yılın en yüksek ham petrol üretimine ulaşıldığını ve enerji sektörüne yabancı yatırımların yeniden artış gösterdiğini açıklamasının ardından geldi. Ancak enerji uzmanları, Mısır'ın temel sorununun petrol değil, özellikle Zohr doğal gaz sahasında üretimin sürekli düşmesi ve buna karşılık elektrik ile sanayi sektörlerinde hızla artan doğal gaz talebi olduğunu belirtiyor.
Eski Mısır Petrol Kurumu Başkanı Medhat Yusuf, yeni keşiflerin ülkenin iç talebini karşılamaya yetmediğini belirterek, önümüzdeki yıllarda doğal gaz ithalatının zorunlu olmaya devam edeceğini söyledi.
Yusuf, 2026'nın ilk yarısında doğal gaz ve petrol ürünleri ithalatı için aylık yaklaşık 2,55 milyar dolar harcandığını belirterek, bu durumun Mısır ekonomisi, kamu bütçesi ve dış ödemeler dengesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.
Bununla birlikte Yusuf, yeni anlaşmanın kısa vadede gaz sevkiyatını önemli ölçüde artırmasının zor olduğunu belirtti. Mevcut boru hatlarının Tamar ve Leviathan sahalarından Mısır'a taşınabilecek gaz miktarı açısından kapasite sınırına yaklaştığını, daha fazla ithalat için yeni altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Öte yandan uzmanlar, siyonist İsrail gazının boru hattıyla taşınmasının uluslararası piyasalardan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına kıyasla daha düşük maliyetli olduğunu ifade ediyor.
Buna karşın enerji alanındaki bazı uzmanlar, Mısır rejiminin siyonist İsrail gazına artan bağımlılığının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi stratejik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Kahire Üniversitesi'nden bir enerji uzmanına göre, yeni anlaşmanın 2025 yılında imzalanan önceki anlaşmayla birlikte değerlendirilmesi halinde, İdku ve Dimyat'taki LNG tesislerinin işletilmesi büyük ölçüde siyonist İsrail'den gelecek gaz akışına bağımlı hale gelecek.
Uzmanlar ayrıca, 2023-2024 yıllarında Gazze'ye yönelik siyonist İsrail saldırıları sırasında Tamar sahasındaki üretimin geçici olarak azalmasının, Mısır'a gönderilen gaz miktarını düşürdüğünü ve bunun ülkenin elektrik arzında ciddi sorunlara yol açtığını hatırlatıyor.
Bu süreçte Mısır yönetimi, elektrik üretiminde alternatif yakıt kullanımını artırmak ve uluslararası piyasalardan ilave LNG ithal etmek zorunda kalmıştı.
Uzmanlara göre yeni anlaşmanın yürürlüğe girmesi, enerji alanında Mısır ile siyonist İsrail arasındaki iş birliğini uzun yıllar daha pekiştirirken, Mısır'ın enerji güvenliğinin işgal rejiminden gelecek gaz akışına daha bağımlı hale gelmesi tartışmalarını da beraberinde getirecek.

