Enver Can / HAKSÖZ HABER
Mescitler ve camiler İslam dininin önemli sembolik ve ibadet mekânlarının başında gelir. Nitekim eski zamanlarda bir beldenin İslam beldesi mi yoksa başka bir inanca mensup bir belde mi olduğunu gösteren en belirgin sembollerin başında camiler ve minareler gelmekteydi. İstanbul, cami mimarisi ve tarihsel dokusuyla bunun en güzel örneklerinden biridir. Bu şehri ziyaret eden turistlerin hayranlık ve şaşkınlıkla ilgi gösterdikleri mekânların başında da bu camiler gelir. Hatta zaman zaman camilerde okunan ezan sesinin bazı turistlerin yüzlerinde huzurlu hissettiren bir tebessüme dönüştüğünü görürüz. O an, belki de ezanı ilk defa duyan insanların, ezanın sesindeki manevi güzelliğe ve huzura tanıklık ettiğini görmek benim de sık sık hayretimi celbeden bir husustur.
Bunun karşısında Müslüman yurdunda, ezan sesiyle yüzü sirke satan, yaşam sevinci nefrete ve kine dönüşen insanlara da çokça şahit olunmuştur. Yakın tarihlerde büyük şehirlerde karşılaşılabilen bu öfke ve nefret tutumlarının zamanla Anadolu'nun farklı şehirlerine de yayılmasının hüznünü ayrıca konuşmak gerekir.

