Macron İçin Zafer Çantada Keklik mi?

Macron İçin Zafer Çantada Keklik mi?

​​​​​​​Fransız gazeteleri Macron ile Le Pen arasındaki seçim mücadelesini değerlendirdi.

Emmanuel Macron ve Marine Le Pen çarşamba akşamı katıldıkları bir televizyon programında ikinci tur öncesi son kozlarını paylaştılar. Programdan sonra yapılan bir anketin sonuçları, düellonun galibinin yüzde 63'le Macron olduğunu söylüyor. Medyanın büyük bir kısmı da ankete katılanlarla aynı görüşte. Ama kimileri de Le Pen'in sert saldırılarının meyve verebileceği konusunda ikaz etmekten geri durmuyor.

Argümanlara karşı saldırganlık

De Telegraaf gazetesi Fransız cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinin favorisi olan Macron'un televizyondaki tartışma programında pozisyonunu sağlamlaştırdığını düşünüyor:

"En çok merak edilen Le Pen'in ekonomi konusunda nasıl davranacağıydı. Ama Macron büyümeyi nasıl canlandıracağını ayrıntılarıyla anlatırken, Le Pen tek bir öneride bulunamadı. ... 'Radikal İslam' konusunda Le Pen kendi evindeymiş gibi rahattı. ... Ama şu anlaşıldı ki, Fransa'daki terör tehdidine ve son yıllardaki saldırılara rağmen Fransız halkı için ekonomik sorunlar daha önemli. Macron tartışmanın mutlak galibi oldu. İçerikler üzerinden tartışan Macron'un karşısında saldırgan ve 'Bizi korkutmak mı istiyorsunuz şimdi?' gibi ifadelere saplanıp kalan bir Le Pen vardı. Bu düello günlerdir Macron'un oylarını yüzde 60, Le Pen'inkileri yüzde 40 gösteren anket sonuçlarını pekiştirecektir.“

Her açıdan ikinci lig

Marine Le Pen'in rakiplerine yönelik kaba saldırıları Macron'la aynı seviyede olmadığını gözler önüne serdi, diyor Libération gazetesi:

"Le Pen'in riskli projelerini, buralı olmayanları yıprattığı aşağılamalarını bir kenara bırakıp, çeşitli siyasi alanlardaki yeterliklerine, finans modelinin inandırıcılığına, önerilerinin iyice tartılıp biçildiğine, kısacası argümanlarının niteliğine bakacak olursak şunu söyleyebiliriz: Le Pen ikinci ligde oynuyor. Emmanuel Macron'un planlarına, bu planların yerindeliğine ve etkinliğine, olası aşırı sonuçlarına itiraz etmek mümkün tabii. Ama böyle değil! Hep aynı topu vuran atışlarla değil. Tartışmayı gölgeleyen kaba bir üslupla değil. Ve 1930'ların retoriğini canlandıran imalarla hiç değil.“

Ulusal Cephe Frexit'le oy toplayamadı

Seçim kampanyasında Frexit ve avro bölgesinden ayrılma gibi konuları ele alan Le Pen'in bu şekilde seçmenlerini ürkütüp kaçıracağını düşünüyor Corriere del Ticino gazetesi:

"AB ve avro konularıyla Le Pen'in korkuttukları, zaten refah düzeyi yüksek olanlar, elitler ya da hakim sınıf değil. Ürkenler maddi durumu kötü olanlar, öncelikle de orta sınıf. Kırılan potlar, kısmi siyasi rota değişiklikleri, uydurma tezler ve Ulusal Cephe'nin temsilcileri arasında avrodan vazgeçilmesi ve yerine Fransız frankının geri gelmesi konusunda edilen kötü sözler bu korkuları attırtmaktan başka bir işe yaramadı. Fransız halkının çoğunluğu AB'den ayrılmaya karşı, para birliğinden dahi ayrılmak istemiyorlar, çünkü bunun sonucu çözülmesi imkansız somut sorunlar olacaktır. Avro'dan vazgeçmek yurttaşın hem tasarrufları, hem de alım gücü için bir tehlikedir.“

Le Pen gibi yalancılara karşı ne yapmalı?

Tagesanzeiger gazetesi, Ulusal Cephe Adayı Le Pen ile Macron'un televizyon düellosunun ardından en büyük gaflardan dahi fayda sağlayan Marine Le Pen gibileriyle nasıl baş etmeli, diye soruyor:

"Le Pen'in intihal yapmakla kalmayıp, yalan da söylediğini biliyoruz. Ve buna duyulan öfkenin artması onun daha çok işine yarıyor. Aşırı sağcı aday birinci turdan kısa bir süre önce Yahudilerin Nazi temerküz kamplarına sürgün edilmesinde Fransız devletinin 'suç ortağı' olmadığını söylemişti. Skandalın zamanlaması mükemmel doğrusu. Yahudi kökenli tarihçi Deborah Leipstadt, 'Günümüzde yalanlar fikir olarak kabul ediliyor, der. ... Amerikalı tarihçi 1996'da holokost inkarcısı David İrving'e karşı yürütülen davayı kazanmıştı. Benzer bir davayı Le Pen'e karşı da kazanırdı herhalde. Ama bundan karlı çıkan mutlaka Le Pen olurdu yine. Bu türden insanlarla nasıl baş etmeli?“

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir