
Kurtlar Vadisi... Dün ve Bugün
Kurtlar Vadisi dizisi Star Tv’de yayınlanmaya başladı. Bunun üzerine Doğan Medyasının bu dizi hakkında daha önce düzenlediği linç kampanyaları geldi.
Kurtlar Vadisi dizisi Show Tv'den Star Tv'ye geçti. Kurtlar Vadisi dizisi için tam bir linç kampanyası gerçekleştiren Doğan medyası hemencecik, diziyi baş tacı etti. Peki ne değişti, hiçbir şey, sadece amaç daha fazla para kazanmaktı. Tıpkı, Atatürkçülük, bağımsızlık, milliyetçilik gibi benzeri kavramların üzerinden sermayesine daha fazla sermaye katıldığı gibi... Hasan Karakaya'nın yorumu:
Kurtlar Vadisi... Dün darağacı, bugün baştacı! / Hasan Karakaya
Herhalde hatırlarsınız;
2005 yılındaki "final bölümü"nde tam "28 milyon dolarlık reklâm" geliriyle hasılat rekorları kıran, "reyting" ölçümlerinde de yıl boyu "birinci" sırada yer alan "Kurtlar Vadisi" adlı dizi film, yeni bir kanala transfer olmuştu...
Dizi, 2006'dan itibaren Kanal D'de gösterilecekti!..
O zamanlar, hemen herkes, "olabilir" demişti...
Öyle ya; nihayetinde bir "ticaret"ti bu!..
Hem sonra, bir "dizi film"in, başladığı kanalda biteceği diye bir kural da yoktu!..
Yalnız, Kurtlar Vadisi'ni transfer eden Kanal D'nin ve dolayısıyla "Aydın Doğan ve aydınları"nın, bu dizi hakkında sarfettiği "kurşun gibi sözler" ne olacaktı?..
Herhalde hatırlıyorsunuzdur;
Kurtlar Vadisi'nin Show TV'de gösterildiği yıllarda; Aydın Doğan gazeteleri ve televizyonları yoğun bir "yıpratma kampanyası" yürütmüştü!..
Dizi, "mafyaya özendiriyor" suçlamalarına, dizinin "Polat Alemdar"ı Necati Şaşmaz ise, "Tarikatçı!.. Asker kaçağı!" saldırılarına maruz kalmıştı!..
Hele Hürriyet yazarları!.. Diyorlardı ki;
¥ "Bu dizi, Türkiye'ye müthiş bir kötü örnek. Diziden esinlenip, elini kana bulayan gençler... (...) Yok mu bu rezalete bir 'duuur' diyecek?..
¥ "Kanal D'ye transfer olmak istediler. Ancak 'almadık.' Kanal D CEO'su Arzuhan Yalçındağ, 'Burada toplumsal sorumluluklarımız var. İstemem' dedi.
¥ "Kararı öğrenen Aydın Doğan da, 'Çok iyi yapmışsınız. Bana sorsaydınız, ben de almayın derdim. Bize yakışmaz' dedi.
¥ "Bu tip yayıncı sorumluluğu ne yazık ki çok yaygın değil. Bugün bir kanala reyting getiriyor olabilir. Ama Türkiye'den neler götürdüğünü önümüzdeki 10 yıllarda göreceğiz."
Evet, o günlerde bunları yazmışlardı.
Sonra?..
Sonra, patronun kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın "istemem" dediği de, patron Aydın Doğan'ın, "iyi ki almamışsınız" sözleri de unutuldu ve Kurtlar Vadisi, Kanal D'de gösterilmeye başlandı...
DEMEDİKLERİNİ BIRAKMAMIŞLARDI!
Hayır, "niye Kanal D?" demiyorum.
Sadece, "ağızdan çıkan sözler"in nasıl "yalama" olduğunu gözler önüne sermek istiyorum.
Sadece "Aydın Doğan ve kızı" veya "Hürriyet yazarları" değil, "Hürriyet'in haberleri"nde de Kurtlar Vadisi'ne karşı tam bir "yargısız infaz" uygulanmıştı.
Buyrun; "tarih"leri ve "başlık"ları ile, "linç kampanyası"nı andıran o haberlere yeniden göz atalım:
¥ Mafya dizisine mafya suçlaması- İçişleri Bakanlığı, mafyayı konu alan Kurtlar Vadisi adlı dizinin organize suç örgütleriyle bağlantılı olduğunu öne sürünce RTÜK inceleme başlattı. (30 Ocak 2003 - Milliyet)
¥ Kurtlar Vadisi'ne ürperten özenme- İlköğretim okulu öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan öğrencilerin gelecekte sahip olmak istedikleri meslekler arasında 'mafya' da bulunuyor.
Mafyanın bir 'meslek' olarak algılanmasında ise en büyük etken TV dizileri... (25 Mart 2005-Hürriyet)
¥ Kurtlar Vadisi Almanya'da yasaklansın- Almanya'da vizyona girdiği günden beri Alman medyasının dilinden düşmeyen 'Kurtlar Vadisi Irak' filmine bir tepki de Bavyera Başbakanı Edmund Stoiber'den geldi. Bild am Sonntag gazetesine konuşan Türkiye karşıtı politikacı, filmin derhal gösterimden kaldırılmasını istedi. (20 Şubat 2006-Hürriyet)
¥ Kurtlar Vadisi'ne ceza- RTÜK, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin Hıristiyanları aşağıladığı gerekçesiyle Show TV'yi uyardı. (Hürriyet-10 Nisan 2008)
¥ Muro'ya özenip belediyeyi basmış- Birecik'te belediyeyi basıp ateş eden ve bir kişinin ölümüne sebep olan İbrahim Halil Şeren'in, şiddet sahneleriyle gündeme gelen Kurtlar Vadisi dizisindeki 'Muro'ya özendiği, hatta kendisine 'Muro' dendiği anlaşıldı. (Hürriyet-23 Nisan 2009)
¥ Polat Alemdar'a özenip avukatı dizinden vurdu- Kaçak yakıt satan bayinin davasını takip için duruşmaya giden avukat, şirket sahibi tarafından dizlerinden kurşunlandı. 2,5 aydır yakalanamayan saldırganın internet sitesinde, Polat Alemdar'ın yerine fotomontajla kendi fotoğrafının konulduğu Kurtlar Vadisi posteri bulundu. (Hürriyet-20 Mayıs 2009)
Bunlar gibi, daha yığınla haber!..
Hemen hepsi de;
Kurtlar Vadisi'ni "darağacı"na göndermek için yapılan "yargısız infaz" ve "linç" amaçlı haberler!..
Niye istemiyorlar Kurtlar Vadisi'ni?..
Çünkü Kurtlar Vadisi "şiddet"e özendirmekte, "mafya"lığı teşvik etmekte, "Kürt"leri ve "Hıristiyan"ları aşağılamaktadır!..
Dolayısıyla "yasaklanmalı"dır!..
Lütfen dikkat;
Kurtlar Vadisi'ne karşı bu "linç kampanyası"nı uygulayan gazeteler "Aydın Doğan'ın gazeteleri"dir ama kendileri sözkonusu olduğunda "basın özgürlüğü" diye cıyaklayıp bir yerlerini yırtmaktadır!..
Dediğim gibi; Kurtlar Vadisi'nin Show TV'de gösterilmesine tahammül edememişler ve ciyak ciyak bağırmışlardır: "Durdurun bu diziyi!"
"Özgürlük" mü?.. Boşveeerr!..
KURTLAR VADİSİ, ŞİMDİ STAR TV'DE!
Ne garip değil mi;
Kurtlar Vadisi'ne karşı 2003'te başlatılan ve yıllarca sürdürülen "linç kampanyası"ndan 6 yıl sonra bugün, bu dizi şu anda Star TV'de, iyi mi?..
"Kurtlar Vadisi Pusu"nun yeni sezondaki ilk bölümü, önceki gün yayınlandı...
"Mafyalığı özendiren"(!) Polat Alemdar da yerli yerindeydi, "şiddete teşvik"(!) eden Memati de, Muro da!
Dahası da var:
Hürriyet'in geçen haftaki "Pazar ilavesi"nde "tam 4 sayfalık Kurtlar Vadisi reklamı" yapıldı, iyi mi?.. Yani; dizi, "Aydın Doğan'ın Star'ı"nda henüz yayınlanmadan; Polat'ın "taburcu" olduğunu, Memati'nin "oğluyla bayramlaştığını", İskender Büyük'ün "müsteşarlık"tan alındığını, Başbakan'a yönelik "suikast"ta "Gladio izi"ne rastlandığını... hepsini ama hepsini "Hürriyet'in Pazar ilavesi"nden öğrenmiştik!..
Geçtiğimiz Perşembe gecesi de Star TV ekranlarında izledik...
Sonuç olarak, demek istediğim şu:
Arkadaş, ya "büyük lokma yiyecek" ama "büyük laf etmeyecek"sin, ya da "lafın ağzından çıktığını" bilecek ve gereğini yapacaksın!..
Geçmişte; ya "Kurtlar Vadisi" aleyhinde yayın yapıp, "bize yakışmaz" demeyecektin, ya da bu "dizi"yi kendi ekranlarına transfer etmeyecektin!..
Peki, n'ooldu şimdi?..
O "söz"ler, o "haber"ler ne oldu?..
Nerede "doğru"luk, nerede "dürüst"lük?..
İşte bu, "sözün yalama olduğu nokta"dır ki, ne "ilke" var, ne "tutarlılık!"
Dedim ya, Yunus'u bunun için severim.
Çünkü Yunus, asırlar öncesinden demiş ki;
"Derviş Yunus bu sözü, eğri büğrü söyleme
Seni sıygaya çeker, bir Molla Kasım gelir"
"Molla Kasım'lar tarafından sigaya çekilmek istemeyen"ler, sözlerini "doğru" söylemelidir!..
"Odun" bile olsalar, "doğru" olmalıdırlar!..
VAKİT
