Eyleme çok sayıda sivil toplum kuruluşu da destek verdi. Daha sonra söz alan AGD Kocaeli Şubesi başkanı Yahya Bilgin'de bu sürecin kayıplara ve mağduriyetlere yol açtığını ifade etti. Basın açıklamasında ve açılan pankartlarda halkın 28 Şubat sürecinde antidemokratik darbe özlemecilerinin girişimlerine tepki verildi. Açılan pankartta "28 Şubat süreci 1000 yıl da sürse direneceğiz, boyun eğmeyeceğiz" denildi. Askerin sivil hayata müdahalesine tepkiyi dile getiren, tank, subay şapkası, postal resimleri üzerine girilmez işareti konularak, darbeci dikta özlemcilerinin anayasayı aykırı bir biçimde halkın demokratik seçimle iş başına getirdiği yönetimlere müdahale edemeyeceği, demokrasilerde tek patronun halk olduğu mesajı verildi.
MEDYA İÇİN KISA ÖZET: 28 Şubat 1997 Türkiye tarihine kara bir leke olarak düşen bir gündür. 28 Şubat, her on yılda darbe geleneği yaşanan bu ülkede yeni bir post modern darbe olarak hafızalara kazınan bir gündür. 28 Şubat 1997 Yılında bir gecede on binlerce öğrencinin eğitim öğretim haklarının elinden alınmasına, inancı ve eğitimi arasında tercih yapmak zorunda bırakılmasına, imam hatip liselerinin kapatılmasına neden olan kararların alındığı kirli bir tarihtir. 28 Şubat bin yıl sürecek diyen kokuşmuş zihniyetin planı tutmamıştır. Bugün Ergenekon'dan yargılananların 28 Şubat'ın mimarları olduğunu hepimiz biliyor ve görüyoruz. Bu ülkeye bedel ödetenlerin hukuk dışı yollarla kendilerini nasıl besleyip, bu ülkeye ne şekilde darbe vurdukları Ergenekon ile daha da netleşmiştir. Bizler 202 Haftadır bu meydanlarda "Başörtüsüne Özgürlük" mücadelesi verenler olarak, yasağın sistematikleştirildiği 28 Şubat gününü lanetle anıyoruz. Bizim lanetle andığımız gibi 28 Şubat'ı ve onun benzeri darbe ve darbe girişimlerini tarih de lanetle anacaktır. Tüm gayretimiz ve çabamızla 28 Şubat'lara geçit vermeyeceğimizi buradan ilan ederken, 28 Şubatın mimarlarının hukuk önünde bedel ödemesi gerektiğini düşünüyoruz. Darbesiz, yasaksız bir ülke ümidi ile, mücadeleye omuz verenlere selam olsun!
Basın Açıklamasının Tam Metni:
28 ŞUBATLARA GEÇİT VERMEYECEĞİZ
28 Şubat 1997 Türkiye tarihine kara bir leke olarak düşen bir gündür. 28 Şubat, her on yılda darbe geleneği yaşanan bu ülkede yeni bir post modern darbe olarak hafızalara kazınan bir gündür. 28 Şubat 1997 Yılında bir gecede on binlerce öğrencinin eğitim öğretim haklarının elinden alınmasına, inancı ve eğitimi arasında tercih yapmak zorunda bırakılmasına, imam hatip liselerinin kapatılmasına neden olan kararların alındığı kirli bir tarihtir.
27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 darbelerinin ardından 28 Şubat 1997 Tarihinde Post Modern adı ile düştü darbe günlerimize. Demokrasi malulü bir ülkede, yap-boz tahtasına çevrilmiş bir Anayasa ile tarihimize bu darbeleri sıkıştırıldı. Türkiye de, bugün yaşanan birçok insan hakları sorunun temelinde, Hukuk Devleti ve Sosyal Devlet anlayışının da baltalanmasına sebep olan darbe geleneği olmuştur. Yaşanılan dönemlere göre adını post modern, e- muhtıra şeklinde değiştirse de zihniyet hep aynı zihniyet olarak kaldı.
Sincan da bir gecede tankların yürütülüp, birçok fikir adamı, aydın ve yazar fikir suçlusu olarak tutuklanıp cezaya çarptırılırken, halka tepeden aşağı bir yaşam tarzı ve anlayış dikte ediliyordu. Tek tip düşün, tek tip giyin, tek tip yaşa, bu anlayış gayet normalmiş gibi bunu insanımıza kabullendirmeye çalıştılar. Bugün hala halka dikte edilmeye çalışan bir takım anlayışların temelinde 28 Şubat yasakları vardır. Ancak, mücadele süreci, bu yasakların, dikte edilmeye çalışılan anlayış ve politikaları bir kısmın üstesinden gelmiştir ve tam manası ile bu anlayış insanların hayatlarından elini eteğini tamamen çekinceye kadar mücadele devam edecektir.
28 Şubat bin yıl sürecek diyen kokuşmuş zihniyetin planı tutmamıştır. Bugün Ergenekon dan yargılananların 28 Şubat'ın mimarları olduğunu hepimiz biliyor ve görüyoruz. Bu ülkeye bedel ödetenlerin hukuk dışı yollarla kendilerini nasıl besleyip, bu ülkeye ne şekilde darbe vurdukları Ergenekon ile daha da netleşmiştir. Bir takım yasaklarla kendi çıkarlarını koruma gayretinde olanlar bu ülkenin gencine, yaşlısına, işçisine, öğrencisine emeklisine memuruna herkesimden insana ağır bedeller ödeten ülke insanlarına kastetmiş bir anlayışın ürünüdür.
Bizler 202 Haftadır bu meydanlarda "Başörtüsüne Özgürlük" mücadelesi verenler olarak, yasağın sistematikleştirildiği 28 Şubat gününü lanetle anıyoruz. Bizim lanetle andığımız gibi 28 Şubat'ı ve onun benzeri darbe ve darbe girişimlerini tarih de lanetle anacaktır. Tüm gayretimiz ve çabamızla 28 Şubat'lara geçit vermeyeceğimizi buradan ilan ederken, 28 Şubatın mimarlarının hukuk önünde bedel ödemesi gerektiğini düşünüyoruz. Darbesiz, yasaksız bir ülke ümidi ile, mücadeleye omuz verenlere selam olsun!




