"Belçika'nın en genç milletvekili" olmasının yanında "Avrupa'nın ilk başörtülü milletvekili" olmasından dolayı hem Avrupa ülkelerinde, hem de Türkiye'de medyanın büyük ilgi gösterdiği Mahinur Özdemir'in yemin edip görevine başlaması, başta Türkiye ve Belçika olmak üzere pek çok ülkede günlük gazetelerin manşetlerinden ve ilk sayfalarından okuyuculara duyuruldu.
Mahinur Özdemir, kurulduğu 1972 tarihinden 2002 yılına kadar, ilk 30 yılını Sosyal Hristiyanlar Partisi (PSC) adıyla geçiren, ancak 7 yıl önce ismini Hristiyan Sosyal Parti (CSP) olarak değiştiren siyasî partinin çatısı altında faaliyet gösteren Hümanist Demokratlar Merkezi (CDH)'nden aday olmuştu. İki dilli, iki toplumlu bir ülke olan Belçika'da, Mahinur Özdemir'in mensubu bulunduğu CDH, Hristiyan Sosyal Parti'nin Fransızca konuşan Valon kesimindeki teşkilatının adı. Aynı partinin Flamanca konuşan Flandre bölgesindeki teşkilatının adı ise Flaman Hristiyan Demokratlar (CD & V).
Ancak Mahinur Özdemir'e gösterilen bu haklı ilgiye ve Avrupa ve Türkiye medyasının "günün haberi" olarak duyurmalarına karşılık, ilginçtir, Türkiye'de her fırsatta İslam düşmanlığı yapan, siyonist İsrail yanlısı yayınlarıyla tanınan ve başörtü yasağını savunan Kartel medyası tarafından görmezden gelindi. Örneğin Aydın Doğan'a ait gazeteler, tüm Avrupa ve Türkiye kamuoyunun merakla takip ettiği bu yemin törenini bırakın manşet yapmayı, birinci sayfalarında hiç yer bile vermediler. Bu konuda tek cümle bile yazmadılar. Bugün Aydın Doğan'a ait gazetelerden birini satın alıp okuyacak olanlar, ne yazık ki bu olaydan haberdar bile olmayacak. Zira bu gazetelerin tavrına bakılırsa, ne Belçika'da seçim oldu, ne de yemin töreni vardı. Hatta onlara sorarsanız, Belçika'da Mahinur Özdemir diye biri hiç yaşamıyor.
Ancak Kartel okuyucuları "dünya gündemiyle" (!) ilgili olarak, abarttığımız kadar da cahil kalmadılar. Aydın Doğan gazetelerinin birinci sayfalarına göz gezdirenler, örneğin "dünya çapında önemli olan" (!) şu çarpıcı (?) konulardan haberdar oldular:
- İran'daki gösterilerle hiçbir alakası olmayan, trafik kuyruğunda beklerken bunaldığı için arabasından dışarı çıkınca bir serseri kurşuna hedef olup yaşamını yitiren, ancak İslam Devrimi düşmanları emperyalist odaklar tarafından "direnişin sembolü" haline getirilen üniversite öğrencisi Nida'nın nişanlısıyla nasıl tanıştıkları, biribirlerini nasıl sevdikleri, bu iki nişanlının İzmir'de nasıl büyük bir aşk yaşadıklarını,
- Fenerbahçe Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım'ın Arda Turan için Galatasaray Kulüp Başkanı Adnan Polat'a kaç milyon Euro teklif ettiğini,
- Sakarya'daki bir camii imamının beldedeki kadınları nasıl kandırarak paralarını gasp ettiğini,
- Türkiye'deki toplumsal ve ahlakî travmalarda AKP (= "AK Parti"nin Kartelce dilindeki söyleyiş biçimi) politikalarının nasıl büyük rol oynadığını,
- İki sevgilinin Antalya'da 39 oteli nasıl soyduklarını ve 40. oteli soymaya çalışırken nasıl yakalandıklarını,
- Galatasaraylı futbolcu Cassio Lincoln'un kendine kulüp aradığını (normalde tam bir yıllık eski ve bayat bir haber ama yine de "sürmanşet" yapmışlar),
- FAC Başbakanı Merkel'in TC Başbakanı Erdoğan'a "Erdoğan" diye hitab etmesine karşılık Erdoğan'ın O'na "Angela" diye hitab ettiğini,
- Cannes film festivalinde Türkiye fırtınasının estiğini,
- Ergenekon tutuklusu bir rektörün baypas ameliyatı olduğunu,
- Arabasıyla motorsikletli bir vatandaşı ezip kaçan MHP'li milletvekilin lideri Devlet Bahçeli'nin elini nasıl öptüğünü,
- Fransa'nın "first lady"si Carla Bruni'nin mi yoksa Katar "first lady"si Şeyha Muzeh bint-i Nasır el- Misned'in mi daha "şık" giyindiğini,
- Sigaraya karşı savaş açan Barak Obama'nın da sigara içtiğini,
- Silvio Berlusconi'nin haremindeki kadınların O'na "Babacık" diye hitab ettiğini,
- Mersin'de iki tane namus cinayetinin işlendiğini,
- Yakında yağmurlu havanın geleceğini (fırsat bu fırsat, denizde çekilmiş mayolu kadın resimleri),
- İçki masasında öldürülen işadamının kadın meselesi yüzünden hayatını kaybettiğini (MANŞET),
- Ve en önemlisi de; zengin olmanın "süper" yolunu.
Aydın Doğan gazetelerine bakılırsa, Belçika'da Mahinur Özdemir diye bir kadın hiç yaşamıyor bile. Öyle biri hiç yok.
İbrahim S. / HaksözHaber
