Türkiye’de eğitim sisteminin esnekleştirilmesi ve bireysel hakların genişletilmesi tartışmaları, TBMM’ye taşınan yeni bir kanun teklifiyle tekrar ivme kazandı. Okullarda karma eğitimin yegane seçenek olmaktan çıkarılmasını talep eden HÜDA PAR’ın adımı, eğitimde dayatmacı anlayışın yerine tercih çeşitliliğinin getirilmesi gerektiğini savunan geniş kesimlerde karşılık buldu. Eğitim uzmanları ve STK temsilcileri, teklifin meclis genel kurulunda kabul edilmesinin hem toplumsal uzlaşıya katkı sunacağını hem de öğrencilerin akademik performansını olumlu etkileyeceğini belirtiyor.
İdeal Eğitim Vakfı (İDEV) Batman İl Temsilcisi Mehmet Emin Sütçü, HÜDA PAR’ın TBMM’ye sunduğu, okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasını öngören kanun teklifine destek verdiklerini belirterek, eğitimde ailelerin tercih hakkını esas alan alternatif modellerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İdeal Eğitim Vakfı (İDEV) Batman İl Temsilcisi Mehmet Emin Sütçü, HÜDA PAR’ın TBMM’ye sunduğu, okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılarak isteyen veli ve öğrenciler için kız ve erkek okullarının alternatif olarak sunulmasını öngören kanun teklifine destek verdiklerini belirterek, eğitimde tek tip anlayış yerine tercih hakkını esas alan bir sistemin oluşturulması gerektiğini söyledi.
İDEV İl Temsilcisi Sütçü yaptığı açıklamada, eğitim sisteminin değişen dünya şartları, pedagojik gelişmeler ve toplumsal talepler doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“EĞİTİM SİSTEMİ DAHA ESNEK VE HAK TEMELLİ OLMALI”
Eğitimin toplumların geleceğini şekillendiren en temel unsur olduğunu ifade eden Sütçü, şunları söyledi:
“Eğitim, bir toplumun geleceğini inşa eden en temel sütundur. Değişen dünya şartları, pedagojik gelişmeler ve toplumsal talepler göz önüne alındığında, eğitim sistemimizin daha esnek ve bireysel hakları önceleyen bir yapıya kavuşturulması kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.”
“DEVLET TEK TİP EĞİTİM MODELİ DAYATMAMALI”
Devletin vatandaşlara tek tip bir eğitim modeli dayatmaması gerektiğini dile getiren Sütçü, “Eğer devlet gerçekten anayasada geçtiği üzere demokratik bir devletse, demokrasinin en temel ilkelerinden biri, devletin vatandaşlarına tek tip bir modeli dayatmaması, aksine farklı toplumsal talep ve hassasiyetlere uygun alternatifler sunabilmesidir. Karma eğitim sisteminin tamamen ortadan kaldırılması değil, isteyen aileler için tek cinsiyete dayalı eğitim veren okulların bir seçenek olarak sunulması pedagojik ve demokratik bir haktır.” dedi.
“ALTERNATİF MODELLER KIZ ÇOCUKLARININ OKULLAŞMASINI ARTIRABİLİR”
Bazı ailelerin kültürel ve inançsal hassasiyetleri nedeniyle karma eğitim konusunda çekinceler yaşayabildiğini belirten Sütçü, “Çünkü toplumumuzun belirli kesimlerinde var olan kültürel ve inançsal hassasiyetler nedeniyle, bazı ailelerin çocuklarını okul ortamlarından uzak tutabildiği veya çekinceler yaşadığı bilinmektedir. Alternatif okul modellerinin sunulması, özellikle kız çocuklarının okullaşma oranının daha da artmasına ve eğitimde fırsat eşitliğinin tam manasıyla sağlanmasına katkı sunacaktır.” diye konuştu.
“TEK CİNSİYETLİ OKULLAR BİRÇOK ÜLKEDE UYGULANIYOR”
Tek cinsiyetli eğitim modelinin birçok ülkede uygulandığına dikkat çeken Sütçü, bu konuda yapılan akademik araştırmalara da şu sözlerle işaret etti:
“Ayrıca, İngiltere, ABD, Japonya ve Almanya gibi dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde tek cinsiyetli okullar (kız okulları veya erkek okulları) birer alternatif olarak sistemin içinde yer almaktadır. Yapılan akademik araştırmalar, özellikle ergenlik dönemindeki bazı öğrencilerin, kendi hemcinsleriyle eğitim gördükleri ortamlarda ders odaklanmalarının ve akademik başarılarının arttığını göstermektedir. Bu modeli bir zenginlik olarak sisteme dahil etmek, eğitim kalitesini yukarı taşıyacaktır.”
Karma eğitimi savunanların da farklı düşünenlerin de tercih hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Sütçü, “Biz buna inanıyoruz ama tersini düşünenler de var mı, var. Yani karma eğitimin kaliteyi artırdığını düşünenler de var elbet. O halde onlar kendi düşüncelerine uygun eğitim veren okullarda okutsunlar çocuklarını ama öbür türlü düşünenler için de alternatifler çoğaltılmalı. Alternatif yok demiyoruz ama yeterli değil. İmam hatipler var yetmez mi demek doğru değil.” ifadelerini kullandı.
“ANADOLU VE FEN LİSELERİNDE DE ALTERNATİFLER YAYGINLAŞTIRILMALI”
İmam hatip liselerinin tek başına yeterli bir alternatif olmadığını dile getiren Sütçü, şöyle devam etti:
“Bugün karma eğitimden rahatsız olanların hepsi çocuklarını imam hatiplerde mi okutmak istiyor, hayır. O bir seçenek ve tercih ama özellikle düz Anadolu Liseleri ve Fen Liseleri arasında da bu tür okulların ihtiyaca cevap verecek oranda yaygınlaştırılması gerekir. Çünkü çocuğunu bu okullarda okutmak isteyip karma eğitimi istemeyen çok sayıda veli ve öğrenci var. Dolayısıyla bu talebin karşılayacak şekilde bir an önce kız ve erkek liselerinin çoğaltılması gerektiğini düşünüyoruz.”
Eğitim sisteminin ideolojik dayatmalardan uzak, birey ve aile tercihlerini esas alan bir yapıya kavuşmasını istediklerini belirten Sütçü, “Bizler, eğitim sistemimizin ideolojik dayatmalardan uzak, bireyin ve ailenin tercihlerine saygılı, bilimsel ve kapsayıcı bir yapıya kavuşmasını arzuluyoruz. Mevcut sistemin yanına bir alternatif olarak koyulacak bu düzenleme, hiçbir öğrencinin hakkını gasp etmeyeceği gibi, aksine tercih alanını genişleterek toplumsal uzlaşıya katkı sağlayacaktır. Eğitimde kalitenin, başarının ve özgürlüğün yolu tektipleştirmeden değil, çeşitlilikten geçer. Bu vesileyle, eğitimde tercih hakkını savunan bu adımı olumlu buluyor, tüm yetkilileri ve paydaşları bu konuyu pedagojik ve hak temelli bir çerçevede, ön yargılardan uzak bir şekilde değerlendirmeye davet ediyoruz.” dedi.
“HÜDA PAR’IN TEKLİFİNİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ZEMİNİNDE DESTEKLİYORUZ”
Sütçü, HÜDA PAR tarafından TBMM’ye sunulan kanun teklifini desteklediklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu doğrultuda, HÜDA PAR tarafından gündeme getirilen karma eğitim zorunluluğunun kaldırılarak isteyen velilere ve öğrencilere alternatif olarak kız ve erkek okullarının sunulması yönündeki teklifi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi zemininde desteklediğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Diliyoruz ki bu çağrımız karşılık bulur ve gerçekten karma eğitimi benimsemeyen, tek cinsiyetli okullarda çocuklarının okumasını isteyen velilerin ve öğrencilerin de bu talepleri karşılık bulur. Böylece tüm ihtiyaçlara da cevap verilmiş olur.”
FEYZULLAH KONYEVİ'DEN HÜDA PAR'IN KARMA EĞİTİM TEKLİFİNE DESTEK
Reyhani Vakfı Başkanı Feyzullah Konyevi, HÜDA PAR'ın okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasını öngören kanun teklifine destek açıklamasında bulundu.
Konyevi, yaptığı açıklamada, HÜDA PAR'ın söz konusu kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Teklifi takdir ettiklerini ifade eden Konyevi, "HÜDA PAR'ın, okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasını öngören kanun teklifini TBMM'ye sunmasını canıgönülden tebrik ve takdir ediyoruz. Müslüman olmamızın bir vecibesi olarak bu teklifin kanunlaşmasını arzuluyor ve nefesimizin değeri kadar destekliyoruz." dedi.
HER KESİMDEN DESTEK YAĞIYOR
Yalova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Avnullah Enes Ateş ise benzer uygulamanın imam hatip ortaokulları ve liselerinde zaten bulunduğunu hatırlatarak, bu hakkın ilkokullarda ve imam hatip dışındaki okullarda da tanınmasının makul bir talep olduğunu söyledi.
Ateş, "İmam Hatip ortaokullarında ve liselerinde bu uygulama var zaten ancak ilkokullarda ve İHL dışındaki okullarda da bunu mümkün kılacak bir hak talebi gayet makul. Bu hassasiyete sahip olan insanlara ses olmanız sebebiyle teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Şevki Adem ise "Tebrikler HÜDA PAR. TBMM Genel Kurulu'ndaki hür milletvekilleri gerekeni yapacaktır, inşallah." Diyerek kanun teklifinden duyduğu memnuniyeti açıkladı.
PROF. DR. MEHMET BOYNUKALIN: HER AİLE AYRI ERKEK VEYA KIZ OKULLARINI TERCİH EDEBİLMELİ
Eski Ayasofya Camii İmamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın da, HÜDA PAR'ın TBMM'ye sunduğu, okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasını öngören kanun teklifine destek açıklamasında bulundu.
Boynukalın, mevcut eğitim sisteminin çocukları olumsuz etkilediğini belirterek, "Mevcut eğitim sistemi büyük ölçüde çocuklarımızı etkileyen ve İslam'dan, ahlaktan uzaklaştıran bir yapıdadır." dedi.
Karma eğitimin gençlerin ahlaki yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Boynukalın, "Karma eğitim gençlerin ahlaken bozulmasının önemli sebeplerinden biridir. Herkes, her aile karma eğitim yerine ayrı erkek veya kız okullarında evlatlarını okutma hakkına ve fırsatına sahip olmalıdır." ifadelerini kullandı.
Din ve ahlak eğitiminin ilkokul birinci sınıftan itibaren zorunlu olması gerektiğini belirten Boynukalın, "Din ve ahlak dersleri ilkokul 1. sınıftan itibaren konulmalı ve zorunlu olmalıdır." dedi.
Boynukalın, okullarda ve üniversitelerde kıyafet düzenlemesine ilişkin de görüşlerini paylaşarak, "Okullarda ve üniversitelerde nerdeyse üryan vaziyette dolaşmaya izin verilmemelidir." ifadelerini kullandı.
Eğitim müfredatının yeniden ele alınması gerektiğini belirten Boynukalın, "Eğitimin içeriği gözden geçirilmeli, milletimizin dini, ahlakı, örfü, adeti, tarihi, kültürüyle uyumlu bir eğitim ve müfredat ortaya konulmalıdır." dedi.
Boynukalın, açıklamasının sonunda, "Müslüman bir ailede yetişen çocuğun eğitim sisteminin etkisiyle kafir olmasına gönlümüz razı değildir ve gerek hükumet, gerek millet olarak evlatlarımızın din ve ahlakını korumaktan sorumluyuz." ifadelerini kullandı.
ULUSLARARASI RAPORLAR: TEK CİNSİYETLİ EĞİTİM AKADEMİK BAŞARIYI DESTEKLİYOR
HÜDA PAR'ın okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılarak isteyen ailelere tek cinsiyetli eğitim seçeneği sunulmasını öngören kanun teklifinin bilimsel dayanağı da var.
İngiltere'de Eğitim Bakanlığı (DfE) ile okul denetim kurumu Ofsted tarafından hazırlanan School Type and Academic Progress başlıklı analizde, 500 binden fazla öğrencinin GCSE sınav sonuçları incelendi.
Rapora göre, karma eğitim veren okullardaki bazı kız öğrencilerin fizik, kimya ve ileri matematik gibi alanlarda kendilerini baskı altında hissettikleri ve bu dersleri seçme oranlarının düştüğü belirtildi. Sadece kız öğrencilerin eğitim gördüğü okullarda ise söz konusu derslere katılım ve başarı oranlarının daha yüksek olduğu ifade edildi.
ABD VE İSVİÇRE ARAŞTIRMALARI SINIF DİNAMİKLERİNİ İNCELEDİ
ABD merkezli NASSPE tarafından paylaşılan Florida Stetson Üniversitesi araştırmasında, üç yıllık takip sonucunda karma sınıflardaki erkek öğrencilerin başarı testlerinde geçer not alma oranının yüzde 55'te kaldığı, yalnızca erkek öğrencilerin bulunduğu sınıflarda ise bu oranın yüzde 86'ya ulaştığı aktarıldı.
İsviçre Ulusal Bilim Vakfı (SNSF) destekli araştırmada ise karma sınıflarda erkek öğrencilerin daha fazla dikkat dağıtıcı davranış sergileyebildiği, bunun da öğretmenlerin ders süresinin önemli bir bölümünü sınıf disiplinine ayırmasına neden olduğu ifade edildi. Araştırmada, bu durumun sınıfın genel akademik verimini etkileyebileceği değerlendirildi.
SOSYAL BASKI VE AKRAN ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
International Coalition of Girls' Schools (ICGS) tarafından yayımlanan Steeped in Learning raporunda, karma eğitim ortamlarında bazı kız öğrencilerin akran baskısı, dış görünüş kaygısı ve sosyal statü rekabeti nedeniyle akademik odaklarını kaybedebildiği belirtildi.
Raporda, karşı cinsin bulunduğu sınıf ortamlarında hata yapma kaygısının artabildiği, bunun da öğrencilerin ders başarısını olumsuz etkileyebildiği ifade edildi.
Benzer şekilde Güney Kore Eğitim Geliştirme Enstitüsü (KEDI) tarafından hazırlanan çalışmalarda da karma eğitim alan öğrencilerin ergenlik dönemindeki sosyal rekabet nedeniyle haftalık ders çalışma sürelerinin azaldığı, tek cinsiyetli okullarda ise akademik odaklanmanın daha yüksek olduğu kaydedildi.
ABD'DE TEK CİNSİYETLİ KAMU OKULLARININ SAYISI ARTTI
ABD'de yasal düzenlemelerin ardından tek cinsiyetli eğitim veren devlet okullarının sayısı 11'den 500'ün üzerine çıktı.
Birçok kamu okulunda ise tamamen ayrı okullar yerine kız ve erkek öğrenciler için ayrı sınıflar oluşturulmaya başlandı. Bazı eyaletlerin bu modeli özellikle disiplin sorunlarını azaltmak ve akademik başarıyı artırmak amacıyla tercih ettiği ifade edildi.
Küresel medya analizlerinde ise Instagram ve TikTok gibi sosyal medya platformlarının gençler üzerinde beden algısı baskısını ve siber zorbalığı artırdığına dikkat çekildi.
Bazı ailelerin çocuklarını dijital çağın oluşturduğu sosyal baskılardan korumak amacıyla tek cinsiyetli okulları daha güvenli bir seçenek olarak değerlendirdiği ifade edildi.
Kaynak:DoğruHaber


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.