"Mutlu insanlar ülkesi" Burkina Faso'ya gitmeden önceki zoraki durağımız Fas'ta bir gün geçiriyoruz. Fransız kültürünün hakim olduğu ülkede en dikkat çeken, 4'te 3'ü Atlantik Okyanusu'nun üzerine inşa edilen dünyanın en büyük ikinci camii olan Hasan 2. Camii.
Hüseyin Kulaoğlu
İHH'nın organize ettiği kumanya paketi, iftariyelik ve yetimlere bayramlık yardımını yerinde görmek gayesiyle 18 Ağustos Salı günü saat 18.50'de Royal Air Maroc'un (Fas Kraliyet Havayolları) Kazablanka'ya giden uçağına biniyoruz. 6 kişilik bir grubuz, yanımda İHH proje sorumlusu İhsan Özyürek, İHH gönüllüleri Kürşat Şamil Bozkurt, Mehmet Şahin, Adana İnsani Yardım Derneği yönetim kurulu üyesi Muhyettin Yıldırık, Anadolu Ajansı muhabiri Aykut Ünlüpınar var. Burkina Faso'ya Türkiye'den direkt uçuş olmadığı için ilk önce 4.5 saat süren Kazablanka yolunu kullanıyoruz. Kazablanka uçağına 2 saat 15 dakikalık rötar ile biniyoruz. Rötar yapmamızın sebebi de uçak şirketi çalışanlarının "çalışma saatlerinin iyileştirilmesi" için greve çıkmış olması... Bu grev bizi yol boyunca bayağı etkiliyor.
4.5 saatlik Kazablanka yolculuğu bittiğinde Türkiye'deki saat ile Kazablanka'daki saat arasındaki 1 saatlik farkı düzeltiyoruz. Kazablanka'dan Burkina Faso'nun başkenti Ouagadougo'ya geçmek için normalde binmemiz gereken 22.20'de kalkacak olan uçağımız grev nedeniyle bir günlük rötar yapıyor. Mecburen Fas'ta bir gün kalmak zorunda kalıyoruz. Maroc şirketi rötarların 10 saati geçmesi üzerine yolcularına otel ayarlıyor. Kazablanka 5. Muhammed Havalimanı'nda 1.35 dakika süren bilet işlemlerinin ardından bizim için ayarlanan otelde konaklamak üzere yola çıkıyoruz. Bir saatlik otel yolunun ardından o yorgunlukla hemen uykuya dalıyoruz. Uçağın rötar yapması bizim için bir bakıma Fas'ı tanımak oluyor. Kaldığımız bir günde Fas hakkında bilgiler ediniyoruz.
ÜLKEYE TÜRKLER FAS, AVRUPALILAR MORAC, ARAPLAR İSE MAĞRİB DİYOR
Genelde ülkenin adına Fas denilmesini Türkler kullanıyor. Avrupalılar Morac diyor, Araplar ise Mağrib kelimesini kullanıyor. Kazablanka'daki evler Dar-ül Beyda yani beyaz ev. Bu evlerin özelliği balkonsuz ve çatısız olması... Kazablanka'da genelde Fransız kültürü hakim. Oteldeki sabah kahvaltımızı bile Fransız kültürüne göre yapıyoruz. Fransız kültüründe kahvaltılar tatlı oluyor. Reçel, krem türü tatlı kahvaltı çeşitleri var. Zeytin, peynir bulamıyoruz. Bir şeker torbasını dahî iki bardaklık çayda kullanıyoruz ama hâlâ bitiremiyoruz. Tahmin edilir ki Fransız kültüründe bu kadar tatlıya yoğun ilgi var. Çaydan bahsetmişken, Türkiye'deki çaylara hasret kalıyoruz.
Kazablanka'da kalacağımız bir günümüzü değerlendirmek için kahvaltıdan sonra şehrin merkezine geçiyoruz. Eskişehir adı verilen çarşıya iniyoruz. Çarşıda biraz gezindikten sonra etrafta fotoğraflar çekiyoruz. Fotoğraflarımız genelde mimari oluyor ve hiç insan fotoğrafları çekemiyoruz. Bunun sebebi de Fas halkının fotoğraf çektirmeyi sevmeyen bir halk olması. Fas'ta birisinin fotoğrafını çekmek için gülümseyip izin istiyorsunuz ama aldığınız cevap hayır oluyor... Biraz ileri giderseniz fotoğraf makinenize vuruyorlar...
DÜNYANIN EN BÜYÜK İKİNCİ CAMİSİ
Daha sonra dünyanın en büyük ikinci camii olan Hasan 2. Camii'ne gidiyoruz. Camii Kazablanka'nın en önemli yapısı. Mekke'den sonra dünyanın en büyük camii. Fas'ta büyük etkisi olan Kral 2. Hasan'ın bir rüyası üzerine yapımına başlanmış olan camii, kralın rüyasına uygun şekilde İslâm'ın en batıdaki simgesi olarak, 4'te 3'ü Atlantik Okyanusu'nun üzerine inşa edilmiş.
YARIN: SADECE ADI MUTLU ÜLKE
Sadece adı mutlu ülke
1980 yılında yapımına başlanan cami, sekiz yılda tamamlanmış. Caminin minaresi tam 210 metre yüksekliğinde. Aynı anda 80 bin kişinin namaz kılabildiği ve çok ince bir işçiliğin ürünü olan Hasan 2. Camii'nin üzeri açılabilir konumda inşa edilmiş. İki katlı cami Fas'ın karakteristik özelliklerini ve Emevi etkilerini birlikte barındırıyor. Camiinin minaresi uzunluğundan dolayı uzak yerlerden dahi görülebiliyor. Caminin okyanus yanında olması da sahil boyunca görünebilme imkanını sağlıyor.
Camiye gelmemiz öğlen saatine denk geliyor ve namaz vaktini bekliyoruz. Öğrendiğimiz bir diğer bilgi de Fas'ta camilerin sadece namaz vakitlerinde açık olması... Bunun sebebinin de cemaatleşme olmamasını sağlamak, etrafta başıboş gezenlerin camiye zarar vermesini önlemek ve bazı kişilerin camide yatıp uyumasını engellemek için yapıldığı söyleniyor.
Caminin avlusu ilk etapta tüm dikkatleri üzerine topluyor. Caminin avlusu o kadar geniş ki, bir an için insanın ufkunu zorluyor. Avluda bir süre gezinip bu şaşkınlığımızı üzerimizden atıyoruz. Ve ezanın okunmasıyla beraber abdestimizi alıp camiye giriyoruz. Avluda karşılaştığımız şaşkınlığı caminin içine girdiğimizde bir kez daha yaşıyoruz. Caminin her tarafı en ince ayrıntısına kadar en güzel biçimde işlenmiş. Her duvarı daha değişik bir işlemeye sahip. Bir cami ile bu kadar ilgilenilmesi o camiye ne kadar önem verildiğinin bir gösterisi olarak dimdirek karşımızda duruyor. Ve camii de öğlen namazımızı eda ediyoruz.
Namazdan sonra sahil boyu gezimize devam ediyoruz. Fas'ta İHH Gönüllüsü Mehmet Bey'in arkadaşı Fatih Yılmaz ile görüşüyoruz. Fatih Bey bizi öğlen saati olduğu için bölgedeki Türk lokantasına götürüyor. Yemekten sonra Fatih Bey'le sohbete dalıyoruz. Sohbetimizde Fas'ta bir yıl içinde bir veya iki defa düzenli olarak seminerler yapıldığını, ve bu seminerlere dünyanın değişik bölgelerindeki akademisyenlerin katıldığını öğreniyoruz. Seminerler genelde arapça olarak anlatılıyor. Sohbetimizin devamında Fas'taki siyasi durumları, ticaret için neler yapılması gerektiğini konuşuyoruz.
Uzun bir sohbetten sonra otelimizin yolunu tutuyoruz. Otelde hazırlıklarımız bittikten sonra 5. Muhammed Havalimanındayız. Saat: 23.55'de kalkması gereken Ouagadougo uçağına grev nedeniyle yine sorun yaşayıp saatinde binemiyoruz. 3 saatlik bir gecikme daha yaşadıktan sonra sonunda uçağımız hareket ediyor. 3 saatlik bir uçuş yolculuğundan sonra Burkina Faso'nun başkenti Ouagadougo'dayız. Ouagadougo'da ise 2 saatlik bir fark daha ortaya çıkıyor ve böylece Türkiye ile Ouagadougo arası 3 saatlik bir fark oluşuyor.
VE BURKİNA FASO'DAYIZ...
Burkina Faso'nun, havalimanına indiğimizde arkadaşlarımız bizleri karşılıyor ve Burkina Faso'da bulunduğumuz beş gün için kalacağımız Afrika Halkına Yardım ve Dayanışma Derneği'ne (Fosaba) götürüyorlar bizleri... Dernekteki yerimizde yolculuğun verdiği yorgunluk ile uykuya dalıyoruz.
Öğleden sonra yemek yemek için Burkina Faso'da bulunan Türk lokantasına gidiyoruz.
Türk lokantasını Aziz Kaya isimli Türk girişimci 7 ay önce Ouagadougo'da açıyor. Bu lokanta aslında Afrika halkını baklava ve Türk çayı ile tanıştırıyor. Bir bakıma kültür hizmeti de yapıyor. Genellikle Burkina Faso'da yemeklerimizi bu lokantada yiyoruz. Lokantada başta baklava olmak üzere dondurma, açma, poğaça, İzmir köfte, döner, dürüm gibi yiyecekler satılıyor. Genelde yörenin yemeklerine alışkın olmadığımız için geleceğimiz güne kadar lokantanın daimi müşterisi oluyoruz. Burkina Faso'da İHH'nın bölgede geçen sene yaptırdığı camileri gezmek için yola çıkıyoruz.
Camii ziyaretlerinden önce İHH'nın 2006 yılında yaptırdığı tarlaya gidiyoruz. Tarlada avakado, muz ve bango fideleri yetişiyor. Bu fideler 2 sene gibi bir zamanda yetişiyor. İlk yetiştirilen fideler muhtaçlara dağıtılırken, ikinci yetiştirilen fideler ise yetiştiği anda kendisini bekleyen muhtaçlara verilecek. Camii gezimizde ilk önce Mehmet Üretmen Mescidindeyiz, ikinci olarak sırasıyla Osmanlı Sıdıklar Camii ve Fikir-Der Camii'lerini geziyoruz. Arada bölgede yapılan su kuyularını ziyaret edip, Afrika'nın sıcağında bulduğumuz ve bölge halkı için çok faydalı olan su kuyularında suyumuzu içip, elimizi yüzümüzü yıkıyoruz.
BURKİNA FASO'NUN SADECE ADI MUTLU ÜLKE
Öncelikle size Burkina Faso'yu anlatalım. Burkina Faso kelimesinin değişik anlamları bulunuyor. Ülkenin kendi dillerinde "mutlu insanlar ülkesi" anlamına gelirken, "güvenilir ülke", "kutsal yurt", "kutsal anayurt" anlamlarına da geliyor. Cumhuriyet ile yönetilen Burkina Faso, uzun yıllar Fransız sömürgesi altında kalıyor ve 5 Ağustos 1960 yılında bağımsızlığını kazanıyor.
60'ın üzerinde kabilesi bulunan Burkina Faso'da, 70'in üzerinde dil konuşuluyor. Resmi dili Fransızca olan ülkenin denize sınırı bulunmuyor. Nüfusu 14 milyon olan Burkina Faso'nun yüzde kaçının Müslüman, yüzde kaçının Hıristiyan olduğu konusunda farklı rakamlar konuşuluyor. Bu oran yarı yarıya olurken, %60'ı Müslüman - %40'ı Hıristiyan, %40'ı Müslüman % 60'ı Hıristiyan da deniliyor. Ülkede azda olsa puta tapanlar bulunuyor. Komşuları Mali, Nijer, Fildişi Sahili, Togo ve Gana olan Burkina Faso'da, birçok Afrika ülkesi gibi maalesef açlık, kuraklık ve salgın hastalıklar ile boğuşuyor.
Yüzölçümü 274. km2 olan ülkede, toplu ulaşım çok az... Ulaşım için genelde bisiklet ve motosiklet kullanılıyor. Bisiklet ve motosiklet sayıları arabalardan daha fazla olurken, en çok Batı Afrika'da bisiklet ve motosiklet kullanan ülke özelliğini taşıyor. Burkina Faso'da hiç engebelere rastlamıyoruz, yollar dümdüz... Ülkede her türlü vasıtayı kullananlar nedense hiç hız yapmıyorlar. Gayet sakin bir şekilde araçlarını kullanıyorlar. Trafik kurallarına tamamen uyuyorlar, bir kere bile kırmızı ışıkta geçene rastlamıyoruz. Ülkede bağımsızlık meydanı bulunuyor. Her 5 Ağustos geldiğinde bu meydanda Burkina Fasolular gösteri yapıyorlar... Ayrıca bu meydanda Ramazan ve Kurban Bayramının namazları kılınıyor. Bayram namazlarını ise ülkenin merkez camisinin imamı kıldırıyor.
BURKİNA FASO'DA GIDA YARDIMI
Burkina Faso'da Ramazan'ın birinci günü ve bizim programımızın üçüncü gününde İHH'nın Osmanlı Sıdıklar Camii'inde gerçekleştirdiği kumanya paketi dağıtımının oradayız. Sabah saatlerinde caminin önünde toplanan ihtiyaç sahiplerine gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra İHH yetkilileri yardımları dağıtıyor. Burada 300 aileye şeker ve undan oluşan gıda yardımı yapılıyor. Yardımlar dağıtılırken, yardım alan vatandaşların mutluluğu gözlerden kaçmıyor. Afrikalıların açlık içinde dağıtılan gıda yardımına o kadar çok ihtiyaçları var ki, orada olmadan ve yaşamadan anlaşılmaz herhalde...
Yarın: BURKİNA FASO'DA TÜRK KOLEJİ
Burkina Faso'da Türk koleji
Burkina Faso'da bulunan Türk kolejinin bilgisayar öğretmeni Recep Pendik, kolejin diplomasının ülkede denklik gördüğünü belirterek: "İlkokul döneminde öğrencilere 1 saatlik Türkçe dersi veriyoruz.
Ortaokulda hazırlık sınıfında 3 saat Türkçe dersi veriyoruz, orta 2 ve 3'te 2 saat, orta 4'te ise, 1 saatlik Türkçe dersi veriyoruz. Lisede ise son sınıfta 1 saat, diğer sınıflarda ise, 2 saat Türkçe dersi veriyoruz" dedi.
Ynşaatın 5 Ekim'de başlayacak olan eğitim öğretim yılına yetiştirmeye çalıştıklarını söyleyen Pendik, geçen sene 240 öğrenci okuttuklarını ifade ediyor. Pendik, bu sene yeni binalarıyla beraber bu sayıyı artırmayı düşündüklerini belirtiyor. Diğer kolejlerin Burkina Faso'daki ulusal müfredata uymadığını bildiren Pendik, Türk kolejinin müfredata uygun hareket ettiğini kaydediyor. Kolejde anaokulundan liseye kadar eğitim görüldüğünü vurgulayan Pendik; "Diplomamız bu ülkede denklik görüyor. İlkokul döneminde öğrencilere 1 saatlik Türkçe dersi veriyoruz. Ortaokulda hazırlık sınıfında 3 saat Türkçe dersi veriyoruz, orta 2 ve 3'te 2 saat, orta 4'te ise, 1 saatlik Türkçe dersi veriyoruz. Lisede ise, son sınıfta 1 saat, diğer sınıflarda ise 2 saat Türkçe dersi veriyoruz" şeklinde konuşuyor. Recep Pendik ziyaretimiz sırasında bize yeni binalarını gezdirdi.
İLK İFTARIMIZ
Türk kolejinden ayrıldıktan sonra şehirde kısa bir tur atıyoruz ve iftar saatinin gelmesi ile sabah kumanya paketi dağıtımı yapılan Osmanlı Sıdıklar Camii'nin önüne tekrar geliyoruz. Burada yerlere serilen sedirlerin üzerine yiyecekler teker teker özenle yerleştiriliyor. Büyük bir heyecanla herkes ilk Ramazan orucunu açmak için ezanın okunmasını bekliyor. Ve o an geliyor. Burkina Faso'da ezan sesi duyuluyor. Bu sırada dikkat çektiğim bir nokta ise Burkina Fasoluların yemeği elleri ile yiyor olması... Yemekten sonra akşam namazını kılıyoruz. İki yanımda da zenci kardeşlerimiz. Ayaklarımıza bakıyorum. Bizim arkadaşlar da ara ara saflara girdiği için güzel bir görüntü oluşuyor. Siyah, beyaz, siyah, beyaz ayaklar. Burkina Faso'nun kardeşliğin buluşma noktası olduğunu orada bir kez daha teneffüs ediyorum.
SENEYE BURKİNA FASO'DA BÜYÜKELÇİLİK AÇILACAK
Yapılan büyük bir hayrın heyecanını yaşayarak evimize geliyoruz. Burada Türkiye Fahri Konsolosu Ebubekir Sanou ile görüşüyoruz. Türkiye'nin 12 ülkede Büyükelçilik açacağını ifade eden Sanou, bu ülkelerin arasında Burkina Faso'nun da olacağını ve seneye Büyükelçilik açılacağını bildiriyor. Burkina Faso ile Türkiye arasındaki ilişkilere değinen Sanou, iki ülke arasında ilişkilerin çok iyi olduğunu, ilerleyen günlerde Burkina Faso Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'ye İslâm Konferansı için katılacağını söylüyor. Burkina Fasoluların, Türkiye'ye çok gelmek istediğini kaydeden Ebubekir Sanou, maalesef her gün bir sürü kişiyi geri çevirdiğinin altını çiziyor. Türkiye Fahri Konsolosu, TUSKON'un yaptığı açılımlarının Afrika için çok büyük bir öneme sahip olduğunu belirtiyor.
BURKİNA FASO'DA BİR TEBLİĞCİ; ÜMMÜ GÜLSÜM MAİGA
Burkina Faso'daki dördüncü günümüzde başkent Ouagadougo'dan çıkarak Titao kasabasında iftariyelik ve yetimlere bayramlık kıyafet yardımı için arabamıza binerek hareket ediyoruz. 3 saatlik bir yolculuğun sonunda yolumuzun üzeri olduğu için Türkçe olarak "Halk Eğitim Merkezi" anlamına gelen Ümmü Gülsüm Maiga Müdürlüğü'ndeki yere geliyoruz.
İHH yetkilileri, buraya ilaç yardımında bulunuyor. Ümmü Gülsüm Maiga bu sırada bize Halk Eğitim Merkezi'ni gezdiriyor ve yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler veriyor. Bu bilgiler dahilinde merkezin bayanlara yönelik olduğunu belirten Ümmü Gülsüm, bayanların yetişmesi için dikiş-nakış, sabun ve mevsimlik kurutulan yiyecekler yapıldığının altını çiziyor. 11 senedir Halk Eğitim'in var olduğunu kaydeden Ümmü Gülsüm, Halk Eğitim merkez'inin yan tarafında ise medrese olduğunu söylüyor. Ümmü Gülsüm Maiga, medresede yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerim, temel dini bilgiler, siyer, ahlak, fıkıh gibi dersler verilirken, ilkokul, ortaokul ve lise derslerinin de verildiğini kaydediyor.
Medresenin 6 yıl önce kurulduğunu vurgulayan Ümmü Gülsüm, 451 öğrenci okuduğunu bunların bayan-erkek karışık olduğunu söylüyor. Medresede bir sene önce de hafızlık bölümünün açıldığını da ifade eden Ümmü Gülsüm, 12 kişinin hafızlık yaptığını bildiriyor. Yaptığı çalışmaların amacını anlatan Ümmü Gülsüm, Burkina Faso'da İslâm'ın yayılmasını ve cahillikle mücadele etmek olduğunu söyledi.
¥ Yarın: ÜMMÜ GÜLSÜM MAİGA'nın çalışmaları
Cahilliği defetmek için Arapça eğitim şart
Cahilliği atmak için eğitimin gerekli olduğunu vurgulayan Ümmü Gülsüm, şu andaki eğitimlerinde mahalli lügati kullandıklarını, ama eğitimin Arapça verilmesinin cahilliği defetmek için daha iyi olacağını söylüyor. Çeşitli ülkelerdeki konferanslara Burkina Faso'yu temsilen katıldığını kaydeden Ümmü Gülsüm, Türkiye'den de davet olursa katılmayı istediğini kaydediyor. Ümmü Gülsüm son olarak gittiği ülkelerde öğrendiği konuları gelip burada öğrencilerle paylaştığını ve herkesle öğrendiklerini paylaşmayı sevdiğini belirtiyor.
İFTARİYELİK VE BAYRAMLIK KIYAFET YARDIMI
Ümmü Gülsüm Maiga'dan ayrıldıktan sonra Titao kasabasına olan yolculuğumuza devam ediyoruz. 2 saatlik yolculuktan sonra iftariyelik ve yetimlere yönelik bayram kıyafetleri dağıtımının yapılacağı bölgeye giriş yapıyoruz. Bölgede 500 kişiye iftariyelik yapılacakken sırada 1000 kişiyi görünce birden açıkçası tedirgin oluyoruz. İftariyelik yardımlar dağıtılmaya başlanıyor. Allah'ın bereketi ki yardımlar bir sorun yaşanmadan düzgün bir şekilde dağıtılıyor. İftariyelik yardımlardan sonra 50 yetime bayramlık kıyafet veriliyor. Yardım sırasında her bir yetim beğendiği elbiseyi ve ayakkabıyı seçiyor. Yetimlerin o sırada elbiseyi alırken yüzlerindeki ifadeyi görmek her şeyi anlatmaya yetiyor. Yardımlar dağıtıldıktan sonra tekrar 5 saat yolculuktan sonra müdavimi olduğumuz Aziz İstanbul lokantasına geliyoruz ve iftar yemeğimizi burada yiyoruz.
FOSABA'DA HEYECANLANDIRAN FAALİYETLER
Burkina Faso'daki son günümüzde kaldığımız Afrika Halkına Yardım ve Dayanışma Derneği'nin (Fosaba) faaliyetlerini inceliyoruz. Fosaba Derneği geçen sene faaliyet göstermeye başlamış. Amacı Burkina halkına yardım ve insani hizmette bulunmak. Bu amaçla yola çıkan dernek ilk önce İmam Hatip Lisesi kurmuş ve Kız Kur'ân Kursu açmış. Dernek, 30 camide yaklaşık 1300 öğrenciye kurs veriyor. Camilerde verilen kurslar okul döneminde 8 ay sürmüş ve 1300 öğrenci katılmış. Öğrenciler, okul saatinin haricinde 3 saat camiye gelip Kur'ân-ı Kerim ve temel dini bilgiler derslerini almışlar. Mezun olan öğrencilere ayrıca diplomalar takdim edilmiş. Aynı müfredat yaz ayı için de uygulanmış. Şu an Yaz Kur'ân Kursu'na, Kur'ân-ı Kerim ve temel dini bilgiler dersi öğrenmek için 2000 öğrenci katılıyormuş. Bu öğrencilere ders vermek için 132 kişi derneğe başvurmuş. Dernek, öğrencilerin kaliteli dersler alması için hocaları imtihana tutmuş ve en iyi 30 hocayı öğrencilere ders vermek için görevlendirmiş.
İMAM HATİP LİSESİ
İmam Hatip Lisesi'nin müfredatı ise 4 yıl sürüyor. Bu 4 yılın 3 yılı devlet müfredatına bağlı bir şekilde gerçekleşiyor. Eğer öğrenci üniversiteye gitmeyecekse 4. senede mesleki ağırlıklı dersler alıyor. Geçen sene açılan liseye 50 öğrenci kayıt olmuş. Bunlarda başarı oranı ise % 87. Bu sene ise okulda kayıtlara göre toplam 90 öğrenci okuyacak. Fosaba Derneği ayrıca Kız Kur'ân kursu da açmış. Kur'ân kursunda 70 öğrenci okuyor. Bu kursa yaklaşık 180 kişilik talep olmuş ama 70 kişiyi karşılamışlar. Ayrıca kursta bayanlar için dikiş-nakış gibi mesleki dersler de gösteriliyor.
İMAM VE MÜEZZİNLERE DERS
Burkina Faso'da imamların kıraatinin fazla düzgün olmadığı görülüyor. Fosaba Derneği bu konuya da el atıyor ve 50 imama bir ay süren kurs vermiş. 50 imam sabah 7'den akşam 17'ye kadar tekâmül kursu görmüş. İmamlar ayrıca, din eğitimi, ahlak gibi dersler de görmüşler. Programa katılan imamlara program sonunda yapılan törenle katılım sertifikası verilmiş. Burkina Faso'daki imamların yetiştirilmesine katkı sağlayan Fosaba Derneği, güzel ezan okunması için 50 müezzine de 10 gün süren kurs vermiş. Güzel ezan okuma dersini bölgenin en iyi ezan okuyan müezzini vermiş. Müezzinler de kursu bitirdikten sonra yapılan törenle imamlar gibi katılım sertifikası almışlar.
VE YURDA GERİ DÖNÜŞ
Fosaba'nın faaliyetlerini dinledikten sonra İHH'nın devam eden iftariyelik yardımlarına gidiyoruz. Burada da yapılan yardımlardan sonra Fosaba'nın açtığı İmam Hatip Lisesi'ni ziyaret ediyoruz. Burkina Faso'da geçen 5 günümüzün ardından yerel saatle gece saat 1'de Türkiye'ye gelmek üzere havalimanına doğru yol alıyoruz. Havalimanı şirketi Royal Air Aroc'un çalışanlarının grevi sona erdiği için bu seferki yolculuğumuzda hiçbir rötara kalmadan İstanbul'a geliyoruz. Burkina Faso'dan gece saat 03.25'te Kazablanka aktarmalı İstanbul'a geliyoruz. İstanbul'a indiğimizde saat 16.00 oluyor. İHH İnsani Yardım Vakfı'nın organize ettiği kumanya paketi, iftariyelik ve yetimlere bayramlık kıyafet yardımını yerinde görmek gayesiyle 18 Ağustos Salı günü gittiğimiz Batı Afrika bölgesinin Burkina Faso ülkesi programı böylelikle sona eriyor.
Bitti
Bu yazı dizisi Vakit Gazetesi'nde 8, 9, 10, 11 Eylül 2009 tarihlerinde yayınlanmıştır...